1981 doğumluyum..Edirneliyim..Çoğu Edirneli gibi göçmen atalara sahibiz..Yunanistan,Bulgaristan,Arnavutluk,Bosna karışık.. babam hep der:
"Edirne'de kızları okuturlar, erkekleri sanayiye verirler, erkekler çalışmazlar, kızlar da aklı varsa çalışır, yoksa biriyle evlenir,çocuğuna bakar, kendi hayatını yer.."
Ben de okutuldum binbir güçlükle..1986 de taşındık Isparta'ya oradan 1993 'te geri Edirne'ye ortaokulu anadolu Lisesi'nde Lise'yi Fen Lisesi'nde.. Ardından 1 yıl AFS bursu ile İskandinavya'da geçirip, kazandığım Kimya Mühendisliği'ni okumak üzere İstanbul'a taşındım ikivalizle... Annem babam memuruslar çalıştılar durdular emekli oldular parlarını yine bize harcadılar..Bir şeyleri kalmadı.. İki kedi bıraktık onlara biz de öğrenciyken sokaktan eve aldığımız kediler şimdi onların evinde..
Velhasıl Liisanstan sonra baktım olmayacak yüksek lisans da yaptım, istanbulda iyi bir üniversitede yine..Part time çalıştım, babamı daha da zorlamak istemedim..Ama malum ekmek aslanın ağzında..Sonra Hocam iyi çalışıyorsun dedi, doktora da yap dedi..Gizlice iş görüşmelerine gittim, istediğim gibi "üretim mühendisliği"ne alındım.. Gmbür gümbür sanayinin içinde süper çalışacaktım.. Hoca'ma dedim ben çalışıcam, doktora karın doyurmayacak, ben iş buldum Çorlu'ya gidiyorum dedim..Yeniden 2 vaizle taşındım..Bu sefer alışveriş yaptım nasılsa para kazanıp ödeyecem. Mühendis olduk hem de yüksek! Borç yaptım ev eşyalarımı dizdim..Taksit taksit ödedim..İş hayatı zormuş, gördüük! Gecenin bir yarısı üretim durdugunda mühendisini ayazda fabrikaya getirirlermiş.. Midem kitlendi, telefon çalacak diye uyuyamaz oldum..Kendi branşımda hakkımla çalışmak istiyordum.. Orada ben çalışıyordum, erkek meslektaşlar ekmeği yiyordu, haksızlık vardı, vs. vs.vs. hiç dayanamazdım.. Zam istedim, vermediler, bastım istifayı çıktım..
1-2 ay daha iş aradım, yurt dışında bir görüşmeye gittimm..Tam paraları bitirdim iş buldum.. Kendi branşımda lastik... Bol kokulu, pis yeterince pis..Sanki pisliğe girince daha bir mühendis oluyordu ya insan..!:)
Bu iş şu anki işim sene 2007, ay Mayıs, işçi bayramında işe başladım..Sevinçle..Burada sistem farklı, zor şeyler bana göredir, çalıştım, çalıştım,çalıştım, gece gündüz.. Ne oluyor derken eşimle çıkmaya başladık, o askere gitti..Hadi kısa dönem gelsin derken..Geldi..Ayrı şehirlerde olmak zor geldi..Uzatmadan evlenelim dedik..O daha yuksek yapacaktı yapamadı..Hadi evlenince yapsın o da dedik, evlendik..Evlendim,sene 2009..Bir de tontik bebeğimiz olur mu ki dedik?Malum devir zor devir, herkes istiyor olmuyor..O da bizimle olur ne güzel yanımızda, yaşlanmadan 30 a girmeden hadi olsun dedik..O da hemen oldu..Ocos doğdu sene 2010, aylardan Şubat 17..
İşte tam bir dönüm noktası tarihi..
Sonrası bambaşka, sonrası deneyimsizlik, deneyimlenmesi zor, yalnızlık, uğraş, çaba.. Ama sonunda tam bir tatlı tontik..OCOS..
Şimdi yarın tam 10 aylık...
İşten sürekli izin alıyorum..Doğum izni senelik izin süt izni ücretsiz izin.. Hala süt de veriyorum.. Gün boyu o istedikçe..Hep başbaşaydık ya..O biizi seviyor ben de bizi seviiyorum..O yuzden evde başka bir kadına ben bile alışamadım ki o alışsın.. Nasıl alışsın.. O annesi gibi anlamıyor sesinin tınısından.. Annesi gibi istedi mi memesini uzatamaz ona..Uyumak için de emmek istiyor seve seve sıcacık.. Annesi saçını severken yanaklarına masaj yaparken uyuyor..Nasıl olacak bu teyze oyun arkadaşı ona..
Teyze bile dedi..İşimiz zor..Zor..Ben yokkken beni arıyor arıyor arıyor..uyumaya yemeye beni arıyor.. Tam da ayrılık fobisinin ortasındayız..nasıl bırakıp gidicem? Nasıl nasıl?
İştten ayrılsam diyorum? ? Bir süredir aklımda..Ama nasıl?
Parasız geçinmek zor,birey olmak için para kazanmalısın,
kapıyı yumuşak kapatmalı, işim de idare ederdi hani,
Maaşım iyi, uluslarası şirket olanaklar iyi ,çlışsam şimdi dönsem,
birkaç ayda toparlarız kendimizi
Şimdiye dek tüm ceptekileri yedim..
Nasıl geçiniriz..Birikmişimiz bile yok
Eşimin yüksek lisansı kaldı..ona da Para lazım
Tontik benim üzerimden özel sigortalı,doktoru bu sigortadan..
Montessori eğitimi almak istiyorum, çalışmazsam param olmaz olmayınca da eğitim alamam ki..
Evde bunalırsam ya, sürekli bebekle tanıdığımın olmadığı bir şehirde, ruh sağlığım giderse de Ocos a iyilik yerine kötülük olursa bu durum..O mutlu olur mu ki? Ben ce o çok mutlu olur..
Bir de eşim sosyal bir ortamda çalışırken ben kıskançlık krizlerine girebilirim..Benim niye bir hayatım yok diye..Ve bir daha iş bulabilecekmiyim o bile belli değil olacak..Nereye gitsem diyeceğim çocuk yüzünden ayrıldım, istemeyecekler..Hadi istediler diyelim, bir daha çocuk yapamayacağım Allah bilir sözleşmeme koyarlar..Haklı TV'de çıkıyor haydi kızlar okula kampanyası, kardelenler vs. Kadınları iş hayatına kazandırmak için kadın destekleme programları ben ne yapıyorum hepsini aşmışım ama gidemiyorum..Bence asıl doğum sonrası kadınları işe kazandırma kampanyası olmalı..Yani ne bileyim şimdi fabrika içinde bir lojman olsa yada kreş orada her an gidip görebileceğimi bilsem içim bir nebze rahat ederdi..Dimi? Ama yok..YOK!
Of of..Dahası
Annem için için üzülüyor biz kızımızı evde otursun,parasız kalsın diye mi büyüttük diye içinden hayıflanıyor..
E ben de onların kızıyım ne de olsa.. Peki Babam ne diyor:
En Baştaki cümleyi..
"Edirne'de kızları okuturlar, erkekleri sanayiye verirler, erkekler çalışmazlar, kızlar da aklı varsa çalışır, yoksa biriyle evlenir,çocuğuna bakar,kendi hayatını yer.."