19 Nisan 2011 Salı

OPEN MY BLOG! OPEN MY MOUTH CAMPAIGN FOR TURKEY BLOGSPOT!

It has been a while Blogspot is closed writing or viewing in Turkey.I don't like this kind of boundaries. I can not even come in and write to my blog or open a new blog or anything. This is censorising our ideas!

 I want to start this campaign! Please write it in your BLOG!

OPEN MY BLOG!

We need open minds and open publicaitons in Turkey! We need a voice of our own not our MOUTHs shut!

OPEN MY BLOG!


Bana e mail atın!

http://www.emailmeform.com/builder/form/azbw2cQIc0CicgB

17 Nisan 2011 Pazar

My Recent Holiday - Honeymoon (2009)

My last holiday was to Kas,Kemer and MArmaris which was our honeymoon. After that I discovered that I am pregnant and in 2010 there was no holiday. Years or summers that I have no holiday in my life is very rare. Once or twice. It was one, when My baby was born ,last year.
That's why this year feeling came early, my season is now HOLIDAY!. I miss the sea, sun, sand, playa!
Here is attached picture from Kas, my last holiday.

DARICA HAYVANAT BAHÇESİ

Sonunda!! Bugün Darıca Hayvanat Bahçesi'ne gittik! Saat 13.00 gibi evden çıktık, tontik yolda uykusunu uyudu ve orada sapasağlam gezdik. Yabani kuşlar
Maymunlar, Jaguar(benim favorim), Kaplanlar, Geyik,Timsahlar, Çeşitli baıklar, hatta ayı! Hepsini yakından görme şansımız oldu! Ve ortamı oldukça beğendim. Buranın bakıma ve extra düzenlemeye ihtiyacı olduğunu düşünsem de hiç yok!tan iyidir. Buraya maddi anlamda bir desteğimiz olabilecekse ben bağışta bulunacağım o kesin. Çünkü Türkiye'nin bu tür merkezlere ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Alışveriş merkezi yerine çok güzel bir alternatif, yani En azından hafta sonumuzu açık havada şaşırarak geçirdik. Resimleri ve ayrıntıları daha sonraki postlarda gelecek.Eğer gitmeyi düşünüyorsanız da erteliyorsanız, ertelemeyi bırakın en kısa zamanda gidin. Giderken de yanınıza bebeğiniz dışında kendiniz içinde bir sandviç ve mutlaka SU! alın.
Linki burada:
 
 

15 Nisan 2011 Cuma

My Baby Becomes A Boy!

Zaman geçiyor.. B planını bırakıp A planına terfi etmeliyim. Son zamanlarda web de çok vakit geçiremiyorum. Hareketli bir oğlum var evde zaten az vakit geçirdiğmizden işten dönünce onunla dışarı çıkıyourz. Evimizin çevresinde kendimizce doğa gezileri yapıyoruz. Hava güzelken dışarıda keşfe çıkmak gibisi yok. Hele ki yanınızda doğuştan meraklı herşeyle ilgilenen öğrenmeye aç bir varlık varsa!!:)

Çiçekleri inceliyoruz, arıları  kuşları kovalıyoruz, kedilere dokunmaya çalışıyoruz. Ağaçları elliyoruz, ağaçç diyoruz. Otlerı seviyoruz. Bayraklara bakıyoruz. Çevredeki okullardaki Atatürk büsütnü inceliyoruz. AA Atatürk deyince hemen onu arıyor artık.
Öcosla vakit uçup gidiyor, sonra dönüp akşam yemeğimizi hazırlayıp yiyoruz. Vee banyo-uyku derken gece bitiyor. Ben de koca iş gününün ardından mutfağı toplayıp, uyuyakalıyorum.
Zaman çok hızlı geçiyor. Öğlenleri de İtalyanlar denetlemeye geldiğinden beri eve gidemiyorum bebeğimi emzirmeye, zorlanıyoruz. Ama maaşallah Öcos herşeye iyi ayak uyduruyor.. Biraz uyduramayan benim, ama beni hiç hayal kırıklığına uğratmadı şimdiye kadar, maaşallah benim oğluma hep süper bir çocuk oldu... Ömercim seni çok seviyorum!
Bu yazı da böyle biraz özel oldu ama cuma cuma içimden geldi işte!:)

Esra

12 Nisan 2011 Salı

www.pembepano.com

Her nereden geldiyse bu görünmez sinsi kural hayatımızı kemirip durup duruyor: “Suratsızlık.”

TV’deki dizilere bakıyorum arada, beş dakika dayanamıyorum, onlar bile suratsız ve olumsuz düşüncelerle dolu karakterler üzerine kurulu, sürekli bir negatif etkileşim var toplum üzerinde ve insanlar da bu etkileşimi kabul ediyorlar işin kötüsü… Kendilerini buna açıyorlar. Gülmek, neşelenmek yasak, film izlerken gülebilirsiniz ama o zaman serbest. Bir arkadaş muhabbetinde içten bir kahkaha atmak ise garipsenme nedeni, “N’oluyor?” bakışları yayından alelacele fırlayan oklar gibi gelir üzerinize… Aslında onlara şunu demek lazım: “Asıl size ne oluyor? Gülen bir insana tahammül edememek nasıl bir sorunlu ruhun belirtisidir?”

Negatif insanların en çok söyledikleri sözler: “Olmaz!, Yapamazsın!, Beceremezsin!, Sen o kadar zeki değilsin ki!, Neden gidip maaşı garantili bir iş bulmuyorsun?, Anlattıkların çok saçma!, Bak yaptıklarınla nasıl dalga geçiyorum, başkaları kimbilir ne der nasıl dalga geçer?, Otur yerinde ne gerek var?, Olsaydı şimdiye kadar yaparlardı zaten demek ki neymiş olmazmış, Kendini ne sanıyorsun?” ve benzeri yaralayıcı cümleler… Mutlaka duymuşsunuzdur hayatınızın bir yerinde, hatta belki çok daha fazla… Gerçekçi, altı dolu, iyi niyetli ve yapıcı eleştirilerden  bahsetmiyorum, aşağılayıcı-küçük gören, altı-üstü olmayan boşboğazlıklardan söz ediyorum.

Bu negatif insanlar; kendileri dahil kimseye kolay kolay katlanamazlar, ruhları bezgindir, korkaktır, tembeldir, umutsuzdur ve nerede canlı bir ruh görseler kendilerine benzetmeye çalışırlar, sürekli iğneli laflar ederler ve canınızı yakmaya, sizi yapacaklarınızdan alıkoymaya çalışırlar, bazen bunu bilinçaltlarında bilinçli ama üst bilinçlerinde bilinçsizce yaparlar ki bunlar en tehlikelileridir, çünkü kronik zarar üretirler.

Bilinçli yapanlarsa daha önce belirttiğim gibi tek nedenle yaparlar: Daha iyi olmanızı istemezler! Çünkü daha iyi olan her insan, daha kötü olanın daha iyi olmadığını vurgular. Bazıları bunu, “kıskançlık doğamızda var, normal bir şey”  ya da “Ben sadece seni korumaya çalışıyorum” diyerek, insanlar üzerindeki  negatif etkilerine kılıf (bahane) yapmaya çalışır. Böylece verdiği zararı meşru kılıp devam edebileceklerini düşünürler.

İçinizdeki aydınlığı başkalarının yok etmesine izin vermeyin ama siz de başkalarınınkini yok etmeyin. Sorunu tespit edin ama sonra çözüme odaklanın. Size köstek olanlarla ya iletişiminizi stratejik bir şekilde sınırlayın ve onların kafanızdaki anlamını yeniden oluşturun ya da kesin gitsin. Hayatınıza bakışınızı değiştirin.

Size karanlığını sunan değil aydınlığını sunan insanlara yönelin…

8 Nisan 2011 Cuma

JAPONYA'daki Çocuklar için..

Blogspoat'tan kopamıyorum, sayfa düzenini değiştiremesem de mail yoluyla post yollamaya devam ediyorum. 
DSN ayarı falan da işe yaramadı. Evde bilgisayarımda bozuldu, iş bilgisayarımdan mail yoluyla post yollamaya devam..
Bugün takip ettiğim bloglardan birinde Japonya'daki çocuklar için yardım kampanyasdı gördüm. İhtiyaçları, birkaç giysi, tuvalet kağıdı, toka vs.. Çocuklarımızın eski kullanmadıkları kıyafetleri bir de yanında onları sevindirecek birşeyler biz de gönderebilriz..
Ben şahsım adına biraz geç de olsa bir paket hazırlayacağım..Geçmiş olsun onlara, mutlu olsunlar minik Japoncuklar!

Ana sayfa şu adreste:



6 Nisan 2011 Çarşamba

Montessori, Math for 1-3 ages (Michael Olaf Web)

Toys and books for Age 1-3 that teach math and geometry (see below): 1-2 math


THE REAL WORLD FIRST
At this age the child is introduced to the world of math and geometry through manipulative toys and puzzles, real work such as the practical lifeactivities, and the natural world of physics (sand and water) and other sciences. Laying the foundation for later math and geometry work.

It is not enough for the teacher to restrict herself to loving and understanding the child; she must first love and understand the universe.
—Maria Montessori, M.D.

An interest in and love for astronomy and geology, sand and water, and all of science begins early. The first lessons come from nature—experiences of the sun and wind, playing in sand and water and mud, seeing the sun rise and set, watching the stars at night, visiting the seashore, and the child's own collections of rocks and minerals.

First we give the child the rocks, sand, water, mud, oceans, clouds, stars, lakes, and so forth; and then we give the names. All of this experience and knowledge leads to a natural concern and responsibility at a later age because children love what they know.

What is God? He is length, width, height and depth.
—St. Bernard of Clairvaux

TOYS AND PUZZLES
There are also many manipulative toys and puzzles that give the child practice in making comparisons, graduated sizes and shapes, all important preparation for math and geometry.

The foundation of a love of math comes not from rote lessons, but from joyful experience in seeing shapes and objects, in exploration with hands, and in moving through space. 
The formation of the mathematical mind, which will last a lifetime, comes from early, simple, everyday activities —collecting, counting, sorting, putting things in order, classifying, comparing sizes and colors, carrying heavy objects by hand or in a wheelbarrow, setting the table, and discovering relationships and patterns through these activities.

In the past, mathematical relationships were wondrous miracles, and so they are still for the young child who is discovering them for the first time. It is a joy for the adult to stand back and observe these discoveries as the child makes them.

COUNTING REAL THINGS, NOT ROTE RECITATION
Reciting one, two, three, four, five, and so on, is fun for a child, but not nearly so exciting as discovering that these words stand for quantities of anything—buttons, peas, spoons, family members, stars in the sky—and the realization that these concepts are used and understood all over the world!

REAL WORK
And we should never underestimate the value of practical life work, real work with the brain and hand working together in building a strong foundation in math and geometry.

If men had used only speech to communicate their thought, if their wisdom had been expressed in words alone, no traces would remain of past generations. It is thanks to the hand, the companion of the mind, that civilization has arisen. The hand has been the organ of this great gift that we inherit. 
—Dr. Maria Montessori

Online - Online Pazarlama Eğitimi

Online olarak eğitim almak istiyorum ama Türkçe dilinde kişisel gelişim dışında bu işi yapan yok gibi birşey. Arıyorum, yada ben bulamıyorum. Aşağıdaki eğitim güzel bir eğitime benziyor , ancak gidilip dinlenecek... O kadar vakit bulacağım?Hem de gündüz vakti olacak, aile-çocuk durumunu ayarlayacağım yada izin alacağım vs. vs.. O yüzden ben bu tarz  bir eğitimi online olarak almak istiyorum. (LOOKING FOR ONLINE EDUCATION ABOUT ONLINE MARKETING)

Online eğitim aldığım bir site www.3bcozumler.com Çok memnun kaldım,İzgören &AKIN, Ahmet Şerif İzgören, düzgün anlatımı ve akıcı konuşmasıyla ilgi çekici iyi bir eğitmen. Bu alanlarda (takım çalışması,iletişim,avcunuzdaki kelebek vs.) eğitim almayı düşünenlere şiddetle tavsiye ederim. Online olarak kayıt olup, şifrenizle girip istediğiniz zaman ve saatte eğitminizi kendiniz planlayabilir hatta sertifikasını bile alabilirsiniz!! (bu benim için gece yarısı ve hafta sonu uygun saatlerdi, çok memnun kaldım, geri alıp alıp tekrar tekrar izleyebildim bile ki bu zaman kısıtlamalı eğitimlerde mümkün bile değil.)

Montessori'ye olan ilgim nedeniyle bir de uluslararası Montessori Teacher sertifika eğitmini de Amerikan Montessori Vakfı'ından online almayı planlıyorum. Ancak bu sertifika Türkiye'de montessori yapabilmem için geçerli ve yeterli olacak mı bilmiyorum..
Onu da en uygun zamanda buradan alacağım: http://www.montessori-namta.org/

Online Marketing hakkında alabileceğiniz gündüz vakitli bir eğitim aşağıda bu kişiler bu eğitimi DVD ye kaydetse de bir de online oalrak satsa hiç fena olmaz dimi:)


ONLINE PAZARLAMA EĞİTİMİ
2011 Nisan
09- 16 Nisan
Yer: Büyük Eğitim Sınıfı
Toplam Ücret:300 TL

 

Eğitimin amacı: 

Kurumların ürün ve hizmetlerini internet üzerinden pazarlayabilmeleri, satabilmeleri için gerekli olan pazarlama aksiyonlarının tanıtılması.
Uygulamaları eğitim ve örneklerle web sitelerine nasıl ziyaretçi çekilebileceğinin gösterilmesi
Gelen ziyaretçilerin müşteriye dönüştürülebilmesini sağlayan stratejilerin uygulanması

Kimler Katılmalı: 

Pazarlama Yöneticileri, Pazarlama Uzmanları, E-Ticaret Site Sahipleri, Online Pazarlama Uzmanları, Web sitesine sahip KOBİ’ler, Web Sitesi İçerik Sorumluları, İnternette Olmanın Farkında olan Kurumlar, Bireysel girişimciler, satış sorumluları


Kurs Programı:

09 Nisan Cumartesi 10:00 - 16:00
16 Nisan Cumartesi 10:00 - 16:00

Eğitim Ücreti:

300 TL

Eğitim İçeriği:
1.Hafta:
 
Arama Motoru Optimizasyonu (SEO)

a)    SEO yol haritası ve planlama
b)    İndexleme ve sıralama algoritmalarına giriş
c)    Site içi optimizasyon
a.    Meta tagler
b.    Anahtar kelime seçimi ve rekabet analizi
c.    Sayfa içi linklendirme
d.    Site bağlantıları ve önemli HTML kodları
d)    Site dışı optimizasyon
a.    Harici linklendirme kuralları
b.    Longtail site trafiği oluşturmak
c.    Google SPAM, Bomb’dan nasıl kaçınılır
e)    SEO sonuçlarının ölçümlenmesi
a.    Google Analytics ile SEO performans ölçümü
b.    Web Master Tools ile performans ölçümü
c.    Chrome SEO eklentileri ile performans ölçümü
 
 Google AdWords ile Reklamcılığa Giriş
 
a)    Hesap, Kampanya ve Reklam Grubu arasındaki farklar
b)    AdWords Reklam biçimleri
i.       Banner Reklamlar
ii.      Video Reklamlar
iii.      Text Reklamlar
c)    Tekliflendirme ve bütçe oluşturma
d)    Reklam Hedefleme ve Ağlar
 
 2. Hafta:
Sosyal Ağlar'da Pazarlama:

a)Facebook'ta Pazarlama Stratejileri
            
b) Twitter'da Pazarlama Stratejileri

c) Linkedin.com’da kişisel marka yönetimi

d) Sosyal Medya Ölçümleme Araçları

e) FMBL programlamaya giriş

 Google Analytics ile Ölçümleme
 
  •    Google Analytics Standart arayüzü ve raporlamalar
  •    İzleme kodunun yüklenmesi ve özelleştirilmesi
  •    Site metriklerinin izlenmesi  
  •    Sayfa görüntüleme sayısı, ziyaret ve ziyaretçi metrikleri
  •    Zaman metrikleri
  •    Trafik kaynakları
  •    İçerik raporları

 

Eğitmen :

M.Yalçın PARMAKSIZ

Sakarya Üniversitesi’nden Elektrik - Elektronik Mühendisi ve İstanbul Teknik Üniversitesi’nden MBA derecelerini aldı. Tetra A.Ş ve Otis'te farklı pazarlama yöneticiliği pozisyonlarında çalıştıktan sonra Collezione’de CRM ve Pazar Araştırma Müdürlüğü yaptı.
 
A&B İletişim’de IBM Türk, Boeing ve SunExpress gibi firmalara İletişim Danışmanlığı hizmeti verdi. Global Access/ Broadcast Grup’da İş Geliştirme Müdürü olarak online turizm alanında çalışmalarda bulundu. Turizm sektörüne özel B2B ve B2C Online Rezervasyon Sistemlerinin tasarlanmasını sağladı. Siberalem.com, idefix.comevlilikmerkezi.comitiraf.com gibi sitelerin bağlı olduğu EBİ A.Ş'de E-Pazarlama Koordinatörü olarak SEO, Google AdWords, Analytics ve Data Mining konularında çalışmalarda bulundu.

Şu anda Türkiye'nin en büyük sinema sitelerinden BeyazPerde.com'da Pazarlama ve Satış Direktörü olarak çalışıyor. 
Sertifikalı Analytics, Google AdWords ve SEO uzmanı olan Yalçın Parmaksız, SEO, AdWords,E-mail Pazarlama ve Veri Madenciliği üzerine kafa yoruyor. 

 Rezervasyon için tıklayınız.

4 Nisan 2011 Pazartesi

Bloglara bakarken Aşağıdaki Event Gözüme Çarptı!! Haber vermek için ekledim!

here's Even More Partying This Year…

Ultimate Blog Party 2011 - Mom Blogs Link Up

The Ultimate Blog Party LIVE

This year, we will have two LIVE interactive UBP11 Events:

The Ultimate Blog Party LIVE — 9-11pm EST, Thursday, April 7th, 2011

The UBP LIVE will be a video simulcast onMomTV and 5 Minutes for Mom where Susan and I chat via web cam and text chatting with YOU! We will have a few TOP bloggers around the country that we will live stream in during the UBP LIVE as we talk about hot blogging topics!

Twitter Live Event on Monday night April 4th

The #UBP11 on Twitter — 9-10:30pm Eastern, Monday, April 4th, 2011

This will be an hour and a half dedicated to getting to know each other on Twitter with questions about blogging, social media and YOU! We will host a special Twitter Handle RSVP for this event so you can find and follow the other participants easily. Check back for that post this weekend.

There will be tons of virtual partying going on this week and it all ENDS — 11:59pm Eastern, April 8, 2010. (Well, the link lists will live on forever and you can keep blog hopping for weeks and months to come… but the 'official' party will be over.)

Entries for the fabulous prizes close at 11:59pm Eastern, April 8, 2011. And then we will begin trying to draw ALL those winners! Please have patience!

31 Mart 2011 Perşembe

özlem (doruk'un annesine ) yorum

Biz de 7 aylıkken, her döndüğümde bebeğimi uyandırdığımı farketmeye başlayınca,bizim odadan ömerin kendi odasına geçiş yapmıştık. Ömer'e hiç "bebek" odası yapmadım, kendi odasında Montessori sistemi çift kişilik bir ortopedik yatak var yer yatağı. Döne döne yatıyor. Dönmeye başladığından beri de çook rahat uyutuyorum. Arada yanına gidiyorum arada kendi odamıza..İkisi de çift kişilk hem oğlum hem ben çok rahatız.. Herkese bu yer yatağını tavsiye ediyorum. Oğlum kendi başına herşeyi yapıyor, iniyor çıkıyor, yürüyor, kendi isteyince yatıyor..Ben de oda ve ev dizaynını Amerikan Montessori Vakfi Başkanı'nın kitabından esinlendiğim( Harika Çocuk Nasıl Yetiştirilir?)
http://www.hepsiburada.com/Liste/ProductDetails.aspx?categoryid=1501606&productid=kkaknus76 kadarıyla yapıyorum. Hergün yeni birşey ekliyorum hala son haline ulaşmadı.. aMa memnunuz.. Tabi eve gelip de allı pullu bebek odası arayanlar şaşırıyor ilk doğduğu günden beri..Ee bu da bizim tarzımız..

Bebek Bezindeki Gizem!!

Bundan böyle vakit buldukça, evde yapabileceğimiz küçük deneyleri 

blogumda paylaşmayı istiyorum ki meslekten pratiğe birşeyler çıksın.

Bugün ilk başlayacağımız minik bebeklerimizle ilgili.

Bu yazıdaki deney bebek bezlerine yönelik.



Bebek Bezindeki Gizem*


Eğer, hayatınızda bir kere olsun bebek bezi değiştirdiyseniz ki, okuyan anneler mutlaka değiştirmiştir, bebeğinizin cildinde bazen kalan küçük kristalleri de mutlaka farketmişsinizdir. Bu küçük kristaller, anti-toksik yani zararsız polimer parçacıkları olup bebeğin altında ve cildindeki fazla nemi kendi bünyesinde tutarak uzaklaştırmaya yararlar.


Deney için gerekli Malzemeler:
  • Tek kullanımlık bebek bezi( herhangi bir marka)
  • Ağzı fermuarlı torba
  • Makas
  • Su
  • Gazete
  • Tuz
  • Kaşık
Baby Diaper Secret
  1. Bir adet kullanılmamış(tercih edersiniz ki) bebek bezi alın. Gazete kağıdı üzerinde dikkatlice çizgilerinden kesin ve içindeki tüm pamuk çeşidi malzemeyi çıkarın. Hepsini resimdeki gibi bir fermuarlı poşete koyun.
  2. Gazete üzerine dökülmüş olabilecek tüm polimeri toplayıp, torbaya koyun. İçine  biraz üfleyin, yastık gibi olunca torbanın fermuarını kapayın.
  3. Torbayı birkaç dakika sallayın, pamuk mazleme ve polimer birbirinden ayrılsın. Torbanın dibinde polimer parçacıkları birikecektir. Ne kadar az polimer içerdiğine şaşırdınız dimi?
  4. Dikkatlice pamukları torbadan çıkartın, aman dikkat polimerler de pamuklarla çıkmasın.
  5. Kalan polimeri bir plastik bardağa döküp, üzerini su ile doldurun. Katılaşmaya başlayıncaya kadar karıştırın.
  6. Su ve polimerden oluşan jele bakın, kabı ters çevirin bakın semsert! Kaptan çıkartın ve oynayın. Yemediğiniz ve sonrasında elinizi yıkadığınız sürece Zararsızdır.
  7. Jeli geri kaba koyun, parmaklarınızla ezin. Üzerine 1 çay kaşığı tuz ekleyin ve kaşıkla karıştırın. Bakın neler oluyor?! Tuz jelin su tutma kapasitesini düşürür. İşiniz bitince tuzlu suyu lavaboya boşaltın.Baby Diaper Secret
  8. Yeni bir bez alın ( bez masrafları bu deneylerle artacak gibi!!) ve yavaşça üzerine 1/4 bardak ılık suyu orta kısmından dökün ve tekrar dökün tekrar dökün, bakın aslında kapasitesi ne kadar da fazlaymış!!
Bu nasıl oluyor?


Bebek bezindeki suyu absorplayan kimyasal aslında super absorbant da denilen polimer, Sodyum poliakrilattır. Bir polimer basit oalrak aynı moleküllerin tekrarlanmasından oluşan upuzun bir moleküldür. Monomerler zinciridir. Molekül deyince küçük birşey düşünmeyin, bazı polimerler milyonlarca monomerden oluşabilir.

Super-absorbant polimerler, su ile karşılaştıklarında çok büyük ölçeklerde genişleme yeteneğine sah

iptir. Burada su polimer molekülleri içinde kendine yer bulur. Şöyle de düşünebilriz, bu super absorbantlar 

çoook büyük süngerler gibidir. Öyle ki kendi ağırlıklarının 800 katı madde absorplayanları bile vardır. Bu tamamen ıslak bir bebektir!

Bezin içinden çıkardığımız , pamuksu lifler ise polimeri dağıtan ve bebeğin yumuşak bir jel üstünde oturmasını engelleyen bir göreve sahiptir. Gördüğümüz üzere, bu kadar azıcık polimer bile çok fazla su tutma kapasitesine sahiptir ama onların da bir sınırı vardır. Yani Bir noktada bebeğinizi bezini mutlaka değiştirmelisiniz!!:)

HArika kullanımları yanında, super absorbant malzemeler sorun da olabilir. Nasıl ki açık havuzların hiçbiri bebek bezli bebekleri kabul etmezler. Çünkü aşırı dolan bezlerden sızan parçacıklar filtre sistemlerini tıkar. Aynı şekilde tuvaletlere atılması da yasaktır.

Çünkü büyük kanalizasyon problemlerine yol açabilir.

Ama yine bebek bezleri mutlu anne ve bebekler yaratmakta uzman malzemelerdir!

Ek Bilgi:

Denemeler için bir öneri! Birkaç bebek bezi markasını (değişik değişik) alıp polimerlerini çıkartıp ne kadar su absorpladığını bardak bardak deneyin. BAkalım hangisi fiyatına göre gerçekten daha iyiymiş?! 

Böylelikle Fiyat- kalite dengesi testini evinizde kendiniz de yapmış kendi gözünüzle görmüş olacaksınız!


SELAMLAR

ESCOS!!

NOT: Bu makale aşağıdaki adresten çevirilmiştir, yorumlar bana ait!:)


*http://www.stevespanglerscience.com

30 Mart 2011 Çarşamba

BEN de MEMURUM! BEN DE DAHA FAZLA ÜCRETSİZ İZİN İSTİYORUM! Gözyaşına son!

Memurlara yönelik çıkan 24 ay ücretsiz izin hakkından özel sektör çalışanı olarak ben de yararlanmak istiyorum. 4 senedir aynnı şirkette çalışıyorum. Tamam ücretsiz izin şirkette kimseye verilmezken bana verildi, herkes askere gönderseydin diye dalga geçti döndüğümde. Ama işin iç yüzü öyle değil ki..Ancak emekleme/yürüme noktasına gelebildik o kadar.. Hala deli gibi birbirimize ihtiyacımız var. Devletteki memur anne de biz değil miyiz? Onların hakkı benim de hakkım! Bu eşitsiz düzenleme için bir işlem yapmak istiyorum. 
Bugün izin istesem işten atılırım herhalde, üstüne üstük ayda 1 full haftasonnu cumt. pazar işe gelme zorunluluğu da var..

Yani özel sektörde işler biraz farklı, çalıştığımız sanayi da ağır sanayi, kimyasallı.. Ee bebeğim emmek istiyor ama ben işten gelemedğimde sönüyor kalıyoruz..

Süt vermek madem 2 yaşına kadar devlet tarafından destekleniyor, süt falan dağıtılıyor ya.. Eee annesi işteyken bebeğim pek de süt alamıyor.. Nasıl olacak süt izni 1 yaşına kadarken? Annesine verilen ücretsiz izin de sadece 6 ayken?

Tamam işe dönmek isteyen dönsün, kimsini ev sarmıyor, ama kalmak isteyene de izin olsaun, parası da kalsın. Biz zaten kariyerde otomatik geri kalıyoruz, hamilelik, doğum, bebek derken.. Ama herkesin eşi var, herkesin çocuğu var değil mi? Sadece devlette çalışanların değil? 

Destek bekliyorum!!

Bize bir yardım eli!!

Lütfen konuyu yayalım

Esra K. Coşkun


27 Mart 2011 Pazar

BLOGUMA DOKUNMA!!!


Ülkemde internetle ilgili her sıkıntının yasaklayarak çözülmesinden bıktım. Daha önce de olmuştu blog yasağı. Nedendir, mantığı nedir anlayamıyorum. Birçok blogger bloguna girmeiyor. Servis sağlayıcılar sırayla engelleyecekler sanırım. Her seferinde bakalım bu sefer yasaklanmış mı diye bloguma tıklamak istemiyorum. Gayet masum, kişisel, bana ait anılarımın, emeklerimin bir anda kaybolmasını istemiyorum.
Sen de istemiyorsan bugün bu görseli blogunda paylaş lütfen...

23 Mart 2011 Çarşamba

Türkiye'de bir Çocuk Müzesi Kurabilirmiyiz?

Açıkçası uzun zamandır düşünüyorum. Türkiye'de bir çocuk müzesi girişi içinde olmayı. Dünyada bir çok örneği var ancak Türkiye'de bir tane bile yok. Var olanlar normal müzeler, bilim merkezleri ve oyuncak müzesi benim dediğim bambaşka bir konsept. Asıl şu gün apram olsa istedğim yeri açmak için, hemen bir doğa eğitimini de içeren, çocuklara (toddler, kids, 3-6 yaş, 6-12 yaş ve daha büyük çocuklar:)) yönelik bir çocuk müzesi açmak isterim. NY Children's Museum tarzı birşey hayalimdeki. Brooklyn'deki. Hiç gitmedim ama internetten her gün gidiyorum:)

Geçen günlerde Güler Sabancı'nın Cunda adasındaki hayalini gerçekleştirdiği haberini okuyunca içim gitti. Paran olunca tüm hayallerini gerçekleştirmek bu kada rkolay diye düşündüm. Güler Hanım gibi olmayı isterdim sırf bu yüzden. Amaçlarım hayallerim, toplumu ilgilendiren şeyler, bu toplumu, çocuklarımızı bir nebzede olsa Dünya çocuklarının seviyesine yaşıyabilmek çünkü bilgi dağarcığı gelişim anlamında çok çok az özen gösteriyoruz bu ülkede çocuklarımıza. Sadece anne baba olarak bireysel insiyatiflerle değil, geniş kitleleri etkileyebilecek gelişimler olsun istiyorum.
Mesela Sakarya Bilsem'den Murat Bey'in çalışmaları gerçekten dikkat çekici.

Bu işle ilgilenebilecek birkaç mimar araştırdım Türkiye'den zamanında birkaç Mimar Sinan Mezunu mimar öyle bir proje 2003 te düşünmüş İzmit için hem de. Ama sanırım taslak halinde kalmış kendilerine de ulaşamadım. Mailleri değişmiş vs. olabilir. Bu iş için nasıl bir fizibilite nasıl bri başlangıç yapmak gerekli.Bloglard ayazan mimar arkadaşlar da var, yada önce para sahibini mi bulmak lazım. Bir şekilde birşeyler yapalım var mısınız? Sonuçta Montessori de Veli İnsayitifi kurulmuş bir okul oldu değil mi?

İlgili bağlantılar:

How to make Creamy Soups without the Cream?


creamy soups without the cream

With today's focus on healthy eating, even soups have changed. Traditional cream soups derive their smooth texture from liberal amounts of milk or cream, thickened with flour or cornstarch. Now when we make soups that are creamy, chances are they contain no cream at all: They're likely thickened with purees made from starchy vegetables.

One of our favorites is butternut squash soup. It's similar to hearty soups made of pumpkin, potato, sweet potato or parsnip, all vegetables that are low in water and high in starch and fiber. As these vegetables cook, their starchy contents absorb liquid and swell, adding natural thickening power to the soup.
Making soups with such dense vegetables involves three basic steps, and each makes scientific sense.
Step One: Begin by sautéing aromatic vegetables, 
such as onions, leeks, or garlic, in a small amount of butter or olive oil. 
While these ingredients aren't noticed in the finished soup, 
they do add to its underlying character. As they sauté, 
their cell walls soften, releasing their inherent flavors and aromas. 
The fat or oil used in sautéing carries not only their own (now mellowed) 
flavors but also the flavor of any spices you choose to add. 
Consider grated ginger and sautéed shallots with carrot soup, 
coriander with broccoli, and nutmeg with parsnips. 
For some real zest, curry powder adds definite pizzazz to squash soup.


Step Two: Peel the vegetables (butternut squash peels easily) and 
cut the flesh into cubes. This step increases the surface area of the 
vegetable exposed to both heat and liquid, resulting in a shorter 
cooking time and a faster transference of flavors into the liquids. 
Now combine the sautéed onions or other aromatics with the 
cut vegetables and chicken or vegetable stock (or with squash 
try fresh apple juice). Use roughly 2 cups (500 ml) liquid to 4 cups (1 l) 
of chopped vegetables.
If you are featuring just one vegetable and it isn't particularly 
starchy—broccoli, for instance—add a small, thinly sliced potato 
or a 1/2 cup (125 ml) of rice. You won't notice either in the finished 
soup, but each swells during cooking and works well as a thickener. 
Simmer gently until the vegetables are tender.
Step Three: Puree the slightly cooled mixture in a blender. 
Or puree just half, leaving the remainder chunky. 
You might be surprised that a soup's "feel" as it rolls over 
your tongue strongly influences its appeal. Some people like 
smooth soups; others prefer a more substantial texture.
The process of pureeing releases both starch and fibers, 
which thicken the soup. With starchy vegetables, pureeing 
breaks down cell walls so their starchy contents spill through 
the broth. In vegetables such as broccoli, the cellulose that 
once held the stalk stiff is now transformed into minute fibers, 
which also add to the thickness of the soup.
Now that the vegetables have done their job, the 
final touches are up to you. A little freshly ground pepper? 
A touch of wine or sherry? A dollop of yogurt or crème fraîche?
January is such a good month to practice on soups. Try thickening 
with purees, improvising with ingredients and seasonings, and 
experimenting with various textures. Then we encourage you 
toadd your wisdom, questions, and experiences to the 
Forum so we'll all benefit.
À la soupe!
Anne and Sue



Anne Gardiner & Sue Wilson are the authors, with the Exploratorium, of the book The Inquisitive Cook.

21 Mart 2011 Pazartesi

bloger kapandı mecburen wordpress'e gectim!

Blogger kapandığı için malesef wordpress'te aktif olmayan hesabımı aktive edip, oradaki adrese blogumu taşıdım. İş yerimde malesef ikisini de açmaya kapatmışlar.. Facebook'a twitter'a açık ama bloglara forumlara kapalı!! :)
Bu yazımı da mail aracılığıyla yazıyorum. Bundan bir önceki postumdaki www.eucos.wordpress.com adresindeyim. Blogspot açılırsa geri geleceğim aksi halde beni diğer blogumda yeni ve farklı konularla bulabilirsiniz!!

Not: Çokbilmiş sana ulaşamıyorum bana ulaş!! lütfen :)

Esra

18 Mart 2011 Cuma

WORDPRESS'e Ben de Taşındım!!

Henüz alışamamış olsam da sonunda ben de wordpress'e taşındım:
www.eucos.wordpress.com adresindeyim...
twitter: @escosku
nurturia: scandinav

beni unutmayın canım!!

Escos
 

2 Mart 2011 Çarşamba

Çin'den italat mı, Franchising mi yoksa kendi işim mi?

Uzun zamandır yazamadığımın farkındayım.. Bebeğimin doğum günü süper geçti..Güzel Güzel Fotoğraflar çekildik. Dah bilgisayara yüklemeye fırsat bile bulamadık.. Ardından stüdyo resmimiz de geldi ama onu aile içind ebile yayar yaymaz ocos'a çook fena nazar değdi hastalandı..
Dün ateşi çıktı bir indi bir çıktı.. Zor bir gündü evde kaldım.. Ama yine evdeki kadın sendromu yaşadık.. Oğlum hasta diye üzülüyorum. Eşim de hastalandı bugün. İş de yine bir külfet. Evd eiş yapayım diyorum ya farkettim ki, biraz zor bir konu çünkü oğlum tüm ilgiyi istiyor onunla ilgilenirken evde iş yapmak nasıl olacak bilemiyorum. Şu durumun ev versiyonu oluyor sanırım.. Kadın evde ben evde ben işle o çocukla ilgileniyor. Benim istediğim bu değil ki??

Kafamda dolaşıp duran tilkiler ocosla gecleri 8-10 kez uyandığımızda da kafamda oluyor.. Emerek uyuduğu için mi uyanıyor ben işe başladım da bana mı kzııyor bilmyorum. Dün bakıcımız bana böyle yapmıyor ben de yiyor vs deyip duruyordu..
alınmamak işten değil..

KAfamdaki işler arasında ithalat da var, baskı işi de, yada bir franchising işi alsam da yürütsem.. Ama sıfırdan kendi işni yapmak baskı imalat vs.. hem çok pahalı hem de çok zahmetli olacak gibi.. Ya ilk zamanlar parayı harcamayı düşünmeden alacaksın satamazsan elinde kalacak..
Bilmiyorum ithalat konusunda ise hiç fikrim yok. Çin'den alınacak güzel şeyler de buldum ama ithalatı nasıl olur bilemiyorum. Yollarda nasıl takip ederiz onu da bilemiyorum.Fikri olan beri gelsin ?

Nitekim kendime michael olaf sitesinden aldığım "Bringing out the brilliance in your infant" DVD'm ve montessori teaching booklets "0-3 age" booklet lerim yok. Parasını ödedim yaklasık 100 TL ancak post office e verildi mi kayboldu mu verilmedi mi bilemiyoruz. Michael Olaf company'e attığım mailler de cevapsız. Dolandırıldım gibime geliyor. Sakın ola siz oradan almayın!

BE YOU OWN BOSS

BE YOU OWN BOSS
BE ENTERPRENEUR, EARN MONEY

Labels

bebek (40) bakıcı (8) bakıcı devir işlemleri (8) doğum (8) işe başlamak (7) bebeğim (6) doğumgünü (6) işe dönmek (6) anne özlemi (5) girişimcilik (5) annelik (4) baby (4) bebek oyunları (4) emzirme (4) hamilelik (4) işbaşı (4) montessori (4) orff (4) çalışma (4) çocuk (4) Chicco Polly (3) annemi istiyorum (3) aşk (3) beklemek (3) children (3) doğum izni (3) evde kalmak (3) for mom (3) girişim (3) izmit (3) mutluluk (3) zeka (3) ömer (3) 15 ay (2) 6 ay (2) Formula 1 (2) aile (2) aktivite (2) alerji (2) araba (2) astim (2) bayram (2) bebek hareketleri (2) bebekle tatil (2) bilim (2) blog (2) cocuk (2) destek (2) deterjan (2) doğum sonrası (2) evde başbaşa (2) evlilik (2) hayat (2) hikaye (2) iş sanat (2) kendime dair (2) kids (2) küçük insan (2) okul (2) oyun oynama (2) parti (2) pazar (2) pick up (2) reasons to have children (2) sabun (2) son gün (2) turkey (2) yatak (2) yenge (2) yeni haberler (2) yetenek (2) İŞ (2) 0-3 years (1) 12 ay (1) 1215 (1) 17 Şubat (1) 2010 (1) 27 eylül (1) 7 ay (1) 9 ay (1) ADD (1) AFS (1) BRANDMAIL (1) Bulent Madi (1) CIA (1) DEGISIMI (1) DOĞAL MAKYAJ (1) Ferrari (1) Fila Motion 9 (1) H1N1 (1) IRAZ (1) KULTUR (1) LOVE (1) NUDE (1) OGRENCI (1) PUPA (1) TURK (1) Türkiye'de (1) VAKFI (1) Yaş otuz (1) affet (1) agaç (1) all star (1) alternatif eğitim (1) altı aylık (1) anaokulu (1) anksiyete (1) arada kalmak (1) arasta (1) arkadaş (1) astım (1) atölye (1) avusturya lise (1) ayrılma fobisi (1) ayrılma ile başa çıkma (1) ayrılma kaygısı (1) aşı (1) babycenter (1) başarmak (1) bebek ayakkabı (1) bebek bezi (1) bebek odası (1) bebek sahibi olmak (1) bebekle yurtdışı (1) bebeğimi bırakmak (1) bebiş (1) bekarlık (1) beklediğim an (1) belgesel (1) berbat sipariş (1) bezi (1) birthday (1) blogspot (1) bronsit (1) burak büyükdemir (1) burger king (1) business plan (1) buğday (1) canlı yayın (1) canım (1) censor (1) chicken (1) coach (1) converse (1) darıca (1) deneyim (1) dernek (1) devam (1) devrim (1) değer (1) değiştirme (1) diaper (1) dikkat bozukluğu (1) discipline (1) diş buğdayı (1) diş hediği (1) dj (1) dogumgunu (1) doktorum (1) domuz giribi (1) doruk (1) doğa dostu (1) doğum günü (1) dönüm noktası (1) düzen (1) e-ticaret (1) e-tohum (1) edirne (1) education (1) egitim (1) emerek uyuma (1) enerji (1) enterpreneur (1) eskişehir (1) esra (1) esumom (1) evlendik (1) evlenmek (1) ezel (1) eğitim dostları (1) fabrika (1) feng shui (1) firsat (1) geldi (1) geliştirici (1) geliştirme (1) gezi (1) giden (1) girls (1) gitme vakti (1) gitmek (1) gizem (1) global warming (1) goethe (1) goran bregovic (1) grow (1) grubu (1) hafta hafta (1) haftasonu (1) hafıza (1) haklari (1) hammaddeler.com (1) hanımın (1) hasta (1) hastalık (1) hayat hikayem (1) hayvanat bahçesi (1) hayır (1) hedef (1) hedik (1) hediye (1) herşey (1) heyecan (1) hiperaktif (1) hiperaktivite (1) his (1) hobi bahçesi (1) home office (1) hıdırellez (1) icat (1) indu (1) ipek (1) israil (1) istemek (1) istemiyorum (1) italya (1) iş planı (1) kader (1) kadin (1) kahvaltı (1) kahve (1) kalem (1) kalorifer (1) kangoo (1) karada (1) karanfil (1) keskin (1) konser (1) konu (1) kosgeb (1) kostum sitesi (1) krep (1) kurban (1) küresel ısınma (1) kütahya (1) kıpırtı (1) kış (1) lamba (1) lastik (1) life (1) like (1) lisans (1) lohusa (1) lohusalık (1) mama sandalyesi (1) marmaray (1) merkez (1) merkezi (1) midpoint (1) milano (1) mimar (1) mucize (1) mumpreneur (1) mühendis (1) mümkün mü? (1) müzik (1) nefes (1) nikah (1) ninni (1) nişan (1) norveç (1) nurturia (1) ocos (1) oncesi (1) onur erol (1) open blog (1) oyun (1) oğlum (1) paktuna (1) park (1) pasaport (1) pedagoji (1) peer gynt (1) piano (1) picasaweb (1) plan (1) plus syn (1) polymer (1) premature (1) psychology (1) put down (1) ralli (1) referandum (1) reform (1) robinson (1) rocker (1) sabiha (1) sabunagaci (1) sabunagacı (1) salıncak (1) sanayi (1) sapanca (1) sayi (1) schulwerk (1) science (1) science at home (1) secret (1) seminer (1) seyahat (1) sigara (1) sir (1) site (1) soapnut (1) soguk (1) sonbahar (1) sosyal medya manyağı (1) squidoo (1) stumble (1) sultanlık (1) sunnet (1) sürüş (1) tahta (1) temizlik (1) ticaret (1) tips (1) toddler (1) toros (1) tracy hogg (1) tumbletots (1) tuzlu (1) twinkle (1) uyku (1) van (1) vinç (1) vücut (1) waldorf (1) walker (1) yahyakaptan (1) yanar (1) yapmak (1) yaprak (1) yaratıcı (1) yaratıcılığın gelişmesi (1) yardım (1) yarı doğumdünü (1) yarı yaşgünü (1) yatır kaldır (1) yeni yıl (1) yer yatağı (1) yoğurt (1) yurtdışı (1) yüksek lisans (1) yıldönümü (1) yıldız (1) zaman (1) zeynep (1) ÜZE (1) çarşaf (1) çiftliği (1) çin astrolojisi (1) çin falı (1) çocuk program (1) çocuk sahibi olmak (1) çocuklar (1) çocuğu (1) çocuğuma dokunma (1) öksüz (1) öss (1) özlemek (1) ülke (1) üretim (1) üstün (1) ıspanak (1) ısparta (1) ışık (1)

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı