25 Ağustos 2011 Perşembe

Çocuğumun zekasının gelişmesine nasıl katkıda bulunabilirim?

Bugün yeni bir site keşfettim. Bebeğimize, çocuğumuza yonelik yararlı bilgileri hemen paylaşmak istedim:

Anne-babaların, üstün zeka veya özel yeteneğe sahip çocuklarının olağanüstü potansiyelini geliştirme ve onları geleceğe hazırlama sorumluluklarını yerine getirirken onların bu özelliklerine ket vurmamaları gerekir.

Ebeveynlere bu konudaki destekleyici önerilerimiz şunlardır:

  • Çocuğunuza aile bireylerinin tümünün ilgi, sevgi ve saygı göstermesini sağlayın; aile bireylerine, ailenin mutluluk ve huzurunu sağlamaya yönelik yapıcı katkıda bulunabilmeleri için olanak verin.
  • Kardeşler arasında kıskançlık doğmasına neden olacak konuşma ve davranışlardan kaçının.
  • Çocuğunuzun ailenizin dışında kendisine örnek alabileceği, toplum tarafından da örnek insan olarak kabul edilen yetişkinlerle kuracağı ilişkileri teşvik edin.
  • Çocuğunuzun diğer üstün zekalılarla arkadaşlık ve iletişim kurmasına zemin hazırlayın.
  • Çocuğunuzun hayallerinin, hayalî oyun arkadaşlarının, fantastik ve ütopik düşüncelerinin, sıra dışı sorularının kabul edilemez olduğunu ifade eden ve cesaret kırıcı konuşma ve davranışlardan kaçının.
  • Başkalarının hak ve hürriyetlerine saygı gösterme, nezaket ve görgü kurallarına uyma gibi toplumsal kurallara uyum konusunda çocuğunuza örnek olun; toplumsal kuralların ve değerlerin önemini vurgulayın.
  • Çocuğunuza özel zaman ayırarak düşüncelerini dinleyin ve kendi düşüncelerinizi onunla paylaşın.
  • Çocuğunuzun sizinkinden daha iyi olan düşüncelerini, bilgilerini ve saptamalarını taktir edin.
  • Çocuğunuzun mizah duygusunu geliştirmek için onunla birlikte gülün ve esprilerinin hoşunuza gittiğini belli edin.
  • Çocuğunuzun hayatını, kendisine özel zaman ayıramayacağı şekilde yapılandırmak ve planlamaktan kaçının.
  • Çocuğunuzu yetiştirirken, daha çok yıkıcı davranışları bünyesinde barındıran cezaya dayalı denetim mekanizmasından ziyade, yapıcı ve üretken davranışlara sahip gözleme dayalı denetim mekanizmasını benimseyin; çocuğunuza, onu sürekli kontrol altında tuttuğunuzu hissettirmeyin.
  • Çocuğunuza, ona güvendiğinizi, konuşma ve davranışlarınızla gösterin.
  • Çocuğunuzun kendine güvenmesi ve sorumluluk duygusu kazanabilmesi için ihtiyacı olan rehberliği ve desteği ona sağlayın.
  • Çocuğunuza küçük çapta iş ve sorumluluk gerektiren görevler vererek çevresini keşfetmesine yardımcı olun.
  • Çocuğunuzun merak duygusunu tatmin etmesi ve yaratıcı yönlerini geliştirmesi için araştırma yapma, deneme, test etme gibi faaliyetlerde bulunmasını teşvik edin.
  • Çocuğunuzun öğrenmeye yönelik sorularını büyük bir sabırla ve geçiştirmeden cevaplandırın.
  • Çocuğunuzu daha derin araştırmalara yöneltecek konuları araştırarak inceleyin ve onu da bu konuları araştırma konusunda teşvik edin.
  • Çocuğunuza, problem çözmede çok çeşitli yaratıcı çözüm yolları bulunabileceğini somut olarak gösterin; problem çözmede yaratıcı çözüm yolları denemesi ve yeni çözüm yolları ortaya koyabilmesi için onu teşvik edin; bulduğu çözüm yollarının uygulanabilir olanları varsa, bunları günlük hayatınızda kullanarak onu cesaretlendirin.
  • Çocuğunuzun temel öğrenme yöntemlerini geliştirebilmesinde ihtiyacı olacak müzik, resim, edebiyat, şiir gibi sanat alanlarında kullanılan sanatsal ifadeleri öğrenmesini sağlayın.
  • Çocuğunuzla kitle iletişim araçlarının (medya) olumlu ve olumsuz yönleri üzerine tartışın; onun medyaya karşı eleştirel bir yaklaşım tarzı geliştirmesi ve yayınları takip etmede seçici olma alışkanlığı kazanabilmesi için kendisine rehberlikte bulunun.
  • Çocuğunuza, kitap okuma, dergi gibi süreli yayınları takip etme konularında örnek olun; ona, zaman zaman kitap okuyarak okuma alışkanlığı edinmesine yardımcı olun.
  • Süreli yayınlara abone olması ve özel kitaplığını oluşturması konusunda, çocuğunuzu teşvik edin.
  • Çocuğunuzla ortak ilgi alanlarınızı paylaşın; birlikte araştırın; gelişmeleri ve sanatsal etkinlikleri birlikte takip edin.
  • Çocuğunuzu, hobi edinme ve hobilerini izleme konusunda teşvik edin; örnek olun; hobileri için kendisine gereken kaynak ve araçları temin etmesinde, çocuğunuza rehberlik edin ve yardımcı olun.
  • Üstün zekalı veya özel yeteneklilerle ilgili kamu yasalarını araştırın ve gerektiğinde başvurabileceğiniz uzman kişilerin, yardımcı kurum ve kuruluşların adreslerini öğrenin.

KAYNAK:  www.üstünzekalıcocuk.com

18 Ağustos 2011 Perşembe

Waldorf Pedagojisi Nedir?


Waldorf Pedagojisinin Temelleri

Çocuğun ilk yedi yılında  Waldorf pedagojisindeki temel ilke taklittir.
Fiziksel organlara yapılandırıcı etki eden kuvvetlerden biri de içinde bulunulan ortamla neşeli ilişkidir. Eğitmenlerin güler yüzlü olması ve özellikle de zorlamasız içten sevgi önemlidir. Fiziksel ortama ılık bir akımla yayılan bu tür sevgi, aslında fiziksel organların biçimini de etkiler. Sağlıklı örneklerin taklit edilmesi, böyle bir sevgi atmosferinde olanaklı olursa, çocuk doğru ortamda bulunuyor demektir.
Dört yaşındaki bir çocukla şarkı söyleyip dans eden bir insan topluluğunun yanından geçerken ne olur? – Çocuk durur, onlara bakar ve birlikte dans etmeye başlar. Ya da bir şantiyenin yanından geçerken bir ekskavatör derin bir çukur kazmakta olsun, çocuk durur, bakar ve oradaki hareketi içine alır. Evde o sahneyi ne gibi bir araçla olursa olsun, taklit eder, yineler.
Çocukların dünyada olup bitenlere derinlemesine ilgi duydukları ve bu hareketleri ya da olayları büyük sevinçle taklit ettikleri bir gerçektir. Duyu izlenimleri ve onların ruhta ve zihinde işlenmesi insan beynini geliştirir ve ruhsal tinsel yeteneklerin temelini oluşturur. O bakımdan daha sonraki yaşamda sağlığa ya da hastalığa yatkınlık olasılığı çocuklukta belirlenmektedir diyebiliriz.
Sevgi ve neşe, eğitimde daima bulunması gereken iki ilkedir, özellikle ilk yedi yılda çok önemlidir. Erişkin insan bu süreçte örnektir, rol modelidir; çocuk önünde yaşanan, olup biten her şeyi algılar ve içselleştirir.

Yürümek ve konuşmak gibi en temel insani yetenekleri çocuk taklit ederek öğrenir. İlişki, sevinç ve hareket, her tür öğrenme için olmazsa olmaz ön koşuldur. Çocuk,  yuvadaki erişkinlerin anlamlı faaliyetlerini yaşayarak izler, erişkinlerin ise faaliyetlerini çocukların gözlemleyebileceği ve kavrayabileceği biçimde yapması, çocuğun taklit edebilme yetisini desteklemesi önemlidir. Bu, çocuğun duygu ve düşünce dünyasına biçimlendirici ve düzenleyici şekilde etki eder. Sonra bir oyun sırasında, içselleştirilmiş olan izlenimler dışa vurulur ve bu ifade biçimleri sayesinde işlenmiş olur. Oyun sırasında motorik, toplumsal ve düşünsel süreçlerin birbirleriyle bağlantısı gerçekleşir ve böylece beyindeki ağlaşma süreci (sensorik entegrasyon) desteklenmiş olur.
Çocuğun ilk yedi yılda izlediği “dünyayı tanıma ve kavrama yolu” devinmek – duyumsamak – düşünmektir. Bu nedenle çocuklarla, bir davranış, bir istek üzerinden iletişim kurulabilir, ama çocuğun yalnızca zihnine hitap eden yapma, etme gibi uyarılar ya da öğretici kuralcı laflar aslında bir şey ifade etmez. Demek ki çocuklar taklit yoluyla sadece dış davranışları algılamakla kalmaz, aynı zamanda bizlerin insani tutum ve çevremizle uyumumuz gibi olguları da ayrımsarlar. Bunlar ise ilerideki sorumlu ve etik davranışların temelini oluşturur.
Waldorf Pedagojisi, çocuğun bedensel ve ruhsal sağlığını desteklemek ister ve eğitimin yaşamın ileriki safhalarındaki olası etki ve sonuçlarını sorgular.
Çocuk doğduğunda organları henüz tamamen biçimlenmiş değildir. Örneğin beyinde henüz o bildik kıvrım yapıları neredeyse yoktur. Çocuğun biçimsel yapılanmasını ortaya çıkaran kuvvetlere Rudolf Steiner, “yapılandırıcı güçler” adını verir. Çevre ve içinde yaşanılan ortam, bu narin ve ince kuvvetler bağlamına uyarıcı, destekleyici ya da köstekleyici etki eder; bunlar çağdaş bilincimiz için öncelikle etkiler olarak belirir.
Bir organ üzerinde ne denli uzun süre yapılandırma çalışması gerçekleşmişse, onun biçimi ve işlevi o denli mükemmel olur. Yapılanabilir çocuk organizmasının erkenden sertleşmemesi ve uzun süre yapılanabilir kalması için, bu biçimlendirici, yaratıcı kuvvetlerin özel koruma ve bakıma ihtiyacı vardır.
Waldorf kurumlarında öğretilen hareket sanatı olan Eurythmie, işte bu yapılandırıcı, biçimlendirici kuvvetlerin düzeni ve yasalarını ele alarak, çocuğun biçimlenmesini ve büyümesini uyumlu şekilde destekler.
Çocuk taklit etme gücü ve bireysel getirdiği yeteneklerin gücüyle çevresini içselleştirerek özümser. Henüz dış etkilere karşı korunmasız olan ruhu, bulunduğu ortamda düşünülen, hissedilen ve yapılan her şeyi emer ve duyumsar.  Her biçim ve her renk, içinde belli biçimlendirme gücü taşır ve bu kuvvetler çocuğa uyumlayıcı ya da incitici etki edebilirler. Bu nedenle Waldorf okullarında renklerin ve biçimlerin büyük rolü vardır.
Çocuk aynı zamanda kendi hareket akışını da içselleştirir. Örneğin bedensel denge alıştırmaları yapmak (sırık üstünde yürümek gibi), ruhsal dengeyi de etkiler. Farklı biçimlerde tahta bloklarla bir köprü yapmaya çalışmak, tartıp biçen beceriyi ve konsantrasyonu destekler, çocuk taşıma ve yüklenme kuvvetlerinin etkilerini yaşar ve içselleştirebilir, bu da ileride bir statikçinin ya da mimarın ihtiyacı olan temel duygudur örneğin. Ama tartıp ölçen bir düşünme, hepimizin ihtiyacıdır. Çoğu ruhsal rahatsızlığın nedeni, çocukluk sırasında alıştırması yapılmayan hareket akışlarında da aranmalıdır.
Düzenli bölümlenmiş bir gündelik akış, yıllık bayram ve kutlamaların ritmik düzeni, özgürce yaratıcı faaliyette bulunma, dört hafta boyunca bir öykü ya da masalın daima aynı saatte yaşatılarak derinlemesine anlatılması gibi uygulamalar, içsel güven ve ruhsal tatmin yaratan yardımcılardır. Bunları çocukla uygulayabilmek için eğitimcinin daima kendi kendini sürekli eğitmeye hazır olması gerekir, çünkü o çocuğa rol modeli, örnek olacaktır.
Bu ilk yedi yılın en önemli meyvesi, sağlıklı bir irade olmalıdır (ama başkalarına tiran gibi davranan değil). Bunun için sevgiyle sağlıklı bir organ gelişimi ile sağlıklı duyu gelişimi ön koşuldur. Rudolf Steiner duyular öğretisinde on iki duyudan söz eder. Uyuşukluk ve can sıkıntısı ile hevessizlik üstünde düşünülmesi gereken çağdaş hallerdir. Çünkü yaşam boyu temel olacak bir ana ruh hali bu çocukluk yıllarında yapılanır, sonraki tüm gelişme bunun üstüne inşa edilir. İstek ve iradenin yarattığı hareketlilik sonra ruhsal harekete ve daha sonra da düşünsel harekete dönüşür.
Düşüncede saydamlık
Duyumsamada içsellik
İstemede vakar
olmalıdır. Bunların okulda desteklenmesiyle insana yaraşır bir yaşam kurmak mümkün olur. Bu insan “dünyayı ve kendini kavrayan, sorumluluk sahibi” bir birey olur.
Kısacası, Waldorf Pedagojisi Rudolf Steiner tarafından kurulan Antroposofinin tin bilimsel kavrayış yöntemlerinin duyuların fen bilimsel kavrayış sınırlarının ötesine genişletilmesi bağlamında bir pratik uygulamadır.

Kaynak: http://www.egitimsanatidostlari.org

Omer 18 Aylık Oldu!

Benim canim bidik Oglum Dün 18.ci ayını bitirdi Dünya'da. Uzun uzun mutlu sağlıklı yaşar inşallah.
Bıdığıma hediye bir traktör aldık, parkta arkadaşlarıyla oynuyorlar diye..Kumları atıyorlar koşuyorlar, yaşıyorlar..

Nereden mi biliyorum?
Bakıcımız anlatıyor, bugün onu da yaptı bunu da yaptı diye.. Dinliyorum, hayal ediyorum gözümde canlandırıyorum.. Artık öyle bir yerdeyim ki tamamen sıkıştım ne ileri ne geri..İşe kendimi vermek istiyorum, ama aslında oğlumla oynamak kumlarda koşturmak istiyorum.. Çocukla tüm günü geçirdiğim zor dönemleri özlüyorum ama o günlere dönecek gücüm ve enerjim de yok.
Ömer benim zeki , akıllı bebeğim, şarkıları bile mırıldanıp soyluyor, soyleyemediklerini ise melodisini kendi dilinde tutturuyor. Mesele Twinkle twinkle little star izliyoruz youtube 'dan. Bu aşağıdaki.. O kadar çok seviyoruz ki bunu. Japoncasını bile izliyoruz. Sonra kendi kendine bu melodiyi söylüyor asansörde vs.


Çok tatlı mutlaka görün. Itunes'da Application'ı bile varmış. Kaynağı: www.supersimplesongs.com
Benim de hoşuma gidiyor çok rahatlatıyor bizi. Benim oğlum Aydede sevdiğinden bulmuştuk ilk. Ay boyunca aydede hareketlerini takip ediyoruz. Birlikte hergün başka bir oyun parkına gidiyoruz. İşten kalan tüm vaktimi ona harcamaya calışıyorum. Ama rutinimizin de bozulmaması için 9-9 bucuk gibi yatıyoruz. Pek vaktimiz yok yani, yazın yine daha iyi kış gelmese bari..:)
İtalya'da işten hep geç geldim, gecen hafta da Bostancı'da egitim vardı, yine geciktim. Hafta sonu da nöbetim vardı. Ve ömer yine bakıcımıza anne anne diye sesleniyormuş . Beni mi çağırıyor ona mı hitap ediyor bilemiyorum. O da sizin anne oldugunuzu biliyor diyor. Bilmiyorum. İlk duydugumdaki kadar zor gelmiyor, isim isimdir diyorum. Ama ne bileyim... Kreş için de henüz küçük, ömer cok hareketli oldugundan ve sürekli ilgi beklediğinden biri onunla ilgilenmezse hayata küsüyor..
Bir de şimdilerde kendine ABİ demeye başladı.. Ben de hayırdır diyorum? Benim haberim mi yok?
:)))
Hayat zorluklarına ragmen çok güzel ama.. 
İlgilenemediğim beni çok seven bir eşim var, ben de onu çok seviyorum. 
Çok Tatlı sağlıklı bir oğlum var.
İşim var, para kazanıyorum.
İstediğmi alabilrim.
Haftasonu annemle ve ablamla gorusmeye gideceğiz istanbula.:)
Hem de 2 gun izin alacağım ki oğlum gerçek "Anne" sini hatırlasın..


Not:

16 Ağustos 2011 Salı

Eğer bugün bebekler ilk altı ayda sadece anne sütüyle beslense ve bu bebeklere altı aydan sonra iki yaşına kadar anne sütünün yanında besleyici gıdalar verilse her sene beş yaşın altındaki 1.5 milyon bebek ölümden kurtulacaktır.


Son dönemde emzirmeyi sonlandırsam mı, nasıl yaparım? Yoksa bebeğimi mi beklesem sıkıldığı gün bırakır mı?
Arasında kaldım, bir yandan 18 dolmak üzere yarın doluyor, ben de yoruldum.. Sonra diyorum bebeğimle olan teneten tek bağımız biterse artık beni sevmez mi? Karışığım, makaleler de hep 2 yaşa işaret ediyor, bi 6 ay daha gittiği yere kadar gitsin..diyorum..derken aşağıdaki yazıya rasladım. Yine devam kararı verdim. Siz ne düşünüyorsunuz? 


Günümüzde bebeklerin doğumdan itibaren ilk atı ay boyunca sadece anne sütü ile beslenmesi ve bu süre içinde su dahil hiçbir ek besin verilmemesi öneriliyor. Peki, Pedagog Aylin Şimşek bu konu hakkında neler söylüyor?
İlk altı ay tek başına anne sütü ile beslenme ardından, uygun ek besine devam edilerek yılda 1.3 milyon bebeğin ülümünü önlenebileceği hesaplanıyor.
Anne Sütünün Faydaları
Anne sütü ile beslenenlerde ileri yaşlarada alerji, kanser, multil skleroz, ateroksleroz vb hastalıklar, alkolizm gibi süregen sorunlara daha az rastlanıyor. Emziren annelerde meme kanseri, yumurtalık kanseri, osteoproz ve anemi daha az görülüyor.
Hamilelik dönemlerinde anne adayı emzirme konusunda bilgilerilmeli ve bilinçlendirilmelidir. Emzirme doğumdan yarım saat sonra başlamalıdır. Özellikle ilk haftada yoğun kıvamlı gelen süt yaşamsal önem taşır. İlk haftadaki süt aşı özelliği taşır ve benzeri üretilemez.
Emzirmenin yararlarının anneye çok iyi açıklanması ve annenin suçlu hissetmesine neden olmadan emzirmenin yeniden başlatılması gerekir. Bebekler hastalandıklarında birçok besini redderken anne sütünü kolayca alırlar. Bu nedenle hastalanan bebekleri özellikle annelirden ayırmamaya özen göstermek ve anneleri de emzirmeye teşvik etmek gerekir.
....  Memeyi reddetme durumunda anne bebeği kendine yakın tutmalı ve sık emzirmeye çalışmalıdır. Toplumda anne sütünün sadece ilk altı ay faydalı olduğu daha sonra bebeğin emmesinin faydasız olduğu görüşü oldukça yaygındır. Bu oldukça yanlış bir düşünce biçimidir. Eğer bugün bebekler ilk altı ayda sadece anne sütüyle beslense ve bu bebeklere altı aydan sonra iki yaşına kadar anne sütünün yanında besleyici gıdalar verilse her sene beş yaşın altındaki 1.5 milyon bebek ölümden kurtulacaktır.
2 yaşına kadar anne sütü alan bebeklerin ishal, zatüre ve benzeri hastalıklara yakalandıklarında hastaneye yatış oranlarının anne sütü almayanlara göre çok daha düşük olduğu çalışmalarda gösterilmiştir.

devamı : www.Hurriyetaile.com

13 Ağustos 2011 Cumartesi

Vatanımıza geldik.. Welcome back home!


Döneli bir süre oldu.. Bugün zaten yine işteyim, nöbetçiyim.
Döneceğimiz gün, OCOS o kadar arıza çıkarttı ki, yine yurtdışı dönüşü başıma aynı şey geldi:
uçaktan inince vatan toprağını ve/veya şirket şöforümüzü tanıdık olduğundan, Türk olduğundan öpecektim neredeyse ...

Döneceğimiz akşam artık "yeter" olmuştu, uyumadı uyutmadı, 4 arka dişi birden Siloe'de çıktı.
Havalimanında kaybolmaya çalıştı, annesini delirtti de delirtti.. Ama bebeğim resmen büyüdü.. Abi oldu, zorlukların üstesinden geldi, yabancı bebeklerle ve yaşlılarla bağ kurdu, arkadaş oldu.. Resmen olgunlaştı.
Hülya Teyzesi (Bakıcımız) bile diyor, "büyümüş, olgunlaşmışşş".. Çok memnunuz..

Maceralarımız çok çok.. Bir video paylaşayım:

24 Temmuz 2011 Pazar

Ömer İtalya'yı çok sevdi...

bebeğim çok mutlu, Allah nazardan saklasın.Arabasız da süper geziliyormuş!:)
Yandaki resimde görüyorsunuz, 17.ci ayını avrupa sokaklarında gezerek dolduran tontik.. Koşmadan duramıyor. Buresimde de yine koşuyor ardına bskmadan.Acelesi var tramvaya yetişecek..

İlk kez uçağa bindi ilk bindiği toplu taşıma aracı UÇAK!!
2.ci trenitalia
3. tramvay italia
4. otobus milan

komik oldu..
Ama buralarda kolaydı..Turkiyede yine deneyemem çook kalabalık bizimki durdugu yerde durmaz kaybolur o kalabalıkta..
:)
Posted by Picasa

23 Temmuz 2011 Cumartesi

BEBEKLE İTALYA SEYAHATİ NASIL GEÇİYOR?

Siloe'deki 2 odalı hayatımıza, kolay yaşantımıza acayip alıştık. Ne ypacagız edeceğiz ocos bişey yiyecek mi diye korkarken. Ocos'un iştahı açıldı(maaşallah diyip dilimi ısırayım!)
Burada sabahları sahanda yumurta,peynir ekmek yiyor!! Öğlenleri italyan makarnaları ve kaşarlı sebze yiyor..Akşamları da ne yese doymuyor!! Buranın biskuvi ve mamalarını da begendi!!
Ee bana çekmiş heralde bi 10 kg alıp geleceğim. İtalyanların mutfagı süper. Sirkette bol cesit de mevcut primi seconda piatti derken dünyayı yiyoruz oğlenleri aa ama ekmek yemiyorum. Ekmek yerine hergun başka bir pizza seciyorum!!:))

Babamıza gelince bebek bakımında üstüne yokmuş, ama kendi yorgunluktan şikayetçi..Aa olsun o kadar dimi??
Hmm..Kısacası buralarda Hersey yolunda..:)


MİLAN BICOCCA ADIMIM
Posted by Picasa

15 Temmuz 2011 Cuma

İTALYA İŞ SEYAHATI HAZIRLIK..

YARIN SABAH UÇAKTAYIZ EVET, VE VALİZLER TOPLANMIYOR ÇÜNKÜ BEN EVDE KEYİF ÇATIYORUM...
:))

13 Temmuz 2011 Çarşamba

Ve sonunda gidiyoruz..

Cumartesi İtalya yolculuğumuz başlıyor. Acayip korkuyorum. Anne olmak ne zormuş, dahası çalışan anne olmak dünyadaki -bence- en zor iş. 
Cumartesi yola çıkıyoruz ama her tatile milyonlarca valizle giden ben 2 hafta için sadece 1 valiz götürecekmişim. (eşim dedi!)
Nasıl yapacağım bilmiyorum. Ocos'un eşyaları bile 1 valiz eder..:)
2 tane de bana:P Ucos taşısın!! Yok yok, biliyorum zor olacak. 

  • Oncelikle Ocos'a bir baston puset alacağız, belki buna oturur da ben italya'da işteyken o da babasıyla gezer! Ben yokken oto koltuğu ve bebk arabasına oturduğu rivayeti var..
  • Ona bir valiz
  • Bize bir valiz.. yeter tabi.
Gel gör ki, hafta sonu nöbette olduğumdan daha 1 valize konacak eşyaları bile yıkamadım.. Uff stres..
Akşam eve gidince sadece bacaklarımı uzatmak istiyorum. Saçlarımı kestirdim, henüz boyatamadım. Bu gece hepsini yapacağım en azından boya ve çamasır yıkama işini..
Olmazsa Cuma izin alıp o gun, son gun evi darmadagın edip valiz hazırlarım? Hem Buyuk Patrona sunumdan da kurtulurum:))

Asıl macera ömerle uçakta başlayacak.. Blogcu anne ve diğerlerinin bahsettiği insan olmak istemiyorum.. Aslında öcos huysuzluk yapar ve beni dinlemez, o yuzden de etraff aa anneye bak bir cocugu susturamadı der ve ben sorumsuz sanılırım.

Bence cocuklar dogustan ya sakin ve soz dinleyen yada tabiri caizse "yırtık" oluyor. Yetiştirme diye birşey yok en azından ilk 3 yaş boyunca.. Çünkü öcos dogdugu ilk gun de boyleydi..

Uçakta hadi idare ettik, sonrası araba olmayan bir yabancı dünya.. Cook korkuyorum arabada oyle boyle sakinleştiriyorduk..Memme memme diye başlayınca da.. Şimdi otobusle Bergamo'dan Milan!a yol biter mi? Daha önceki gidişlerimde hep Malpensaya gitmiştim orada da tren alternatifi var ki, o Öcosla gidilesi birşeydi. Ama burayı göreceğiz bakalım..


Bu kaçıncı yurtdışım. Norveç, Almanya, Damimarka,Hollanda, İspanya, İtalya ama İlk defa ailemle yurtdışına çıkıyorum!
Çook heyecanlıyım ve tüm sorumluluğu omuzlarımda:))

Bana şans dileyim.. Dönünce maceralar gırla :P

12 Temmuz 2011 Salı

Doğal "nude" Makyaj..


"Nude" Makyaj
Pudra makyajınızı tamamlayacak, cildinizin mat ve kusursuz görünmesini sağlayacaktır. Estetik olması için hafif ve ince uygulayınız. Cilt renginize göre cilde şeffaf görüntü veren pudra seçmelisiniz.Allık yüz hatlarınızı değiştirme özelliği taşımaktadır. Dolayısıyla uygularken çok dikkatli olmalısınız. Daha taze görünümlü bir cilt için önce gülümseyiniz ve fırçanızı çembersel bir biçimde yanaklarınıza yukarı doğru devam edicek şekilde sürünüz. Zemine hafif bronzlaştırıcı bir ton uygulamanız elmacık kemiklerinizi belirginleştiricektir.
Siyah rimel yerine kahverengi rimel doğal görünümünüzü artıracaktır. Rimelin çok fazla uygulanmamasına dikkat ediniz. Kirpiklerinizin uçlarına daha yoğun köklerine ise daha hafif uygulamanız gözlerinizi daha güzel gösterecektir.. Alt kirpikleriniz için renksiz rimeli tavsiye ediyoruz.


Dudaklarınızın pul pul görünmemesi için dudak nemlendiricisi kullanmalısınız. Doğal görünümlü makyajınızı dudak kremiyle tamamlayabilirsiniz ama illa da ruj sürmek istiyorsanız daha çok kum rengi tonlarını tercih etmelisiniz. Hatta dudaklarınızın kalın görünmesini istiyorsanız dudak parlatıcısını da tercih edebilirisniz.

Doğal görünümlü makyajda doğal renkli göz makyajı uygulanmalıdır. Mesela bazı tenlere kahverengi gölgeli pembe tonu, açık şeftali tonu hatta açık mavi ve açık gri tonu oldukça doğal duracaktır. Göz makyajınızın bozulmasını engelleyecek özel ürünler kullanmanızı öneririz.

2011 yılının her mevsiminde en trendy makyaj çeşitleri arasında yer alan doğal görünümlü makyaj, özgüveni artırıcı olmasının yanında pratik ve esnek oluşundan ötürü stil sahibi bayanlar ve modacılar tarafından tercih ediliyor.



Doğal görünümlü makyajın kolay yapıldığı düşünülse de, o kadar da kolay olmadığını vurgulamalıyız. Pürüzsüz ve berrak bir cilde ulaşmak ve cilde şeffaflık kazandırmak bu makyajın en önemli özelliğidir.. Unutmayın doğal görünüme ulaşmak, cildinizin lekelerini kapamak ve şeffaf görüntüsünü sağlamak için yapılan makyajda; tende kalın bir tabaka oluştuğu takdirde tam tersine doğal görünümden uzaklaşılır. Çünkü doğal görünümlü makyaj yapmak daha az makyaj yapmak anlamına gelmez. Renklere ve ürünlere daha çok dikkat etmemiz gerekir.

..
Moda Şovlarında "Nude'' Makyaj...

Giorgio Armani ve Stella Mccartney'in defilelerinde doğal görünümlü makyajı tercih eden modacılardan. Özellikle Stella Mccartney'in yapılan makyajlarda çok hafif bir allık ve minimum sürülen rimelin dışında hiç bir ürün kullanmayı tercih etmediğini söyleyebiliriz. Fakat her iki ünlü modacı da 2011 sonbahar koleksiyonunu tanıttıkları defilelerinde doğal görünümlü makyajı tercih etselerde, sizlerinde kolaylıkla uygulayabileceğiniz gözlere sürülen siyah ve ıslak bir rimel ve eyeliner ile fark yaratabilmişler. Bu da bize makyajda en ufak bir dokunuşun nedenli büyük farklılıklar yarattığını gösteriyor.

Kaynak: Brandmaillive



10 Temmuz 2011 Pazar

Sonunda korktuğum oldu! Bakıcısına "anne" dedi.. :..(

Bugün gerçekten üzgünüm.

Sabah erken saatlerde kalktık, çünkü işe gelmem gerekiyordu. Bu şirkette , sevmediğim birşey varsa o da her hafta birimizin nöbete gelme zorunluluğu..Ayda tüm hafta sonu geleceğime şefimle konuşup 2 haftada 1 bir haftasonu günü gelmeye karar verdik. Bebek ile zorluk olduğundan..
Gel gör ki o  kadar zor oluyor ki.. Ben hala Alışmadım. Çok bilmiş demişti ki 18 ay civarı herşey normalleşiyor.
Bana normalleşemiyor. Ruh gibiyim, işte, evde özel hayatımda.. Sadece bebeğime ilgi gösteriyorken artık herşey üstüme yıkılıyor..
Moralim bozuk.. Çünkü bu sabah bakızı teyzemiz geldiğinde Ocos kapıyı açıp aa kim gelmiş bak dediğimde "Anne!.." dedi..

Yıkıldığım andır. Birşey diyemiyorum. 
Son nokta..

Not: neden dedi bilmiyorum bana mı dicekti yoksa kadın ona sürekli annemmm diyor ondan mı yoksa hep onlar kapıda beni karşılarkenn aaa kim gelmiş deyip anneee diyorlardı akşamları ondan mı bilmiyorum.. Ama hepsi benim kandırmacam.. Değişen birşey yok korktuğum başıma geldi.. Sabahtan beri işteyim hem de ağlıyorum. Bütün vaktini onla geçiriyor, hafta sonu nöbetteyim.. Erkenden yatırıyoruz düzeni bozulmasın diye evde işler beni bekliyor..Uf uf,

Hayatım b.mb.k!

imza: hiç kimse

2 Temmuz 2011 Cumartesi

Lüfer, hamsi, kalkan / daralıyor zaman...

Lüfer, hamsi, kalkan / daralıyor zaman...: "“Seninki kaç santim?” kampanyası yarım milyon insanın desteğiyle devam ediyor. Denizlerimizin ve balıkların geleceği için, iş işten geçmeden, daha fazla ertelemeden, hemen şimdi eyleme katıl."

1 Temmuz 2011 Cuma

uzun bir aradan sonra merhaba...2

Gece saat henüz 10. Saat 8 gibi uykum geldi bebeğimi uyuttum. Bugün zor ve yorucu birgün oldu.
Uzun zaman oldu yoğunluk ve koşturmacadan birşey yazamıyorum kendime dair. Bu hafta sanırım nöbetim yok, bu saat oldu hala kesinleşmedi..Haftaya mutlaka var, sonraki 3 haftasonu Italyada olacagız..Yurtdışı konusunda cok korkuyorum.Tereddutum ocosla ilgili..Nurturiada biraz okudum gidenler sorun olmadı diyorlar, ama ocos biraz degisik tepkiler verebilen bir cocuk. Korkum ondan. Sonrası iste ne olur bilmiyorum. Hala her sabah zorlanıyorum.
Hayat gunler geciyor oglum hergun biraz daha buyuyor.
Yazmak istediklerimi yine yazamadım cunku çok uykum var, bebişimi ben uyuyayı diye erkenden uyuttum şimdi ona haksızlık olmasın bana da o sabahın köründe kalkınca yazık olmasın :))

29 Haziran 2011 Çarşamba

Eğitimde Inovasyon icin Uluslararası Konferans

On behalf of the conference committees of the 5th International Conference on "Excellence in Education 2011: Giftedness-Creativity-Development", I am delighted to welcome you to Istanbul University, which is proud to be the host for this Conference. The university is honoured to organize and host this highly regarded international event in partnership with the International Centre for Innovation in Education (ICIE).  

We are working to construct a conference that will inspire your understanding of excellence in basic and higher education in general and gifted education in particular. This conference has been growing from strength to strength in recent years, and we are keen to see this trend continue by expanding not only the number of national and international participant, but also the range and value of the services, facilities, and the activities that we offer at the conference. It is designed for participants who seek a broad interdisciplinary view of excellence, creativity, and gifted education. We are united by our commitment to excellence and high quality gifted education.  

Take advantage of a tremendous selection of high quality opportunities during the conference at 26 keynote and invited speeches; 3 symposia, and more than 100 presentations. In addition, if you feel like you need some specialized trainings, you can also take advantage of the (14) pre-conference workshops that will be conducted by a number of well-known scholars in this field of knowledge.

We encourage you all to visit the site, and to encourage your colleagues - particularly those new to excellence in education, giftedness, and creativity - to do so as well. We welcome you to this unique international experience designed just for you.  

This year we are thrilled to welcome the Nobel Laureate Aaron Ciechanover; the distinguished, renowned keynote and invited speakers; and all the presenters and participants. I hope you will all find the 5th International Conference on Excellence in Education valuable, enriching and enjoyable. We look forward to seeing you all at the conference.

See you in Istanbul!  

Excellence in Education 2011: Giftedness, Creativity, Development
Sandra K. Linke, Ph.D.
ICIE Director, Co-Chair

The International Centre for Innovation in Education (ICIE) is committed to the development of all learners as productive world citizens and leaders for the future. This International Conference will provide a conference programme with the highest calibre of: Nobel Prize winners, keynote speakers, invited speakers, and a large number of scholars and presenters alongside a selection of exhibitors. This conference, in İstanbul - Türkiye, is another milestone in the journey towards leadership, creativity and innovation.

Conference Aims and Objectives:
Encourage volunteer spirit; Promote excellence and sustain quality; Connecting Communities; Strive for improvement; Evolve responsibly; Meet community expectations of quality; Sustain competitiveness and viability; andBalance innovation with core essentials.

This conference provides you with the opportunity to:

  • Explore the latest developments in Education;
  • Examine the need for sustainable educational systems;
  • Integrate the latest technology into the education system;
  • Debate the future of education: What are the challenges ahead?
  • Learn from innovative case studies where educational institutions and LEA's have taken the initiative;
  • Engage in a series of seminars designed to debate the theory and practice of real improvement in education; and
  • Participate in pre-conference workshops designed to develop participants' competencies.

Categories:
  • Advances in Creativity and Innovation;
  • Education for Peace;
  • Gifted Education: models of excellence in education;
  • Learning Environment: standards and curricula, tasks and materials, and communication;
  • Instructors and Teacher: competencies, teaching methods, and staff development;
  • Learner: competencies, individual differences, intervention and development;
  • Programme Development: examples, planning models and components, implementation and evaluation;
  • Integrated Services: guidance and counselling, community services, and mentorship;
  • Future Trends: globalisation and networking, civic education, and building creative climates; and
  • The International Year of Chemistry 2011 (IYC 2011) is a worldwide celebration of the achievements of chemistry and its contributions to the well-being of humankind. Under the unifying theme "Chemistry—our life, our future," IYC 2011 The ICIE will celebrate the IYC2011). The Year of Chemistry is intended to reach across the globe, with opportunities for public participation at the local, regional, and national level.

We encourage anyone with an interest in excellence in education and gifted education to attend this conference. The participants will include: university academics, educational psychologists, education policy advisers and managers, business and industry leaders, gifted and talented program coordinators, school heads, graduate students, parents and caretakers.

Registration Fees for International Participants:

  • Early Registration Fees:      €300 (June 6, 2011).
  • Late Registration Fees:       €350 (June 30, 2011).
  • Onsite Registration:            €400.
  • Pre-Conference Workshop:  €50.

If you have any question, do not hesitate to contact us:

sandra@icieworld.net        sandra.linke@icieworld.net


Registration Fees for Local Participants:

Local participants could pay the registration fee and/ or fees for the pre-conference workshops directly to Okyanus Kolejleri:


Local Contact for Turkish Participants: 
 Ms. Pınar Sonmez;  
Manager of Public Relations; 
Mobile: 0532 708 30 67
e-Mail: pinarsonmez@okyanuskoleji.com

 

Registration Fees for Turkish Participants:
Registration Fees:                              TL150
Morning Pre-Conference workshops:    TL 50
Afternoon Pre-Conference Workshops: TL 50

 

Method of Payment:
Bank Transfer/ Deposit:
Bank Name: Yapı Kredi Bankası 
Branch: Avcılar 
IBAN Nr: TR 480 006 701 000 000 081 107 142

  
Bank Name: Garanti Bankası 
Branch: Şirinevler
IBAN Nr: TR 610 006 200 018 700 006 297 965

If you have any question, will you please contact:
Dr. Sandra K. Linke,
Director, ICIE,
e-Mail: sandra.linke@icieworld.net
 





http://www.istanbul.icieconference.net/



BE YOU OWN BOSS

BE YOU OWN BOSS
BE ENTERPRENEUR, EARN MONEY

Labels

bebek (40) bakıcı (8) bakıcı devir işlemleri (8) doğum (8) işe başlamak (7) bebeğim (6) doğumgünü (6) işe dönmek (6) anne özlemi (5) girişimcilik (5) annelik (4) baby (4) bebek oyunları (4) emzirme (4) hamilelik (4) işbaşı (4) montessori (4) orff (4) çalışma (4) çocuk (4) Chicco Polly (3) annemi istiyorum (3) aşk (3) beklemek (3) children (3) doğum izni (3) evde kalmak (3) for mom (3) girişim (3) izmit (3) mutluluk (3) zeka (3) ömer (3) 15 ay (2) 6 ay (2) Formula 1 (2) aile (2) aktivite (2) alerji (2) araba (2) astim (2) bayram (2) bebek hareketleri (2) bebekle tatil (2) bilim (2) blog (2) cocuk (2) destek (2) deterjan (2) doğum sonrası (2) evde başbaşa (2) evlilik (2) hayat (2) hikaye (2) iş sanat (2) kendime dair (2) kids (2) küçük insan (2) okul (2) oyun oynama (2) parti (2) pazar (2) pick up (2) reasons to have children (2) sabun (2) son gün (2) turkey (2) yatak (2) yenge (2) yeni haberler (2) yetenek (2) İŞ (2) 0-3 years (1) 12 ay (1) 1215 (1) 17 Şubat (1) 2010 (1) 27 eylül (1) 7 ay (1) 9 ay (1) ADD (1) AFS (1) BRANDMAIL (1) Bulent Madi (1) CIA (1) DEGISIMI (1) DOĞAL MAKYAJ (1) Ferrari (1) Fila Motion 9 (1) H1N1 (1) IRAZ (1) KULTUR (1) LOVE (1) NUDE (1) OGRENCI (1) PUPA (1) TURK (1) Türkiye'de (1) VAKFI (1) Yaş otuz (1) affet (1) agaç (1) all star (1) alternatif eğitim (1) altı aylık (1) anaokulu (1) anksiyete (1) arada kalmak (1) arasta (1) arkadaş (1) astım (1) atölye (1) avusturya lise (1) ayrılma fobisi (1) ayrılma ile başa çıkma (1) ayrılma kaygısı (1) aşı (1) babycenter (1) başarmak (1) bebek ayakkabı (1) bebek bezi (1) bebek odası (1) bebek sahibi olmak (1) bebekle yurtdışı (1) bebeğimi bırakmak (1) bebiş (1) bekarlık (1) beklediğim an (1) belgesel (1) berbat sipariş (1) bezi (1) birthday (1) blogspot (1) bronsit (1) burak büyükdemir (1) burger king (1) business plan (1) buğday (1) canlı yayın (1) canım (1) censor (1) chicken (1) coach (1) converse (1) darıca (1) deneyim (1) dernek (1) devam (1) devrim (1) değer (1) değiştirme (1) diaper (1) dikkat bozukluğu (1) discipline (1) diş buğdayı (1) diş hediği (1) dj (1) dogumgunu (1) doktorum (1) domuz giribi (1) doruk (1) doğa dostu (1) doğum günü (1) dönüm noktası (1) düzen (1) e-ticaret (1) e-tohum (1) edirne (1) education (1) egitim (1) emerek uyuma (1) enerji (1) enterpreneur (1) eskişehir (1) esra (1) esumom (1) evlendik (1) evlenmek (1) ezel (1) eğitim dostları (1) fabrika (1) feng shui (1) firsat (1) geldi (1) geliştirici (1) geliştirme (1) gezi (1) giden (1) girls (1) gitme vakti (1) gitmek (1) gizem (1) global warming (1) goethe (1) goran bregovic (1) grow (1) grubu (1) hafta hafta (1) haftasonu (1) hafıza (1) haklari (1) hammaddeler.com (1) hanımın (1) hasta (1) hastalık (1) hayat hikayem (1) hayvanat bahçesi (1) hayır (1) hedef (1) hedik (1) hediye (1) herşey (1) heyecan (1) hiperaktif (1) hiperaktivite (1) his (1) hobi bahçesi (1) home office (1) hıdırellez (1) icat (1) indu (1) ipek (1) israil (1) istemek (1) istemiyorum (1) italya (1) iş planı (1) kader (1) kadin (1) kahvaltı (1) kahve (1) kalem (1) kalorifer (1) kangoo (1) karada (1) karanfil (1) keskin (1) konser (1) konu (1) kosgeb (1) kostum sitesi (1) krep (1) kurban (1) küresel ısınma (1) kütahya (1) kıpırtı (1) kış (1) lamba (1) lastik (1) life (1) like (1) lisans (1) lohusa (1) lohusalık (1) mama sandalyesi (1) marmaray (1) merkez (1) merkezi (1) midpoint (1) milano (1) mimar (1) mucize (1) mumpreneur (1) mühendis (1) mümkün mü? (1) müzik (1) nefes (1) nikah (1) ninni (1) nişan (1) norveç (1) nurturia (1) ocos (1) oncesi (1) onur erol (1) open blog (1) oyun (1) oğlum (1) paktuna (1) park (1) pasaport (1) pedagoji (1) peer gynt (1) piano (1) picasaweb (1) plan (1) plus syn (1) polymer (1) premature (1) psychology (1) put down (1) ralli (1) referandum (1) reform (1) robinson (1) rocker (1) sabiha (1) sabunagaci (1) sabunagacı (1) salıncak (1) sanayi (1) sapanca (1) sayi (1) schulwerk (1) science (1) science at home (1) secret (1) seminer (1) seyahat (1) sigara (1) sir (1) site (1) soapnut (1) soguk (1) sonbahar (1) sosyal medya manyağı (1) squidoo (1) stumble (1) sultanlık (1) sunnet (1) sürüş (1) tahta (1) temizlik (1) ticaret (1) tips (1) toddler (1) toros (1) tracy hogg (1) tumbletots (1) tuzlu (1) twinkle (1) uyku (1) van (1) vinç (1) vücut (1) waldorf (1) walker (1) yahyakaptan (1) yanar (1) yapmak (1) yaprak (1) yaratıcı (1) yaratıcılığın gelişmesi (1) yardım (1) yarı doğumdünü (1) yarı yaşgünü (1) yatır kaldır (1) yeni yıl (1) yer yatağı (1) yoğurt (1) yurtdışı (1) yüksek lisans (1) yıldönümü (1) yıldız (1) zaman (1) zeynep (1) ÜZE (1) çarşaf (1) çiftliği (1) çin astrolojisi (1) çin falı (1) çocuk program (1) çocuk sahibi olmak (1) çocuklar (1) çocuğu (1) çocuğuma dokunma (1) öksüz (1) öss (1) özlemek (1) ülke (1) üretim (1) üstün (1) ıspanak (1) ısparta (1) ışık (1)

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı