1 Şubat 2012 Çarşamba
Gençlik Çalışanları için Drama Teknikleri Eğitimi
30 Ocak 2012 Pazartesi
Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme
Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Derneği tarafından,Milupa’nın koşulsuz katkılarıyla,çocuk istismar ve ihmali önlemek, bu konuda kamuoyu yaratmak ve bireyin doğum öncesinden başlayarak tüm gelişim evrelerinde sağlıklı bir biçimde yetişmesini sağlamak, duygusal ve cinsel istismarını önlemek ve bu konu ile ilgili alanlarda çalışanların bilgi ve deneyimlerini birbirlerine aktarmasını sağlamak için interaktif webinar ve webcastlerden oluşan bir uzaktan eğitim programı düzenlenmiştir.
“İhmal ve İstismar” konulu webcast, 31 Ocak 2012 Salı saat: 20:00’de Figen Şahin, Betül Ulukol, Runa Uslu’ un sunumuyla gerçekleşecektir.
Program altı webinar ve iki webcastten oluşmaktadır. Eğitim programına kayıt ve katılım ücretsizdir.
31 Ocak 2012 Salı saat: 20:00’de başlayacak olan canlı yayını takip edebilmeniz için www.zboxmedia.com/cocukistismari internet adresine girerek kayıt yaptırmanız yeterli olacaktır. Kayıt sırasında bildirdiğiniz e-mail adresinize ve cep telefonunuza yayını izleyebilmeniz için gerekli olan bilgiler iletilecektir.
Bilgisayarınıza hiçbir ek program yüklemeden yayına katılabilir, webinarımızın sunumunu canlı yayında sesli ve görüntülü olarak izlerken sorularınızı da online olarak konuşmacımıza iletebilirsiniz
27 Ocak 2012 Cuma
Masallar Diyarına Yolculuk (28 Ocak'ta Oyuncak Muzesinde)
Yücel Feyzioğlu ile Masallar Diyarına Yolculuk
Masalların psikolojik etkileri nelerdir? Masallar çocuğun hayal gücünü ve yaratıcı yeteneğini nasıl besler? Eğitim aracı olarak masallar nasıl kullanılmalıdır? “Üç bin yıllık masal geleneğimiz nasıl gelişti ve ilk masal ne zaman yazıya geçti?
Bu soruların yanıtlarını merak ediyorsanız sizleri Çocuk Edebiyatı’nın önemli isimlerinden Yücel Feyzioğlu’nun 28 Ocak 2012 Cumartesi günü saat 16:30-18:30 arasında İstanbul Oyuncak Müzesinde gerçekleştireceği söyleşiye bekliyoruz.
Katılım ücretsizdir. Gelmeden önce rezervasyon yaptırmanız gerekmektedir.
Yücel Feyzioğlu hakkında ayrıntılı bilgi almak için lütfen tıklayınız.
www.yuecelfeyzioglu.de
Yer: İstanbul Oyuncak Müzesi
Tarih: 28 Ocak Cumartesi
Saat: 16:30-18:30
Adres: Dr. Zeki Zeren Sok. No:17 Göztepe/İstanbul
Tel: 0216 359 45 50-51
www.istanbuloyuncakmuzesi.com
Bilim Merkezi Kış Bilim Okulu Başladı Bile!
Bilim Merkezi’nde 7-13 yaş arası çocuklara yönelik olarak düzenlenen Kış Bilim Okulu programı bu sene 23 Ocak-3 Şubat 2012 tarihleri arasında gerçekleşecektir.
Haftalık ya da iki haftalık olarak seçebileceğiniz, haftaiçi her gün 10:00-17:00 saatleri arasında devam edecek olan programda çocuklar bilim ve sanat alanında pek çok uygulamalı atölye ve geziye katılma imkanı bulacaklar.
Hazırlanan program dahilinde eğitmenler tarafından Bilim&Drama, Matematik, Nanoteknoloji, Uzay, Enerji, Elektronik, Kimya, Bilim-İllüzyon, Denizlerde Yaşam, Vücudumuz, Tarih, Origami, Kil, Uzay, Dinozor ve Fosil, Küresel Isınma gibi pek çok atölye düzenlenmektedir. Ayrıca Acıbadem Fulya Hastanesi’nin desteğiyle Sağlık Atölyesi; Acıbadem Mobil Sağlık Hizmetleri ile de İlkyardım Atölyesi düzenlenmektedir. Bunların yanı sıra atölye çalışmalarını desteklemeye yönelik Topkapı Sarayı, Arkeoloji Müzesi, İstanbul Modern, Atatürk Arboretumu, Genetik Laboratuarı, Rahmi Koç Müzesi Keşif Küresi gibi pek çok gezi de zengin program içeriğinde yer almaktadır. Atölye saatleri arasında da Deprem&Yangın Afete Hazırlık Eğitimi, Belgesel ve Film Gösterimleri, Deney Gösterileri, Zeka Oyunları, Tiyatro Gösterileri gibi etkinliklere yer verilmektedir.
Öğrencilerin birçok farklı alanda etkinlik gösterebilmesine olanak sağlayan Bilim Okulu eğitimi sonrasında, çocuklarının ilgi alanlarını keşfetmeye yardımcı olabilmek adına anne-babalar, ‘İlgi ve Beceri Durumu Karnesi’ ile bilgilendirilmektedir.
Bilim Okulu, Türkiye Bilim Merkezleri Vakfı tarafından 2004 senesinden beri yaz tatili ve sömestr dönemlerinde düzenlenmektedir. Katılımcı öğrencilere bilimi, sanatsal aktiviteler aracılığıyla sevdirmek ve bilimsel düşünceyi aşılamak amaçlanmaktadır. Öğrenciler sunulan farklı atölye seçeneklerinden kendilerinin ilgi ve becerilerine yönelik olanları keşfedebilmekte ve bilimin eğlenceli yüzünü tanıma şansı elde edebilmektedirler. Öğrenciler, birçok bilim dalı hakkında bilgilenmekle birlikte, bilimsel gelişmeleri takip etmeleri için teşvik de edilmektedirler.
İletişim Bilgilerimiz:
Tel: 0212 266 00 46
E-Mail: aynur@bilimmerkezi.org.tr / info@bilimmerkezi.org.tr
Adres: Hakkı Yeten Cad. 18/A, Polat Tower Yanı Fulya-İSTANBUL
20 Ocak 2012 Cuma
19 Ocak 2012 Perşembe
Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi
Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi (SSM), kapsamlı resim koleksiyonunu, “Bir Ülke Değişirken; Tanzimattan Cumhuriyete Türk Resmi” başlığıyla ziyaretçileriyle buluşturuyor. Osman Hamdi Bey, Fikret Muallâ, Halil Paşa, Şehzade Abdülmecid Efendi ve İzzet Ziya gibi, Türk Resim Sanatı’nın önemli sanatçılarının eserlerini içeren koleksiyon, yeni yapılan özel galerisinde bundan böyle sürekli teşhir edilecek.
Bu teşhir boyunca çocuklar yaratıcı ve eğlenceli atölye çalışmalarıyla Türk resim sanatının eşsiz örneklerini tanıyacaklar. Osmanlı İmparatorluğu’ndan Türkiye Cumhuriyeti’ne sanat ve sanatçı kavramlarının nasıl değiştiğini ve resimde modernleşmenin öyküsünü, SSM’nin zengin koleksiyonu aracılığıyla öğrenecekler. Çocuklar, sanatçı günleri aracılığıyla Türk ressamlarını tanıyacak; manzara, natürmort, portre, izlenimcilik, realizm gibi kavramlar konusunda farkındalık geliştirecekler.
21 Ocak
11.00 – 13.00
2006 – 2007
Gördüğüm En Güzel Manzara
21 Ocak
14.00 – 16.00
2004 – 2005
Gördüğüm En Güzel Manzara
22 Ocak
11.00 – 13.00
2001 – 2003
Tablo Koruma Bilimi; Konservasyon Atölyesi
22 Ocak
14.00 – 16.00
1998 – 2000
Tablo Koruma Bilimi; Konservasyon Atölyesi
18 Ocak 2012 Çarşamba
Avrupa Erken Çocukluk Eğitimi Araştırmaları Derneği Nedir? Nasıl Üye olunur?
Avrupa Erken Çocukluk Eğitimi Araştırmaları Derneği
(European Early Childhood Education Research Association-EECERA)
Avrupa Erken Çocukluk Eğitimi Araştırmaları Derneği (European Early Childhood Education Research Association-EECERA) erken dönem çocukluk dönemi üzerine disiplinler arası (multi-disipliner) araştırmalara, araştırmaların pratikteki uygulamalarına ön ayak olan ve onları destekleyen bağımsız ve kendi kendini yöneten uluslararası bir sivil toplum kuruluşudur. EECERA mülkiyet hakkı dünya çapında önemli ve etkili olan abonelerine taahhüt edilmiş, kar amacı gütmeyen bir organizasyondur. EECERA köklü (radikal) bir tutum ve şeffaflıkla, kendi gelirini kendisi oluşturarak hiçbir dış yardım almaz; bundan dolayı bağımsızlığı garanti altındadır.
17 Ocak 2012 Salı
Sıradışı Bir Gün: Adnan Özer
İş yerinde sürpriz bir ziyaretçimiz vardı, Benim gibi göçmen Adnan Özer ile muhabbet fırsatını yakaladım. Ve eskilerden Bulgaristan'dan, göçmenlikten, 1950'lerdeki ortamdan Haydarpaşa'dan, aşağıdan yukarıdan, sağdan-soldan, dünden bugünden, hayat hakkında herşeyden konuştuk.
Ne kadar zevk aldım anlatamam. Gözümün önünden 1910 lardan 2012 lere bir 100 sene canlı canlı akıp geçti.
Çok memnun kaldım, düzgün akıcı bir dilim olsa tüm anlattıklarını hikaye yapmak dahası beyaz perdeye uyarlamak isterdim..
NOT: bana anneannemden kalma bir sözü hatırlattığı için ayrıca teşekkürler "HAYAT KAPISI"
Çocuklar için hangi diş macununu kullanıyorsunuz?
14 Ocak 2012 Cumartesi
Play Time Activity for a 2 year old!
We supplied a spice jar from local shop and for hand coordination improvement and to develop transferring skills,
we start to put them into the holes 1 by 1 until all finished.
Next improved steps for older kids:
- Counting all during transfer
- Managing transfer by colors

13 Ocak 2012 Cuma
Teknogirişimim Bugün Sonlandı..
Başvuru için tüm dökümanları yazmış, kılı kırk yararak teslim etmiştim.
Bugün gelen bir haberle uçtum ; 2 eksik evrağımı da 20 Ocak'a kadar göndereyimmiş, önbaşvurum olumlu sonuçlanacaktı, tüm istediklerim olacaktı.. Kendi mikro girişimim bir yön ve para bulacaktı.. Uçmamadan 2 sn. sonra yere çakıldım. Yüksek Lisans'tan 2006 Temmuz ayında mezun olduğumdan 2011 Ekim ayında 5 yılı doldurmuş olduğumdan isteğinden vazgeçtiler..
Günün en kara haberi , gerçekten çok mutsuzum.
Esra
10 Ocak 2012 Salı
Atölye - V: Evde Kil Oyunu için Hamur yapımı
6 Ocak 2012 Cuma
Girişimcilik İlköğretimde
ilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün önderliğinde 32 kurumun katılımı ile kurulan Girişimcilik Konseyi’nin ilk hedefi gelir dağılımı ve bölgesel adaletsizliği gidermek olacak. Bakan Ergün, Milli Eğitim Bakanlığı ve YÖK’le çalışma yaparak, girişimciliği ilk, orta ve yükseköğretimde eğitim müfredatının ayrılmaz parçası haline getireceklerini söyledi.
Devamı için: http://kobidestek.org/girisimcilik-ilkokulda-ogretilecek/#ixzz1ifOQcX1J
27 Aralık 2011 Salı
disleksi
Disleksi; okuma, yazma, akıl yürütme, dinleme, konuşma ve matematiksel becerilerin kazanılmasında kendini gösteren bir öğrenme bozukluğu olarak tanımlanıyor ve bu rahatsızlıktan muzdariplere ‘dislektik’ deniyor. Yunanca kökenli bir sözcük olan disleksi (dyslexia), ‘kelime kullanımında yaşanan güçlük’ anlamına geliyor. Dislektik olan, yani öğrenme güçlüğü çeken kişiler harfleri birbiriyle karıştırır, okuyamaz, yazamazlar. Okuduklarını kısa süre sonra unutabilir, harflerin seslerini telafuz etmede güçlük yaşarlar.
Nörolojik kökenli bu rahatsızlık, doğuştan geliyor ve beynin sol yarım küresindeki dil kullanımıyla ilgili bölümlerdeki farklılaşmayla okuma, yazma ve telafuz edebilme yeteneklerinde görülen bozulmayla ortaya çıktığı öne sürülüyor. Beyin görüntüleme tekniklerinin göstergelerine bakılırsa, dislektik olan kişiler, bilgiyi farklı bir biçimde işliyorlar ve bu da sıralama yapma, okuma ve bilgiyi organize etme konularında çeşitli sorunlar yaşanmasına neden oluyor.
Bu rahatsızlık motivasyon, dikkat, algılama süreçlerinde oldukça büyük güçlükler çıkarsa da, dislektiklerin çoğunun zeka seviyesinin ortalamanın üzerinde olduğu ve bu kişilerin farklı yeteneklere sahip bulundukları gözlenmekte. Nörolojik farklılıklar ve öğrenme sırasında beynin farklı işleyişi, dislektiklere 3 boyutlu düşünme, mekansal muhakeme, görsel kavrayış kabiliyeti kazandırıyor. Bu da problem çözmede ve yaratıcılıkta sıra dışı bakış açıları sunuyor kendilerine. Öğrenme sorunu yaşayan pek çok bilim adamı, sanatçı, devlet adamına bakılırsa dislektiklerin yazma ve okumada güçlük çekerken, öte yandan özel yeteneklerle donatıldıklarını düşünmeden edemiyor insan. İşte tarihten ve bugünden okuma ve yazma güçlüğü çeken, ancak başarının peşini bırakmayan ünlü dislektiklerin uzayıp giden listesi: Leonardo Da Vinci, Einstein, Thomas Edison, Düşünen Adam heykelinin sahibi ünlü heykeltraş Rodin, Alexander Graham Bell, Winston Churchill, Walt Disney, Agatha Christie, Henry Ford, Matrix’in baş aktörü Keanu Reeves, Richard Branson, Yırtık Rahibe ve Hayalet filmlerinin sevimli oyuncusu Whoopi Goldberg, Tom Cruise, şarkıcı ve oyuncu Cher…
Disleksi doğuştan gelse de, ancak kelimelerin ve seslerin kullanılmaya başlanmasıyla farkına varılan bir rahatsızlık. Bu rahatsızlığı olan küçük çocuklar, konuşmaya ve sözcükleri telafuz etmeye yaşıtlarından daha geç başlarlar. Okul çağındaki çocuklar ise sözcüklerin yazımını öğrenmekten çok ezberleme yoluna giderler. Dislektik olan yetişkinler daha yavaş çalışır, yazma gerektiren eylemlerden kaçınırlar.
Dislektik Dahi Leonardo Da Vinci
Usta bir ressam, desinatör, bilim adamı ve düşünür olan Leonardo Da Vinci disleksiden muzdarip kişilerden biriydi. Büyük ressamdaki bu rahatsızlık kendisini en göze çarpıcı biçimde el yazısında gösterir.
Yazıyı tersten, aynadan görünüş imajıyla, yani sağdan sola doğru yazıyordu Leonardo da Vinci. Bu durumun solak olan dislektiklerin çoğunda rastlanan bir davranış biçimi olduğu öne sürülür. Ve bu kişilerin tersten yazdıklarının farkında olmadıkları da bulgular arasındadır.
Ayrıca Leonardo Da Vinci’nin el yazısı oldukça karmaşık, düzensiz ve ilginç bir görüntüye sahiptir. Da Vinci’nin bitirdiği projelere yeni baştan başlaması da dislektiklerin karakteristik özellikleri arasında sayılmaktadır. Bunlar yanında çizimlerinin oldukça detaylı ve kusursuz oluşu, olağandışı bir sanat üslubu ve eserlerine akseden yaratıcı dehası disleksinin Leonardo Da Vinci’ye bahşettikleri arasında sayılıyor.
Dislektikler Nasıl Davranır?
< Yazılı kelimeleri öğrenme ve hatırlamada güçlük çekerler.
< Yön (yukarı-aşağı, sağ-sol gibi) ve zaman (önce, sonra, dün, yarın gibi) kavramları ayırt edemezler.
< Kısa süreli hafızaları zayıftır.
< Sesleri tanımakta güçlük çekerler.
< Harfleri ya da sayıları tersten algılarlar. Örneğin b’yi d, E’yi 3, 6’yı 9, 73’ü ile 37 gibi görürler.
< o, e, c gibi harflerin arasındaki farkları dile getiremezler. Sözcükleri tersten okurlar, örneğin ‘edip’ sözcüğünü ‘pide’ şeklinde algılarlar.
< Sıralamada güçlük çekerler; alfabeyi öğrenme, mevsimleri ve ayları sıralamada zorlanırlar, doğum tarihlerini karıştırırlar, alışveriş listesi yapamazlar.
< Okurken kelime atlarlar.
< Konuşmaya yaşıtlarından geç başlarlar ve konuşma becerileri zayıftır.
< Harfleri doğru algılayamadıkları için okuma sırasında şiddetli baş ağrısı ve mide bulantısı çekerler.
< Hecelerin seslerini karıştırır, sessiz harflerin yerini değiştirirler.
< Zamanı hatırlamakta ve algılamakta güçlük çeker, randevu saatlerini unuturlar.
< Ritimleri iyi duyamazlar.
< Mizahi öğeleri kavrayamayabilirler.
< Uzun sözcükleri telaffuz etmekte güçlük çekerler.
< Koordinasyon ve düzenlemede sorun yaşarlar.
< Son okunan şeyi hatırlayamaz, bu nedenle aynı paragrafı tekrar tekrar okumak zorunda kalabilirler.
< Konsantrasyon ve dikkat güçlüğü yaşarlar.
< Kolay okunamayan bir el yazıları vardır, ellerini iyi kullanamazlar.
< Aynı anda birden çok işi yapmakta güçlük çekerler. Örneğin yazarken dinlemek ve izlemekte ya da aynı anda karşısındaki iki kişiyle birlikte konuşmakta güçlük çekerler.
< Fikirlerini kağıt üzerine kolay kolay yazamaz ya da sözlü olarak seslendiremezler.
< Hareketlerinde yavaş ve hantaldırlar.
Dislektikleri Dahi Yapan Özellikler
Dislektikler dahi olarak addedilen kişilerin sahip oldukları pek çok özel yeteneğe sahiptirler. Bu kişiler öğrenme sürecinde beyinlerinin farklı işleyişiyle birlikte şu özelikleri kazanırlar:
< Ortalamanın üzerinde bir meraka sahiptirler.
< Çevrelerinde olup bitenler ya da yer alanlar hakkında oldukça yüksek bir farkındalık yakalamışlardır.
< Kelimelerle düşünmek yerine resimlerle düşünürler.
< Sezgisel bir düşünüş ve anlayışa sahiptirler.
< Çok boyutlu olarak düşünür ve algılarlar.
< Düşüncelerini realiteye, şekil, imaj ya da biçimlere dökebilirler.
< Düşündüklerini hayal güçlerinde oldukça canlı ve berrak şekilde canlandırabilirler.
< Sözel, işitsel ve görsel algıları güçlüdür.
< Beyinlerinin işleyişini, algılarını değiştirmek ya da farklı algılar yaratmak üzere kullanabilirler.
< Mekansal muhakeme ve görsel kavrayış yetenekleri güçlüdür.
Öğrenme Güçlüğü Çeken Çocukların Eğitiminde Neye Dikkat Edilmeli?
Aileler çocuklarının konuşma ve sözcükleri tanıma evresinde iyi birer gözlemci olmalılar. Her geç konuşan ya da sözcükleri iyi telaffuz edemeyen çocuk dislektiktir, diye bir kural olmasa da, rahatsızlığın erken teşhisi açısından belirtilerin gözlenmesinde fayda var. Öğrenme güçlüğü çeken çocuklarına karşı zorlayıcı davranmamaları, uygun eğitim metodları arayabilmeleri açısından ailelerin eğitimi de önemlidir. Çocuklara arkadaşlarının öğrendiklerini kendisinin de mutlaka öğreneceği fikri aşılanmalı, kendilerine güvenmelerini sağlayacak sosyal beceriler kazandırılmalıdır. Dikkat eksikliği önemli bir problem olarak öne çıktığı için bir danışman, eğitmen veya uzmandan dikkat eğitimi alınabilir. Okul eğitiminde ise sözel, işitsel, görsel öğrenme metodları seçilmelidir. Dislektik olan çocuklar sınav sorularını çabuk okuyamazlar ve cevapları yazamazlar. Bu nedenle bu çocuklara sözlü sınav yapılması veya çoktan seçmeli sınavların, yani testlerin uygulanması faydalı olur.
Bu çocuklar, sembollerle ilgili problemlerde yaşadıkları için, matematik dersindeki sembolik göstergeler ve kavramları algılamakta güçlük çekerler. Sözcüklerle düşünemedikleri için ezber gerektiren durumlarda zorlanırlar; örneğin çarpım tablosunu öğrenmek onlar için bir kabusa dönüşebilir. Öğretmenler görsel tablolar veya resimlerle bu süreci kolaylaştırabilirler.
Dislektik olan çocuklar büyük resmi gördükleri için ardışık, adım adım ilerleyen ve mantıksal düşünmeyi gerektiren durumlarda zorluk yaşarlar. Bu nedenle izleyecekleri yollar sonucunda nereye varacakları bir bütün halinde kendilerine resmedilebilir. Böylelikle çocuklar attıkları adımlar sonucunda nereye varacaklarına dair bütünsel bir görüşe sahip olurlar.
Tıbbi Müdahale İşe Yarar mı?
Disleksi, farklı bir düşünme ve öğrenme biçiminin sonucu olduğu için tıbbi müdahaleden çok danışmanlar ve uzman eğitmenlerin yardımıyla ele alınabilir, tedavi amaçlı terapiler uygulanabilir. Bazı kişiler, kimi ilaçların disleksinin semptomlarına iyi geleceğini düşünürler. İlaçların konsantrasyonun sağlanmasına yardım edeceği, baş ağrılarını azaltacağı veya okuma sırasındaki mide bulantılarının önüne geçeceğini düşünürler. Ancak bu uygulamalar öğrenme probleminin ortadan kaldırılmasında yarar sağlamaz. Aksine yan etkilere sahiptirler ve uzun süre kullanım neticesinde bağımlılık da yapabilirler.
12 Yaşında Algılama Yetersizliği Nedeniyle Okuldan Atılan Edison’un Başarı Öyküsü
1847’de doğan bilim adamı ve mucit Thomas Edison, okul yıllarında matematik dersini kavramakta oldukça güçlük çekiyor, anlatılanlara konsantre olamıyor, kelimeleri kullanma ve konuşmada zorlanıyordu. Algılama ve duyma yetersizliği nedeniyle okuldan uzaklaştırılan Edison, 3 yıl boyunca özel öğretmen eşliğinde devam etti eğitimine. Meraklı kişiliği ve bilime tutkusu, son teknolojik gelişmelerin doymak bilmez takipçisine döndürmüştü onu. 10 yaşında kendisini fizik ve kimya kitaplarına veren büyük mucit, evlerinin kilerinde bir labarotuvar kurdu. Okuldaki düşük performansına karşın üstün zekası Edison’u aralarında telgraf ve elektrik ampulünün de bulunduğu 1093 adet patentli buluşun sahibi ve modern bilimin kurucularından biri yaptı. Çalışma ve gayretin kudretine inanan Edison, ‘Dehanın yüzde 1’i ilham, yüzde 99’u ise alın teridir.’ diyordu.
Ünlü Disklektiklerden Sözler
Öğretmenim sersemin teki olduğumu söylüyor, babam da aptal olduğumu düşünüyordu. Bense artık budalanın teki olduğuma karar vermiştim.
Thomas Edison /Bilim adamı
Öğretmenlerim aklımın yavaş çalıştığını, asosyal olduğumu ve ölene kadar aptal rüyalarımın peşinde sersemce savrulacağımı söylüyorlardı.
Albert Einstein /Bilim adamı
Okuma güçlüğü çeken bir bilim adamını, bilimsel becerileri olmayan bir okur-yazara tercih etmelisiniz.
Leonardo Da Vinci/Sanatcı-Bilim A.
Okul yıllarında kendimi oldukça bezgin ve cesaretim kırılmış hissederdim. Kendini sınıftan tamamen dışlanmış veya yarışın en sonunda hissetmek berbat bir duyguydu.
Winston Churchill/Devlet adamı
Ailedeki en yavaş kişi olduğumu düşünürdüm. Korkarım oldukça haklıydım ve bu gerçeği kabul etmem gerekiyordu. Yazmak ve hecelemek benim için kabustu. Yazdığım harfler asıllarından çok farklı oluyordu. Okuma ve telaffuzum da felaket derecede kötüydü.
Agahta Christie/Yazar
Dikkatimi toplamak konusunda kendimi eğitmem gerekiyordu. Daha iyisini yapabileceğimi ve aynı zamanda daha iyi okuyabileceğimi herkese göstermekti dileğim.
Tom Cruise/Oyuncu
Okulda hep kötü notlar alırdım, C’ler, D’ler ve F’ler… Sonunda okuldan kaçtım. Öğrendiğim her şeyi dinleyerek aklıma sokmam gerekiyordu. Bu da beni çok zorluyordu. Karneme hep potansiyelimi tam anlamıyla kullanamadığım notu düşülürdü…
Cher/Şarkıcı, Oyuncu
Mustafa Tosun | |
İnsan Kaynakları Müdürü / Human Resources Manager |
22 Aralık 2011 Perşembe
Yürüyüş Yolu
İstanbul'a taşınmaya özeniyorum ve oraya alışmış biri olarak bu küçük "taşra" büyükşehrinde hayatımdan şikayet ediyorum ama şöyle de bir güzellik var:
Alışveriş merkezi önü süper kalabalık ! :P
15 Aralık 2011 Perşembe
Yoğun Süper Hayat!
SADECE Hayat çok hızlı akıp gidiyor. Haftasonları IRAZ OYUN GRUBU
Kalan 1 günde fabrikada nöbet. Hafta içi işler, evde Ocos kötü hava şartları nedeniyle hastalandı. Akşam 1-2 saatiiz var onu da ona ayırarak geçirip onu uyutmaya çalışırken uyumamla geçti gitti.
Arada annem geldi, Ucos İstanbul'da eğitimde. Babam geldi, 1 gece kaldılar gittiler. Derken ocosu hastaneye götürdüm, Bozer'e sunum hazırladım. Derken geçti gitti..
Ama asıl hobilerden bu hafta neler yaptım neler:
- Ocosla önce pişirilmeyen hamur yaptık sonra yenebilen Ekmek yaptık !! Ekmek içine, yulaf, keten tohumu, çörek otu, susam, kimyan azıcık karabiber ve azıcık pul biber koydum, tuzlu tuzlu süper oldu!!Resimleri çektim ama henüz bilgisyara aktaramadığımdan paylaşmıyordum. Artık dayanamadım.
- Yeni oyun atölye blogumuzu açtık, bunları yaptık !
- Iraz ile öğrendiğimiz Tuzluğa Çubuk doldurma oyununu çok sevdik ve oynadık. Resimlerim var. Paylaşacağım!
- İki küçük şişe sallanıyor oynadık durduk. Bunun videosu var, youtube dan paylaşacağım!!
- Harika bir el kremi yaptım, yumuşacık ve doğal bunun reçetesini de www.sabunagaci.com alternatif reçetelerde ve www.evatolyem.blogspot.com da paylaşacağım.
9 Aralık 2011 Cuma
"SABUN AĞACI": Çocuklu Ailelere Sabun ve Diğer Maddelerle Aktivit...
8 Aralık 2011 Perşembe
7 Aralık 2011 Çarşamba
Çocuklara Bilim Atölyesi ?
Çocuk Bilim Atölyesi, Ne Dersiniz?








