24 Mayıs 2011 Salı

Soyu Tükenen Her Çocuk için 2 TL!!


Günümüzde, Kuşların %12 si, Memelilerin %22 si, Sürüngenlerin %28 si, Çift yaşamlıların %30 u, Omurgasızların %37 si soyu tükenme tehdidi altındadır.

Neden Maymunlar ve Yaşam Alanları Önemli?

Dünyada 400 primat türünden sadece 22 si maymun sınıfındadır. 6 büyük maymun türü ve 16 tür gibon maymun türleri bu sınıftandır. Parantez içinde belirtilen kısaltmalar IUCN ye (Uluslararası Doğa Koruma Birliği) göre belirlenen tehdit risk sınıflarını içerir.

ape-campaign

Her Çocuktan Soyu Tükenen Her Çocuk İçin Sadece 2 TL

Büyük maymunlar:

Goril  (Batı Afrika (CR) ve Doğu (Orta Afrika) (EN) türleri), Orangutan (Borneo (EN) ve Sumatra (CR) türleri), Şempanze (EN), Bonobo maymunu (EN),

Gibonlar :

Agile gibonu (EN), Beyaz sakallı gibon (EN), Kloss gibon (EN), Lar-beyaz elli gibon (EN), Javan-gümüşi gibon (EN), Gri Borneo gibonu (EN), Tepeli gibon (EN), Kuzey beyaz yanaklı gibon (CR), Güney beyaz yanaklı gibon (EN), Sarı yanaklı gibon (EN), Siyah tepeli gibon (CR), Hainan gibonu (CR), Cao-Vit gibonu (CR), Batı Assam beyaz alınlı gibon (EN), Doğu Assam beyaz alınlı gibon (VU) ve Siamang (EN) bu türlerdir.

VU: yok olmak üzere, alarm.    CR : kritik düzeyde, koyu kırmızı.    EN : tehdit altında, kırmızı

Maymunlar, tropik ormanların kilit türlerindendir yani, ormanın yapısına katkıda bulunurlar, bitki türlerinin çoğalmasında ve yayılmasında rol oynarlar.

Maymunların yanı sıra, tropik orman ve orman ekosistemlerinin korunması sadece hayvan ve bitki türleri için değil insanlar için de kritik önemdedir.

Maymunların Primatlardan Farkları ve Kısa Bilgiler

Kuyrukları yoktur, göğüs kafesleri daha büyüktür, kolları bacaklarına göre daha uzundur, yatak yaparak uyurlar, beyinleri daha büyüktür, Daha iyi düşünürler. Yaratıcı ve duygusaldırlar. Sosyaldirler.

Goriller, Batı ve Orta Afrika’da yaşamaktadırlar. 170 cm boy ve 180 kg a kadar varan gorillerin %80 i tehdit altındadır. Ömürleri 55 yıl kadardır. Baba, eşler ve çocukları şeklinde gruplar halinde yaşarlar. Avlanma, madencilik, ağaçların kesilmesi ve hastalıklar nedeniyle, son 25 yılda nüfusları %60 azalmıştır.

Orangutan, Malezya dilinde ‘Orman İnsanı’ demektir. Ağaçta yaşayan en büyük canlıdır. Kollarını açtıklarında uzunlukları 260 cm. e varmaktadır. Borneo-Malezya ve Sumatra-Endonezya’da yaşamaktadırlar. 140 cm boy ve 90 kg a varan ağırlıkları vardır. Ömürleri 60 yıl kadardır. Baba, eşler ve çocuklarıyla ya da yetişkin olduklarında yarı-yalnız yaşarlar. Orangutanlar az üremektedirler, ayrıca yaşadıkları ormanların hurma yağı ticareti nedeniyle hızla tahrip edilmesi, avlanma nedeniyle sayıları azalmaktadır. Bu hızla tahribat ve avlanma devam ettiği takdirde 10 yıl içinde yok olacakları tahmin edilmektedir.

image003

Şempanzeler ve Bonobolar, Batı Afrika ve Ekvator çevresinde Afrika’da yağmur ormanlarında, kenarlarında ve bataklık ormanlarında yaşamaktadırlar. Doğada 30-40 yıl, hayvanat bahçelerinde 50-60 yıl yaşamaktadırlar. 1 metre boy ve 50 kg ağırlığa kadar varabilirler. Büyük ve çoklu erkek-dişi gruplar halinde yaşarlar. Grup sayısı 60 a kadar çıkabilir. Ormanların ağaç kesimi, madencilik nedeniyle hızla tahrip edilmeleri ve yok olmaları, insanlardan bulaşan hastalıklar, avlanma ve bölgedeki savaşlar nedeniyle, son 30 yılda nüfusları %66 azalmıştır.

image00516 türü barındıran Gibon maymunları, daha küçük cüsseye sahiptir. Kuzey Vietnam, Güney Çin olmak üzere Asya’da yaşarlar. Çok sosyal ve meraklı hayvanlardır. 15 metre yüksekliklere rahatça çıkabilirler ve ormanda ağaç ve sarmaşıklar arasında yol alırken hızları 55km/s e varabilir. Eşler halinde yaşarlar. Ormanların ağaç kesimi, madencilik nedeniyle hızla tahrip edilmeleri ve yok olmaları, hastalıklar ve avlanma nedeniyle sayıları hızla azalmaktadır.

EAZA Ape Campaign (2010-2011) EAZA Maymun Kampanyası (2010-2011)

EAZA’nın bu seneki uluslararası kampanyası maymunlar ve yaşam alanlarının korunması üzerinedir.

Kampanyanın ana amaçları, maymunların ve yaşam alanlarının korunmasına ilginin, bilincin ve bilginin arttırılması, yaşam alanlarının korunması çalışmalarının arttırılması, bu türlerin avlanmalarının azaltılması, dünya çapında kampanya süresince 1 milyon Euro bağışın toplanmasıdır. Kampanya 1 Ekim 2010 ile 30 Eylül 2011 tarih aralığında sürecektir.

Aşağıdaki projelere destek amacıyla, her üyeden, ülkesinde yapacağı alt kampanyalarla, 9.999 Euro altın, 6.666 Euro gümüş ve 3.333 Euro bronz olmak üzere değişik kategorilerde katkı beklemektedirler.

-Kamuoyunda kampanya içeriği ile ilginin uyandırılması, bilincin arttırılması ve bilgilendirmeler

-Awely Green Caps (Bonobos maymunları, Ikela Ormanı, Kongo, Afrika

-Dja Biosphere Reserve (Goriller ve Şempanzeler, Kamerun, Afrika

-Cao Vit (Gibbon maymunları, Kuzey Vietnam-Güney Çin, Asya

-Kinabatagan Orangutan Koruma Programı, Sabah, Malezya

Bu 4 proje ekte verilen EAZA kriterlerine değerlendirilmiş 16 proje arasından seçilmiştir.

Bizim Bu Konuyla İlgili Projemiz Ne Olacak?

Proje, EAZA’nın maymunların korunması kampanyasına destek olma yanında, parkımızda bulunan maymunların barınma alanlarının genişletilmesi ve bakım şartlarının daha da iyileştirilmesi için ilave 6 dönümlük yeni alan da dahil olmak yeni maymun bölgesi projesini de kapsayacaktır. Ayrıca parkımıza bu çerçevede, koruma ve çoğaltma amaçlı goril ve orangutan türlerinin de kazandırılmasını içermektedir.

Katılmak isteyen duyarlı vatandaşların Vakıf banka hesabına ve parkımıza gelen ziyaretçilerin bağış kutularına takdir edecekleri birer lira katkıları ile proje hayat bulacaktır.

www.farukyalcinzoo.com  adresinden ve basın yoluyla kampanyanın gidişatı ile dünya çapındaki kampanyanın gidişatı hakkında sürekli şeffaf bilgilendirmeler yapılacaktır.

Ekim 2011 itibariyle, EAZA kampanyasına toplanan para aktarılacak ve yeni maymun bölgesi inşaatına başlanacak ve EAZA kanalıyla goril ve orangutan ailelerinin parkımıza kazandırılması görüşmelerine başlanacaktır.

Fun for toddlers

Walk-a-Lot

Time

  • 5 to 10 minutes

Materials

  • None

Directions

Knowledge of what the body can do begins with learning to move it in different ways, at different paces, and in ways that challenge emerging balance. Encourage your toddler to walk in different ways with you--with high marching steps, with big striding steps, etc.

Extensions

  • Follow any cues that your toddler gives for ways to play this game.
  • Use music of varying tempos to play the game.
  • Try the game in shoes and then barefoot and talk about the difference.

22 Mayıs 2011 Pazar

Doktor Günü..İTÜ Uçurtma Günü..İstanbul Günü..21/05/2011

Dün hafta tatilimdi. Bugün burada arıza var ve işteyim. 

Malum Öcos 15 aylık oldu 5 gün önce. Bebeğimi önceİstanbuldaki doktoruna götürdük. Sonunda Doktorumuz Erhan Ateş'ten iyi sözler duyabildik. Kilosu 25lik persentilden 40lığa çıkmış ama artık sadece boy önemliymiş..:) Oh be!!! Boyumuz 90lık persentilde :))
3 azı dişi birlikte geliyor. Öcos acayip huysuz ama biz beraber gezince susuyor:))
Ardından planlarımızdaki gibi İTÜ Mezun Günü, uçurtma şenliklerine gittik.. Ocos uçutmalara onun değimiyle TOTTO lara SEKA PARK gezimizden beri (Anneler Günü-Roman Şenliği) taktı. Biz de Maslak'ta uçurtma aldık, balon kovaladık,davul dinledik,halk oyunlarını izledik, yeni açılan AVM Sosyal Tesislerinde yemek yedik..Burası Acayip güzel olmuş, akademik hayatıma kaldığım yerden devam mı etsem ne?? :))

Sonradan İstinye'den Yenikapı'ya bir sahil turu yaptık..(OCOS bu arada uyudu) Bayıldım, çok özlemişim istanbul'u.. Ama trafiğini değil tabiki... Günde 6 saat trafikle yaşardım, böyk! 
Süper bir gün geçirdik, Sirkeci Sokaklarında yrüdük, bisikletlere, fotogracılara gittik.. 
Akşam da hepimiz tabiri caiz se ölü gibi uyuduk..
Bugün de bomba gibi işteyim.Ama bu hafta biraz yopun olacak belli şimdiden..
Hadi ben işe geri döneyim, içeride arıza var..
Bilare resimlerimi de paylaşacağım!!

Mutluyum!!

20 Mayıs 2011 Cuma

ORFF MERKEZI - ORFF - SUPER!!

Bir süre önce, yaklaşık herhalde 2 ay oldu. ORFF Merkezine üye oldum. ORFF oldukça ilgimi çekti çünkü. Becerebilirsem bu işin tam bir parçası olmak istiyorum. Fırsatınız olursa Onur Erol'un "ailece müzik" çalışmalarına katılın derim!
Yada ORFF Merkezinden seminerlere oğlum izin verdiği ilk gün oradayım!

İşte size MUZIK / ORFF / DRAMA dan iki video:

Yavaşlatılmş hali:

Bir Kostüm Sitesi Açıldı...

Bir Süredir mail gruplarından ve çeşitli alanlardan karşıma çıkıyor.Blogumda da yayınlamadan geçemeyeceğim:

Başarılar diliyorum!




Bir kostüm sitesi açıldı...

www.kostumsitesi.com Türkiye 'de gösteri organizasyon ve kostüm sektöründe varolan bir açığa hizmet etmek amaçlı kurulmuş , bu alanda var olan çeşitli uygulamaları müşterilerine tek bir yoldan ulaştırmayı amaç edinmiş bir web sitesi projesidir.


Peki Bu sitede Neler Var!

Çocuğunuz için ona özel dikilmiş kostümler var!
Çocuğunuz için özel hazırlanmış pastalar var!
Artık çok özel hediyeler kostümler,pastalar bir tıkla yanınızda,sevdiklerinizde...
kostumsitesi.com kostüm satış kiralama satış sonrası destek hizmetlerini NE&MO Kostüm ile yapmış olduğu anlaşma çerçevesinde yürütmektedir. NE&MO kostüm 2003 yılından beri Türkiye de yüzlerce devlet ve özel okulda eğitimlere katılmış, halk oyunları tiyatro ,müzikal ve diğer branşlarda hizmet veren öğretmenleri ile kendini bu alanda ispatlamış bir gösteri organizasyon ve kostüm satış - kiralama şirketidir.Orjinal kostümler arıyorsanız doğru yerdesiniz.
kostumsitesi.com pasta ve yiyecek ürünlerinin satış ve teminini Balpasta Butik tasarım atölyesi ile yapmış olduğu anlaşma çerçevesinde yürütmektedir.
Birçok standartlara uygunluk belgesi taşıyan atölye de ,hala ilk günlerdeki heyecanla, hazır gıda standardının dışında doğal ve lezzetli ürünler üretilmeye devam edilmektedir.Ürünler Tarım ve Köyişleri Bakanlığının izni ile Gıda Kodeksine göre üretilmektedir.
Copyright © 2010-2011 www.kostumsitesi.com





Simply Montessori Blogundan :)

Bir bebeğin doğuşu.. Çok güzel..

19 Mayıs 2011 Perşembe

Üstün Yetenekli Çocuğum Var! Semineri 29 Mayıs'ta

Anabilim Eğitim Kurumları’nın düzenlediği ‘Üstün Yetenekli Çocuğum Var!’ Semineri, 29 Mayıs’ta yapılıyor. Anabilim Konferans Salonu’nda gerçekleşecek seminerde Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Üstün Zekalıların Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı ve Üstün Yetenekliler Eğitim Programı’nın (ÜYEP) Kurucu Koordinatörü Doç. Dr. Uğur Sak konuşmacı olarak katılacak. Üstün yetenekli çocuklar üzerine yaptığı araştırmalarla Türkiye’nin bu konuda en önde gelen isimlerinden biri olmayı başaran Sak, bu alanda ayrıca Güney Kore’ye danışmanlık yapıyor. Seminer süresince Sak’ın dinleyicilerle paylaşacağı konu başlıkları şu şekilde:
- Üstün yetenekli çocukların okulda, evde ve arkadaşlarıyla yaşadıkları sorunlar
- Üstün yetenekli çocukların anneleri, babaları ve öğretmenleri ile olan ilişkileri
- Üstün yetenekli öğrencilerin okulda yaşadıkları sorunlara ilişkin çözümler
Konusuyla ve kapsamıyla çok geniş bir kesim tarafından ilgi görmesi beklenen seminerin bir diğer konuşmacısı Prof. Dr. Ayşegül Ataman. Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölüm Başkanı olarak görev yapan Ataman, üstün zeka tanısının yarattığı etki sorunları ve bu sorunlarla baş etme yolları üzerinde duracak. Ataman’ın konuşmasının son bölümü de üstün zekalı olarak tanımlanmanın öğrenci üzerindeki olumlu akademik ve kişilik etkilerine ayrıldı.

15 Mayıs 2011 Pazar

Love & Discipline (For Moms)

Getting the balance right between love and discipline is much harder than it
sounds. Being a loving parent with firm discipline is learnt over time, often
through bitter experience. Giving in to our children's demands can seem an easy
answer at first but we quickly learn that it leads to many more difficulties later on.
No one wants a spoilt child and you can never spoil a child with love or the time
you spend together. However, allowing children to have what they want, buying
expensive toys, always letting children win at games etc is the kind of adult
response, which tends to lead to behaviour that most of us would consider is
typical of a "spoilt" child. 
The golden rule is to always decide if you can say YES before you say NO.
However, once, you have said No, you have to stick to your decision. Many
parents make the mistake of saying NO to children's requests only to change
their minds later. Setting rules to stick to is usually much easier than simply saying
NO to children e.g. "We can only have sweets when we have finished our
shopping". 
Once you have explained the rule, you
can help your child to understand the
boundaries of your decision and make sure he understands any exceptions to
the rule and why they have happened. Most children understand that rules have
to be accepted and challenge them far less than they would statements from
parents. 
Be positive - children learn from our approach – if we deal with things negatively
by saying "No you can't…" we shouldn't be surprised when they are negative
back. WHEN – THEN is a good strategy. Explain when she will be old enough to
do this for herself and help her to find a way around things until then e.g. When
you are 6, then you can…. Children usually accept clear reasons and time limits
more easily than a simple NO. 
Children are pre-programmed to cry for what they want – that is how they told us
they were hungry as young babies. Tantrums are just an extension of this
behaviour. Stay calm and firm. Tantrums are attention grabbers and usually stop
quickly if a parent doesn't hang about. Remember to reward and praise positive
behaviour – try hard to catch children being good. 
Children need help to handle their emotions. They need to be encouraged to talk
about how they feel, to learn to label the emotions and begin to understand their
difficult feelings. With young children, puppets and drawing can be very effective
decide if you can say...
YES before you say NO
ways of getting an idea of how a child is feeling etc. However as a parent you
need to lead by example and talk about your feelings and how you deal with them. 
Being firm does not mean that you can't have fun or that your child will not be
happy. In fact the reverse is true, many children feel unloved if there are no rules
to govern their behaviour. However, the problem for many parents is what to do
when children refuse to co-operate. The removal of privileges is usually the most
common form of discipline used. To make this effective, some simple rules must
be followed:-
• The action you take must be treated as a consequence of the 
misbehaviour. Appreciating that our behaviour has consequences is an
important stage in learning to take responsibility for our own behaviour, thinking
before we act and learning to respect authority. It is not simply a form of
punishment, it goes much deeper than that so the
consequence should be carefully linked to the behaviour e.g. a
child who repeatedly plays football in the house, when they
have been told not too, should have the ball removed for a set
period of time. On the first occasion (or for young children), a
short time period should be used which is stated at the time.
As a general rule, short time periods are more effective than
long bans because it is easier for the adult to stick to the ban
for a day than a week.
• The action must be appropriate for the child's age. The younger the child,
the more immediate the consequence e.g. telling a two year old that something
won't happen tomorrow is no use as the event is too far in the future. When it
happens it is too unconnected with the event to mean anything to the child. You
need to understand the level of maturity of your own child to know what will work
and what will not. For some 3 year olds the prospect that they cannot go to play
at a friend's house in the afternoon is fine, but for others it is so far ahead that it
has no impact at all. To help remind yourself, keep a record of how immediate
the removal of privileges had to be, to be effective e.g. within 2 hours worked well
but over 3 hours, the impact was lost.   
• Your actions must be consistent. To be consistent, the child must understand
the rule and the consequence of breaking the rule. If the rule is not broken but the
child has been annoying, then you cannot remove the privilege otherwise you
undermine yourself and the impact of your actions will be lessened. In that
instance you have to inform the child that their behaviour is unacceptable,
explain what the consequence of them continuing will be and that they have the
choice to stop or continue. It is very important that children realise that they made
the choice to continue behaving badly and that by doing so they chose to lose the
privilege.  
• You must be able to see the consequence through each time the rule is
broken. If you cannot, then do not use this consequence as the child will realise
that sometimes you say things and they happen and other times they don't. That
kind of inconsistency stops children taking responsibility for their own behaviour
and tends to create whinging and whining because the child does not
understand when their behaviour is considered to be poor and when it is not. 

T I P S   B O X
• Be positive – say what children can do rather than what they can't do
• Try to interpret events optimistically e.g. WHEN…THEN ….
• Be specific when you have to say NO and give a time-limit reason or refer to a
rule so that your NO is linked to a clear reason e.g. When you are 6 you 
can…  the rule is our family is… BUT be sure to stick to your rules!
• Be sure you have to say No before you do and then stick with your decision. 
• If you get in an argument try to use MAYBE …AND e.g. maybe you do want 
another sweet and it is almost tea time. This is less confrontational than 
Maybe – but and is more final. 
• Use "Broken Record" – just keep repeating what you have said to help you 
stay firm to your decision. 
• Praise and reward children for accepting what you say, for being reasonable 
and for behaving well. 
• Stay in control, speak calmly and if you think you are going to shout or lose 
your temper sit down – it is very hard to be so cross when you are the same 
height as the child – it is much easier when you tower over them. 
• Pick battles you can win and avoid making any threats you can't keep. 
• Try to ask your child to do things in a way that assumes he will and then 
move away to give him a chance to comply. Hovering increases the chance 
that your child will try to defy you. 
• Always reassure children that you love them - you just do not love their
behaviour at the moment!

By Denise Thornton
taken from Tumbletots

BURGER KING SIKAYET 2

RESMEN 20.11 DE VERDIGIMIZ SİPARİŞİMİZ İÇİN  21.24 DE GELİP BUYRUN DEDİLER!!
300 METRELIK MESAFE:)))
TAMAM COK YOGUNLAR DA BU YOGUNLUK DEĞİL, MÜŞTERİYE AYIP..
"BIZ SIPARISIMI IPTAL ETTIK" DEDIK.
"AA KUSURA BAKMAYIN BEN DIREK DUKKANDAN GELIYORUM D A IPTALDEN HABERIM YOKTU"
DEDI BURGER KING ELEMANI.
HIC BURGER KING!'E YAKISTIRAMDIM. ESIM COK ISTEDIGIMI BILDIGINDEN GIDELIM YIYELIM ALAYIM GELEYIM VS. DEDI AMA INAT ETTIM İŞTE. BANA SAYGI GOSTERMEYENE PARAMI VERMEM. NİYE BU KADAR ICERLEDIN DIYENLERE ISE OLAY MUSTERI MEMNUNIYETI TUM SIRKETLERIN PESINDEN KOSTUGU BIRSEY, DEV OLUNCA BU DEGISMEMELI DEGIL MI?

FAST FOOD MU? BURGER KING !! FASTIR FASTIR ORDAN!!

AZÖNCE BURGER KINGIN INTERNET SITESINDEN ALT TARAFI 1 MENU SİPARİŞ VERDİK. EVİMİZİN 300 METRE ÖTESİNDEKİ YAHYAKAPTAN ARASTA PARK AVM BURGER KING 50 DK.DA HALA SİPARİŞMİZİ GETİRMEDİĞİNDEB VE20 DK DA BIR HER ARADIĞIMIZDA "YOLDA" DEDIKLERINDEN SİPARİŞMİZİ İPTAL ETTIK.
BILENLER BILIR COK KINCIYIMDIR, DAHA DOGRUSU BANA YAPILANLAR AKLIMDA KALIR, BIR DAHA BURADAN KESINLIKLE BIRSEY ALMAACAĞIZ.
GÖZÜNÜ SEVDİĞİMİN DOMİNOSU O 700 METRE OTEDE AMA EN AZINDAN 20 DK. DA EVDE OLUYORLAR!!
 
BIR DE ADI O :  FAST FOOD..PLEASE FASTER FASTER!! YADA 
 FASTIR FASTIR!!

Blogumu Bugün Bölüyorum.. BBB = 3B

Bu blogları bir süre önce 1 blog altında toplamaya karar vermiştim. Ancak EKC üzerinden yazılarim devam edior. Tüm yazıları aynı blogta yayınlaryınca konseptim oldukça karıştı. EKC  u sadece aile,bebek,çocuk yazılarına ayırmaya karar verdim,daha kişisel olaylar konular orada yer alacak.



Daire blogumda ise gezi aktivite,emlak,ev,fikirler gibi daha sosyal konuları paylaşmayı düşünüyorum. Dolayısıyla bu blog tekrar aktive olacak. Hatta ilk yazımı bugün yazdım. Pazar Gezi Fikirleri - Yakın Yerler



Industrial blogumda ise, iş fikirleri, iş hayatı,pazar, destekler, AB gibi işsel konular yer alıyor..



Böylelikle mail yoluyla kolayca gönderdiğim postlarımla, her konuda bir KAOS a dönen EKC hafifleyecek.
   NOT: Bebek ürünleri ile yerli Türk hediyelerinin satışa çıktığı diğer iki bloğumu da altyapı tamamlanması bitince paylaşacağım.



Bugün düzen günü oldu ama bu 3 bloga bölünme işini ben çok sevdim...

Industrial Mom : http://www.industrialmom.blogspot.com/
Dairemiz: http://www.dairemiz.blogspot.com/
EKC: http://www.esumom.blogspot.com/



İyi seyirler..



Esra

13 Mayıs 2011 Cuma

Evlerde ateş ile yangın güvenliği ve alınacak önlemler

Evlerde meydana gelen yangınlar, çocuklarla ilgili yanık vakalarının en önemli sebeplerindendir.

Bebekler ve küçük çocuklar, büyük çocuklara göre daha fazla risk altındadırlar. Çünkü daha çabuk panik olup heyecana kapılabilir ve kaçacağına, dolap veya yatağın altına saklanarak kurtulabileceğini düşünürler.

Evlerde meydana gelen yangınların en önemli sebepleri;
1. Hatalı elektrik kablolaması, elektrik kontağı
2. Isıtıcılar
3. Ocak
4. Şömine
5. Sönmemiş sigara, kibrit, çakmak
6. Ateşle oynayan çocuklar

Evlerde yangın 5 dakikadan az sürede evin tümünü kaplayabilir. Evlerdeki eşyalar daha doğal malzemelerden daha çabuk yanan sentetik malzemelere dönüştükçe yangın daha kısa sürede yayılır ve öldürücü zehirli gaz çıkarır. Bunun için yangın anında ne yapacağınızı önceden planlayın. Özellikle bebeğiniz varsa yangın sırasındaki güvenlik önlemlerinin alınması daha da önem kazanır.

Yangın – Haşlanmaları Önlemek için Alınacak Önlemler:
1. Yılda en az bir kez tüm aile beraber yangın çıkış planı için pratik yapmalıdır. (Evden yangından çıkarken yere çömelip kapıya veya pencereye dizleri ve elleri üzerinde sürünmeyi öğretilmesi gerektiğini biliyor musunuz?)
2. Yetişkinler çocuğa çıkış yolunu göstermeli, küçük bebek ve yetişkin çocuğu yangın anında nasıl taşıyacağını önceden pratik yapmalıdır.  Yangın anında ellerin serbest kalıp kapıları açabilmesi için bebeğin odasında bebeği taşıyabileceğiniz bir taşıyıcı bulundurun.
3. Yangın sonrasında dışarıda nerede konusunda öncesinde pratik yapılmalıdır. Yangın sonrası ev dışında buluşulabilecek iyi aydınlatılmış, güvenli bir buluşma noktası belirlenmelidir. Sokak lambası önü gibi.
4. Çakmak, kibrit, yanmış sigaraları ve kül tablalarını bebeğinizin ulaşamayacağı şekilde kaldırılmalıdır. Yatak ve çevresinde sigara içilmediğinden emin olun.
5. Elektrik kesilmelerine karşı mum yerine fener bulundurulmalıdır.
6. Soyulmuş, yıpranmış kabloları yenisiyle değiştirilmelidir.
7. Şömineniz varsa, alev ve ateşin dışarı çıkmasını önlemek için koruyucu panel kullanılmalı, şöminenin bacasının temizliği de düzenli olarak yaptırılmalıdır.
8. Eskiyen, kırılan elektrik prizleri değiştirilmeli, prizler ve uzatma kablolarına kaldırabileceği kadar voltaj kullanılmadır.
9. Evde mümkün olduğunca benzin, gaz yağı vb. tutuşabilecek sıvıları bulundurmayın. Eğer bulunduruluyorsa sıkıca kilitli kapaklı şişelerde saklayıp, üzerine “yanıcı” diye uyarı işareti yazılmalı ve ısıtıcılardan uzak bir yerde tutulmalıdır.
10. Duman alarmlarını uygun bir şekilde evinize yerleştirin. (Tavsiye edilen yerler girişteki tavan, yatak odasının dışındaki koridora, her katın tavanına, tavan arasına ve bodrum katına yerleştirebilirsiniz. Eğer yatak odalarının kapısını kapatıyorsanız her yatak odasının içine bir adet alarm konulmalıdır. Alarmların çalıştığını periyodik aralıklarla-her ay test düğmesine basarak kontrol edin. Pilleri yılda bir kez değiştirin ve uzun ömürlü lityum pil kullanın.
11. Yangında gaz algılaması için karbonmonoksit alarmı alın. Karbonmonoksit (CO) ,renksiz, kokusuz bir gaz olup özellikle şofben, ocak, gazlı fırın veya ocaktan çıkan gazın düşük seviyesi bile çocuklar için öldürücüdür. Karbonmonoksit alarmı gaz tehlikeli seviyeye geldiğinde uyarıcıdır. Gazlı ocak, fırın, gaz kaynağının bulunduğu mekanlara da birer tane koyun. Pille devreye giren modeller tercih edilmelidir. Pillerin yılda bir kez değiştirilmesi ayda bir kez de alarmların test edilmesi gerekmektedir.
12. Karbonmonoksit zehirlenmesinde nefes almakta zorluk, zihin karışıklığı, baş dönmesi, yorgunluk ve mide bulantısı gibi belirtiler gösterdiğinde acilen doktora başvurunuz.
13. Eğer karbonmonoksit alarmınız çalarsa durdurma düğmesine basın, patlamaya neden olabileceğinden, elektrik düğmelerini kullanmayın,  pencereleri açıp mekanı havalandırın ve acildoğalgaz ihbar telefonu 187’yi arayın. Doğalgaz görevlileri gelene kadar açık pencereden uzaklaşmayın.
14. Detektörlerin nasıl test edileceğini, ne şekilde alarma vereceğini ve nasıl kullanılacağı evdeki tüm kişilere öğretilmelidir.
15. Yangın detektörlerin, havalandırma, ısıtma, soğutma elemanlarının yakınında olmayan tavana monte edilmelidir. 
16. Yangın söndürücüleri A-B-C tipi –evlerdeki bir çok yangın tipini söndürecek şekilde(ahşap, kağıt, plastik, gaz, benzin vb. yanıcı sıvılar ile elektrik kaynaklı yangınlara karşı) olanlardan seçilmeli,  her katta bir adet olacak şekilde ayrıca mutfak, garaj ve ısıtıcıların olduğu mekanlarda da olacak şekilde bulundurulmalıdır.
17. Yangın söndürücüyü ne zaman ve nasıl kullanacağınızı öğrenin.
18. Yangın söndürücünüzü üzerindeki son kullanım tarihinden önce tekrar doldurtun ve 10 yıla bir tümüyle değiştirin.
19. Bebeğinizin giysilerinin kolay alev almayan cinsten olanlar tercih edilmelidir.
20. Portatif ısıtıcıların güvenli yerde bulunduğundan emin olun. Isıtıcıların perde, mobilya ve tutuşabilecek her türlü eşyadan en az 100 cm. uzakta olduğundan emin olun. Isıtıcıları çalışır halde gözetimsiz bırakılmamalıdır. Isıtıcıların devrilip düştüğünde otomatik olarak kapanan modellerini tercih edin.
21. Şalter kutusunun yerini ve sigortanın nasıl kapatılması gerektiğini evdeki herkes biliyor mu?
22. Çocuğun musluk suyundan haşlanmaması için su sıcaklık ayarının 49 dereceden düşük olması gerektiğini biliyor musunuz?
23. Sıcak kahve fincanlarını çocuğun ulaşamayacağı şekilde tutuyor musunuz?
24. Bebeğin biberonlarının mikrodalga fırında ısıtılmaması gerektiğini biliyor musunuz?
25. Perde, mobilya, halı gibi eşyaları; çabuk tutuşan, sentetik olmayan malzemelerden mi seçiyorsunuz?
26. Yemek pişirilirken, çocuğunuzun ocağın çevresinde- yakınında olmadığından emin olun. Ocaktan tencere ve tavanın sapından çekip düşürmesini, ocağa ulaşmasını önlemek için ocak bariyeri kullanın.
27. Ocağın çevresinde yakınında havlu, tencere tutamağı, perde vb. tutuşabilecek eşyaların olmadığından emin olun.
28. Çocuğun sıcak fırının camına ulaşıp yanmasını önlemek için fırın önü koruyucu bariyeri kullanın, fırının kapağını açmaması için fırın kilidi kullanın.
29. Musluktan akan sıcak sudan çocuğun yanmaması için mümkünse sıcak su seviyesini düşük seviyede(49 derecede) sabitleyin, batarya koruyucusu kullanın.
30. Tüm radyatör peteklerinin, borularını da kapsayacak şekilde koruyucu ile kapatılmış olduğundan emin olun.
31. Çocuğunuzla birlikte itfaiyeyi ziyaret edin ve nasıl çalıştığını öğretin.
32. Çocuğunuza temel ilkyardım bilgisini öğretin.
33. Evden en kısa zamanda dışarı çıkılmalı eğer çıkılamıyorsa, itfaiye gelene kadar penceresi olan bir odada kapısı kapatılıp, altındaki açıklıkta ıslak bez, battaniye vb. ile kapatılıp beklenmelidir. Kapı asla kilitlenmemelidir. Pencere ancak havasız kalındığında açılıp, hemen kapatılmalıdır. Havalandırmak odayı daha dumanlı hale getirebilir.
34. Yangın sonrasında merdivenleri kullanın. Asla asansörü kullanmayın. Asansör yangın katında durabilir veya katlar arasında kalabilir.
35. Şalter kutusunun yerini ve kapatılması öğrenilmelidir.

Yangın Sırasında Yapılacaklar;
1. 110 numaralı yangın ihbar numarasını arayın.
2. Ne büyüklükte bir yangın olursa olsun kişiler evi en kısa zamanda terk etmelidirler.
3. Kesinlikle yanan eve geri dönülmemelidir.
4. Yangın tüpünü, yangın en fazla bir çöp kovası büyüklüğünde ise kullanın ve kullanmadan önce evdeki herkesin dışarıya çıktığından emin olun.
5. Yangın söndürücünün kullanımı; Sırtınızı çıkışa doğru verecek şekilde gerektiğinde kaçabilecek şekilde tutun. Tüpün pimini çekin alev kaynağına 150 cm uzaktan ve yangının çıkış kaynağına doğru tutup soldan sağa doğru püskürtün.
6. Elektrik yangınları asla suyla söndürülmeye çalışılmamalıdır.
7. Çocuğunuzu yangın durumunda itfaiyeyi arayıp,  isim ve adres bildirmesini öğretin.
8. Çocuğunuzu elbiselerinin yanıp tutuşması durumunda koşmadan durup-yere yatıp- dönmesini ve bu arada da yüzün alevden korumasını öğretin.  
9. Çocuğunuza yangın sırasında sizin onu rahat bulabilmeniz için dolaba veya yatağın altı gibi yerlere saklanmamasını öğretin.
10. Tava-tenceredeki kızgın yağın tutuşması durumunda üzerine kapak kapatıp, oksijeni kesin ve ocağın altını kapatın. Ayın şekilde fırının içinin yanması durumunda kapağı kapatın ve fırının düğmesinden kapatın
11. Elektrik şalteri kapatılmalıdır.

Arzu Birinci/ Çocuk ve Yaşlı Güvenlik Uzmanı – Y. İç Mimar/ ParkZon

http://www.wired.com/video/fire-test-living-room/9467912001

http://www.youtube.com/watch?v=fsaLCdC3iWw&feature=related

AB'ye ihracat yapan firmalar için 1 Haziran kritik gün

AB'ye ihracat yapan firmalar için 1 Haziran kritik gün

Toplam ihracatının % 40'ına yakınını Avrupa Birliği'ne yapan Türkiye'de, 1 Haziran 2011 tarihi AB'ye eşya ihracatı yapan firmalar açısından büyük önem taşıyor. Kimyasalların Kaydı, Değerlendirilmesi ve İznini düzenleyen REACH Tüzüğü'ne göre Türk firmaların ihraç ürünlerindeki Yüksek Önem Arzeden Maddeleri (SVHC), bu tarihe kadar Avrupa Kimyasallar Ajansı'na bildirmeleri şart. Bildirim yapmayan firmalar AB'deki müşterilerini kaybetme riski ile karşı karşıya kalacak.

Avrupa Birliği'ne ihracat yapan firmaları büyük bir tehlike bekliyor. Üstelik sektör farkı gözetmeden. Eğer, Avrupa Birliği ülkelerine ihraç ettiği ürünlerde REACH Tüzüğü kapsamında açıklanan Yüksek Önem Arz Eden Madde (SVHC) varsa, eşya içindeki bu maddelerin içerik bilgisini en geç 1 Haziran 2011 tarihine kadar AB'deki müşterilerine ya da Tek Temsilcilerine ileterek Avrupa Kimyasallar Ajansı'na bildirim yapmaları gerekiyor.

Avrupa Birliği, insan sağlığı ve çevrenin korunması amacıyla her türlü kimyasalın kayıt altına alınmasını öngören ve kısa adı REACH (Registration, Evaluation and Authorisation of Chemicals / Kimyasalların Kaydı, Değerlendirilmesi ve İzni) olan tüzüğü 1 Haziran 2007 yılında yürürlüğe koymuştu. REACH özellikle kimya sektörü ihracatını yakından ilgilendiriyor. Ancak süreç işledikçe, olayın sadece kimya ihracatı ile sınırlı kalmayacağı, kimyanın girdi olarak kullanıldığı tüm sektörleri yakından ilgilendirdiği daha iyi anlaşıldı. Şimdi ihracatçının önünde yeni bir kritik tarih var: 1 Haziran 2011. Eğer Avrupa Birliği ve Norveç, Lihtenştayn, İzlanda ülkelerine ihraç ettiğiniz ürünlerin içinde ağırlıkça %0,1'den fazla Yüksek Önem Arz Eden Madde (SVHC) varsa ve yılda 1 tonu geçiyorsa, bu bilgilerin Avrupa Kimyasallar Ajansı'na bildirilmesi zorunlu. Üstelik bu zorunluluk ihraç edilen eşyalar kadar, herhangi bir ürünün ambalajını da kapsıyor. Bildirimler, AB'deki ithalatçı firma ya da AB dışı ülkelerin atayacakları Tek Temsilciler üzerinden yapılabilecek.

Avrupa Birliği, Türkiye'nin ihracatında kilit öneme sahip. Türkiye'nin toplam ihracatının %40'ına yakın bir kısmı Avrupa Birliği'ne gerçekleştiriliyor. Avrupa Kimyasallar Ajansı'na yapılacak olan bildirim, AB'ye ihraç ettiğimiz plastik, mobilya, tekstil, elektrik-elektronik, inşaat gibi akla gelebilecek pek çok ürünü ilgilendiriyor. Ütü masasından musluğa, tekstil ürünlerinden ayakkabıya, televizyon ya da elektronik eşyalardan plastik mutfak kaplarına kadar yüzlerce "eşya”nın içinde SVHC olarak nitelenen maddelerden bulunabilir. Üstelik şu an 46 kimyasal madde bulunan SVHC Listesi sürekli olarak güncelleniyor. Listeye kimyasallar eklendikçe en geç 6 ay içerisinde Ajans'a bildirim yapılması gerekiyor.

Avrupa Birliği'ne yapılan ihracatın sekteye uğramaması için, firmaların ilk olarak ihraç ettikleri eşyaların içinde SVHC Listesi'ndeki maddelerden olup olmadığını kontrol etmesi gerekiyor. Eşya içeriğindeki SVHC Listesi'nde yer alan madde ağırlıkça %0,1 den fazlaysa, mutlaka AB'deki müşterilerin bilgilendirilmesi gerekiyor. Bu maddelerin miktarının yıllık 1 tonu geçmesi durumunda ise Avrupa Kimyasallar Ajansı'na bildirim yapılmalı.

AB'deki ithalatçılara söz konusu bildirimi yapmamaları halinde ceza uygulanacak. AB'deki ithalatçıya kesilen bu ceza aslında Türk ihracatçısına kesilecek çünkü AB'deki ithalatçı, kendisine sattığı ürün içeriğinde SVHC Listesi'nde yer alan madde olduğuna dair bilgi vermeyen firma ile ticari ilişkisini kesebilecek. Türkiye'nin AB'ye yaptığı ihracatta sorun yaşanmaması için en geç 1 Haziran 2011'e kadar ihracatçılarımızın gerekli bildirimleri yapması büyük önem taşıyor. İMMİB REACH ve CLP Yardım Masası, ihracatçı firmalara yardımcı olmak amacıyla REACH Tüzüğü ile ilgili olarak http://reach.immib.org.tr/web/ sitesini hizmete sokmuştu. Güncel bilgilerin paylaşıldığı site aracılığıyla, 2008 yılından bugüne kadar 5 bin 400 firma yetkilisine ulaşıldı. SVHC Bildirimi konusunda da web sitesinin yanı sıra Yardım Masası'nın 0212 454 09 19 ve 0212 454 06 28 no'lu telefonlarını arayarak daha detaylı bilgi almak mümkün.

REACH nedir ?

REACH Tüzüğü (Registration, Evaluation and Authorisation of Chemicals/ Kimyasalların Kaydı, Değerlendirilmesi ve İzni) 1 Haziran 2007'de yürürlüğe girmiştir. Söz konusu tüzüğe göre, AB ülkelerinde faaliyet gösteren ve yılda 1 tondan fazla kimyasal madde üreten veya ithal eden firmaların söz konusu kimyasal maddeleri AB örgütlenmesi içerinde yeralan Avrupa Kimyasallar Ajansı yönetimindeki merkezi bir veri tabanına kaydettirmesi zorunlu. REACH Tüzüğü'nde kayıt yükümlülüğü, ürünün madde, müstahzar ve eşya olarak değerlendirilmesine bağlı olarak değişiyor.

Türkiye'nin AB'ye üyelik süreci ve kimya sektörü ihracatımızın yarısına yakın bir kısmının AB ülkelerine yapıldığı göz önüne alındığında, REACH Tüzüğü, Türkiye kimya sektörünü ve kimyasal maddenin girdi olarak kullanıldığı tüm sektörleri yakından ilgilendiriyor. AB pazarını kaybetmek istemeyen üretici ve/veya ihracatçı firmaların REACH Tüzüğü kapsamında kayıt yükümlülüğünün yanı sıra İzin ve Kısıtlama süreçlerindeki gelişmeleri takip etmesi ve tüm yükümlülükleri yerine getirmesi oldukça önemli.

Kaynak: Euractiv

12 Mayıs 2011 Perşembe

Just Go to Sleep, Can't you?

There is nothing worse for a tired parent than a child who won't go to sleep or
keeps waking up during the night. Most parents can cope with one or two nights
with little or broken sleep but after that tempers fray and the situation gets more
tense. It is helpful to know that sleep problems are very common during the first
few years of a child's life. The problems can be failure to go to sleep, refusal to
sleep in the child's own bed, waking up in the middle of the night, nightmares,
sleepwalking and even night terrors. 
Children vary according to how much sleep they need and how long they take to
fall asleep. Some children wake very easily and resettle quickly, others wake and
stay awake for the rest of the night, spending the next day being tired and grumpy. 
As a parent, it is important to develop good sleep habits at an early age and the
good news is that most sleep problems can be sorted out quite easily. The most
helpful thing you can do to begin with is to work out exactly what the problem is
and then ask, try the suggestions below. Make sure you write down the answers
to the questions below so you can look back at them after you have tried out
some of the suggestions. It is also easier to see patterns and links when the
information is written down. If things don't improve after a few weeks, seek help
from your GP who can refer you onto a specialist. 

What is happening? 
1 Where does your child go to sleep and continue sleeping e.g. starts off in their
bed and ends up in yours!
2 How much sleep does she usually get each night?  Record a week at least to 
see what the pattern is. Note what time she goes to sleep and what time she 
wakes and how long for. 
3 What time does she go to bed and how long is it before she 
goes to sleep? 
4 Does the child have a bedtime routine, if so what is it? 
5 Does your child have a night time cuddle to help her to 
fall asleep or does she listen to a tape? 
6 What time do you go to bed? - note this on the same 
sheet as the child's sleeping and waking patterns as 
there is often a link.
7 Can the child go back to sleep herself or does she need 
you to tuck her in etc.?
8 What time does she wake in the morning, do you wake her or 
does she wake herself? 
9 Is she still tired in the mornings, does she flag at lunchtime etc? Does she still 
sleep in the day? 
10 Are there any particular stresses at home or at nursery/school? 
Once you can see what is happening and have the information written down it is
much easier to work out what to do and to decide if the changes you make are
successful. 

Establishing good sleep habits
As children get older they tend to need less sleep and they usually sleep for
longer. However, each child is different but it certainly helps if you can:-
• Stay calm and keep your child calm, particularly if they wake up in the night. 
Don't talk to her or turn the light on if you can help it. Just settle her back into 
bed as quickly as you can. 
•  Have a quiet winding down session
before bed. In most families this is
bath time or story time. Try not to play
active games with your child
just before bedtime and it is often
best to avoid TV or videos late at night. 
•  Try to have a consistent routine no matter where you are so that if you are 
staying with friends or away on holiday the routine can go with you i.e. a snack,
a bath, story and sleep…
• Many children are reassured by having a favourite 
bedtime toy, particularly if they wake up in the night. 
• If your child does wake up, avoid reading stories or 
playing as children are good at waking themselves up 
for treats like this. 
• If your child wakes check the temperature in the room, 
leave a drink out in a beaker that will not spill if it is 
knocked over, check that they are not feverish etc. 
• Don't let children sleep as much during the day if they 
are waking at night.
• Encourage your child to learn how to relax and settle 
herself to sleep. Rocking children to sleep can make 
them dependent on you for a long time to come if it 
becomes a feature of their regular bedtime routine. 
• Don't race into your child as soon as they wake unless they are really 
distressed. Give her a few moments to try to settle herself. You need to 
encourage your child to turn over and fall asleep on their own. 
• Most toddlers and pre-schoolers need about 10 to 12 hours sleep. If your child
is having less than that on a consistent basis and seems tired during the day 
you should seek some advice from your GP or Health Visitor. 
As children get older they tend to need less sleep

Coping with nightmares
Most children have nightmares, usually about scary monsters and other
frightening things. Often children will seem anxious, fearful, breath rapidly and
even sob hysterically. It is important to reassure your child that this is just a dream
and not real, to give them a cuddle and settle them back in bed with something
to cuddle. Be calm, listen to them if they need to tell you about the nightmare but
try not to ask them about it. 
Most nightmares happen in the early hours of the morning when parents are in a
deep sleep. Try to stay calm and reassuring, even if you feel very irritated as
getting cross with a child is only likely to keep them awake for longer. Often
children will have more nightmares if there is something stressful happening at
home, school or nursery.

Does you child talk in their sleep? 
Most children talk in their sleep sometime but some children talk very frequently,
particularly if they are disturbed when in a deep sleep. Usually the child will talk
for just a few seconds then go back to sleep again. Often what they say does not
make sense and their voice can sound quite different, almost as though they are
talking in a monotone voice. 
Keeping sleepwalkers safe
Sleepwalking is quite common for children aged 5 to 12 years of age. In fact
almost 15% of children that age will sleep walk at some time. Interestingly more
boys sleep walk than girls, though no one understands why this is. The most
common time for a child to sleep walk is usually 2 or 3 hours after they have
gone to sleep. Fortunately, that means that most parents are still awake. You can
be re-assured that children rarely sleep walk later than this in their sleep cycle.
However, it is important to make sure that you minimise his chance of hurting
himself so don't leave things on the stairs etc. 

Night Terrors 
These can be very frightening for children and parents as the child usually sits up,
opens their eyes, screams loudly and thrashes about. Your child might breath
rapidly, his heart may be racing and you may not be able to comfort him for
sometime. Night terrors have been known to last for up to an hour by which time
most parents are getting very worried. Fortunately, night terrors only affect 1-5%
of children and usually happen about 1 to 3 hours after falling asleep so usually
parents are still awake. Most children outgrow these terrors without needing any
help. If they continue for a long time, you should seek advice.

David Hunt
Managing Director, 

(taken from Tumbletots magazine.

Çalışan Anne

Yaşamın yükü bir yana hem anne hem çalışan olmak kadınları en çok zorlayan konulardan biri… Birçok sorumluluğu aynı anda yerine getirmek durumunda kalan çalışan anneler, en çok tükenmişlik sendromuyla karşı karşıya… İşte uzmanlardan işi ve çocuğu birlikte büyütme taktikleri…

Geçen hafta sonu anneler günüydü… Birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de kariyer sahibi annelerin gözünden bugüne bakmak istedik. Tablo pek de iç açıcı görünmüyor. Çünkü ‘çocuk da yaparım kariyer de’ diyebilmek şarkı söylemek kadar kolay değil maalesef. En çok da çocukların bu durumdan olumsuz etkilendiği düşüncesi sorun yaratıyor. Bir kreşte “anne ne demektir” sorusuna çalışan anneye sahip bir çocuğun ‘annem gitmek demektir’ yanıtını vermesi durumu iyi özetliyor. Kimi aile bütçesine katkıda bulunmak kimi de yaşam standartlarını yükseltmek, mesleğini icra etmek, iş ve sosyal hayatta da yer edinmek amacıyla daha bilinen anlatımıyla ‘ekonomik anlamda özgür olmak için’ çalışıyor… Hangi amaçla olursa olsun çalışmak, anne olan kadınlar için birçok zorluğu barındırıyor içinde… Özellikle kadının evli ve çocuk sahibi olduğu durumlarda sıkıntının arttığını söyleyen Anadolu Sağlık Merkezi Uzman Psikoloğu Sevil Usanmaz, geleneksel aile yapısının hem kırsal hem de kentsel alanlarda hala devam ediyor olmasının zorlukların en başında geldiğini belirtiyor. Evdeki işlerin ve çocuğun sorumluluklarının kadınlara yüklenmesi, kadın çalışıyor olsa bile hem kültürel hem de sosyal olarak bu beklentinin devam ettirilmesi aşılamayan bir duvar. Bütün bunların yanı sıra iş ortamının zorlukları, iş stresi, uzun çalışma saatleri, trafikte geçirilen zaman ve eve geldikten sonra dinlenmeye fırsat bulamamanın da kadınlar için yıpranma ve yorgunluk süreçlerini artırdığını söylüyor Usanmaz.

Tükenmişlik sendromu yaşıyorlar

Anne olan çalışan kadın ev ve iş arasında koştururken bir süre sonra tükenmişlik sendromu yaşamaya başlıyor. Çalışan annenin hem iş hem de evdeki beklentilerle baş etmeye çalışması yorgunluk yaratırken, çevresi için huzursuz ve öfkeli bir insana dönüşmesine de neden oluyor. İşi bırakmakla çalışmaya devam etmek arasında hep kararsız kaldığını, bu durumun da suçluluk duygusu yarattığını vurguluyor Psikolog Sevil Usanmaz. Peki, bu duygular çalışan annenin psikolojisini nasıl etkiliyor? Tükenmişlik ve suçluluğun olumsuz duygular olduğunu söyleyen Uslanmaz, bunların mutsuzluk, sıkıntı gibi diğer olumsuz duyguları da beraberinde getirdiğini anlatıyor. Bu durum da beklenildiği gibi performans kaygısı, iş veriminde düşüklüğe, dikkat ve konsantrasyon eksikliğine, ekip arkadaşlarıyla sorunlara neden oluyor. Öte yandan evde de eşiyle iletişim sorunları ve ilişkinin bozulması da gündeme gelebiliyor. Tüm bunlar kadının sağlıklı, güvene dayalı bir anneçocuk ilişkisi kuramamasına neden olabiliyor.

Anneleri çalışan çocuklar daha başarılı

Çalışan anne olmak birçok zorluğu beraberinde getirirken araştırmalar bu durumun çocuklar üzerinde olumlu etkileri de olduğunu gösteriyor. Araştırmalara göre çalışan annelerin çocuklarının okul başarıları ve sosyal gelişimleri, çalışmayan annelerin çocuklarına göre daha önde. Uslanmaz bu durumu şöyle açıklıyor: “Çocuklar, bebeklikten itibaren annenin duygularını hisseder. Çocuğu etkileyen, annenin yaklaşımı, kurduğu ilişki biçimi ve duygu durumu, suçluluk duygusunun olup olmadığıdır. Annenin çocuğuyla kurduğu güvenli, sakin ancak sınır koyan tutumu; çocuğun gelişiminde, sosyalleşmesinde, okul başarısında önemlidir. Annenin çalışması, çocuğun kendi benliğini algılamasında da önemli bir etkiye sahip.” Annesi çalışan çocukların, “büyüyünce ne olacaksın?” sorusuna daha net yanıtlar verdikleri, kendilerine hemen her konuda hedefler koyabildikleri, dışa dönük ve öğrenmeye hevesli olduklarının gözlemlendiğini söyleyen Uslanmaz, bu çocukların ergenlik dönemlerinde annelerini daha yetenekli, becerikli hissettiklerini, meslek seçimlerinde onları örnek aldıklarını anlatıyor.

Hayatınızı kolaylaştıran tüyolar…

İşinize, çalışma saatlerine, çevresel ve ekonomik koşullara göre, oturacağınız evi seçin. Ev işe veya ailelerden birine yakın olursa zamandan kazanırsınız.

Çalışan kadın, evlendikten kısa süre sonra çocuk sahibi olduğunda, karmaşa yaşayabilir, olumsuz etkilenebilir. Bu nedenle çocuk doğurmak için yeterli sürenin geçtiğinden emin olun. Evlendikten bir veya iki yıl sonra çocuk sahibi olursanız evliliğe alışmış olursunuz.

İşle ilgili kariyer hedefleriniz varsa, öncelikler konusunda karar verin, zaman belirleyin. Kariyer, terfi ne zaman olacak, çocuk sahibi ne zaman olabilirsiniz?

Doğum sonrası için izinlerinizin sürelerini iyi belirleyin. Doğum sonrası izni, ücretli ve ücretsiz izinleriniz, süt izni ne kadar gibi konularda bilgi alın.

İşe başladığınızda, çocuk için kimin ya da kimlerin yardımcı olacağını planlayın.

Çocuğunuz doğduğu andan itibaren yavaşça bir düzen ve sınır koyun. Yeme, uyuma, oyun vb. yardım edenlerin buna uymasına özen gösterin.

İşten eve geldiğinizde önce çocuğunuzla birlikte olun, çocuğun anneyle uzun zamana değil, kısa süreli nitelikli birlikte olmaya, sevgi dolu, kucaklayan, paylaşan, konuşan, anlatan anneye ihtiyacı vardır.

Çocuğunuz büyüdükçe, işinizi ona anlatın, olumlu duygularınızı paylaşın.

Maddi ödüller ve pahalı hediyelerden uzak durun, unutmayın çocuklar çok hızlı öğrenir.

İş, çalışma ve genel olarak hayatı algılamanız olumsuz ise olumlu taraflarını görmeye, bakış açınızı değiştirmeye çalışın, gerekiyorsa yardım alın.

Zaman yönetimini öğrenmeye gayret gösterin. Aynı zamanda iki-üç şey yapabilirsiniz.

Bazen sevdiğiniz şeyler için eşinizle birlikte program yapın, birbirinize kısa süre de olsa zaman ayırın.

Sağlığınıza, kişisel bakımınıza özen gösterin.

İşinizde plan ve program yapmak tükenmişliği önler. Not tutun, gereksiz olanları çıkarın, arkadaşlarınızla işbirliği yapın, bilgilerinizi gözden geçirin, yenileyin.

Dünya ve ülke olaylarından haberdar olmaya gayret edin.

Mola zamanları, motivasyon çalışmaları gibi işinizin sağladığı olanakları mutlaka kullanın.

Kaynak: İş’te İnsan

9 Mayıs 2011 Pazartesi

Chicco Baby Walker DJ

My experience and comments on Chicco Dj Walker is here written by me:
Nice site isn't it?

http://www.squidoo.com/chicco-dj-baby-walker

http://i1.squidoocdn.com/resize/squidoo_images/-1/lens17844835_1302684213djwalker.12094207_std.jpg

Yarın e ticaret günü...

Yarın izinliyim hayattan.
Istanbul'a e-ticarete gidiyorum.
Şşşş gizli!
:)
isteyenlere ayrıntılı bilgi vereceğim.
Bir geçsin yorumlar var.

4 Mayıs 2011 Çarşamba

Ocos

Canım oglum maasallah su anda burada uyuyor. Bu linkte onun kahkahaları vs. vardı. Ne kadar güzel..
Bebeğimle son dönemde okadar az gorusuyoruz ki.. İşlerim cok yogunlaştı haftasonu dolu, hafta içi gecikiyorum.
ama anneler gününü çok güzel geçirdik..

Burada hıdırellez nedeniyle I. Roman Uluslararası Roman Şenliği düzenlendi. Anneler gününde de ananemiz dedemiz ve ben ve Öcos buraya gittik. Seka Park'ta açık havada mis gibi gezdik. Otlarda oynadık. Uçurtma gördük. Öcos cok sevdi ona ilk fırsatta bir tane alacağım. Hatta 21 mayıs İTÜ günnde olabilri bu dediğim gidebilirsek.
Aynı gün Sakarya Bİlsem'in Doğa eğiimi de var, bir de işten bir elemanımın nikahı..
Neyse Hıdırellez şenliklerinde ocos yuksek davul seslerinde mayıştı kaldı omzuma yattı. Bitanem onu çok sveiyorum.
Harikaydı.. Daha ne güzel Günle göreceğiz.
Merak edenler için babamıza bugüne özel (doğumgunu icin) Formula 1 bileti ayarlamıştım, ne yazık ki aynı güne denk geldi, Istanbul ark taydı..:)))

2 Mayıs 2011 Pazartesi

MANNER

Behave Today!
 
Taken from Simply Montessori Blog.
 
Just Join today.
 
Act normal, kind, polite,normal as human..
 
Lova,
 
Esra

BE YOU OWN BOSS

BE YOU OWN BOSS
BE ENTERPRENEUR, EARN MONEY

Labels

bebek (40) bakıcı (8) bakıcı devir işlemleri (8) doğum (8) işe başlamak (7) bebeğim (6) doğumgünü (6) işe dönmek (6) anne özlemi (5) girişimcilik (5) annelik (4) baby (4) bebek oyunları (4) emzirme (4) hamilelik (4) işbaşı (4) montessori (4) orff (4) çalışma (4) çocuk (4) Chicco Polly (3) annemi istiyorum (3) aşk (3) beklemek (3) children (3) doğum izni (3) evde kalmak (3) for mom (3) girişim (3) izmit (3) mutluluk (3) zeka (3) ömer (3) 15 ay (2) 6 ay (2) Formula 1 (2) aile (2) aktivite (2) alerji (2) araba (2) astim (2) bayram (2) bebek hareketleri (2) bebekle tatil (2) bilim (2) blog (2) cocuk (2) destek (2) deterjan (2) doğum sonrası (2) evde başbaşa (2) evlilik (2) hayat (2) hikaye (2) iş sanat (2) kendime dair (2) kids (2) küçük insan (2) okul (2) oyun oynama (2) parti (2) pazar (2) pick up (2) reasons to have children (2) sabun (2) son gün (2) turkey (2) yatak (2) yenge (2) yeni haberler (2) yetenek (2) İŞ (2) 0-3 years (1) 12 ay (1) 1215 (1) 17 Şubat (1) 2010 (1) 27 eylül (1) 7 ay (1) 9 ay (1) ADD (1) AFS (1) BRANDMAIL (1) Bulent Madi (1) CIA (1) DEGISIMI (1) DOĞAL MAKYAJ (1) Ferrari (1) Fila Motion 9 (1) H1N1 (1) IRAZ (1) KULTUR (1) LOVE (1) NUDE (1) OGRENCI (1) PUPA (1) TURK (1) Türkiye'de (1) VAKFI (1) Yaş otuz (1) affet (1) agaç (1) all star (1) alternatif eğitim (1) altı aylık (1) anaokulu (1) anksiyete (1) arada kalmak (1) arasta (1) arkadaş (1) astım (1) atölye (1) avusturya lise (1) ayrılma fobisi (1) ayrılma ile başa çıkma (1) ayrılma kaygısı (1) aşı (1) babycenter (1) başarmak (1) bebek ayakkabı (1) bebek bezi (1) bebek odası (1) bebek sahibi olmak (1) bebekle yurtdışı (1) bebeğimi bırakmak (1) bebiş (1) bekarlık (1) beklediğim an (1) belgesel (1) berbat sipariş (1) bezi (1) birthday (1) blogspot (1) bronsit (1) burak büyükdemir (1) burger king (1) business plan (1) buğday (1) canlı yayın (1) canım (1) censor (1) chicken (1) coach (1) converse (1) darıca (1) deneyim (1) dernek (1) devam (1) devrim (1) değer (1) değiştirme (1) diaper (1) dikkat bozukluğu (1) discipline (1) diş buğdayı (1) diş hediği (1) dj (1) dogumgunu (1) doktorum (1) domuz giribi (1) doruk (1) doğa dostu (1) doğum günü (1) dönüm noktası (1) düzen (1) e-ticaret (1) e-tohum (1) edirne (1) education (1) egitim (1) emerek uyuma (1) enerji (1) enterpreneur (1) eskişehir (1) esra (1) esumom (1) evlendik (1) evlenmek (1) ezel (1) eğitim dostları (1) fabrika (1) feng shui (1) firsat (1) geldi (1) geliştirici (1) geliştirme (1) gezi (1) giden (1) girls (1) gitme vakti (1) gitmek (1) gizem (1) global warming (1) goethe (1) goran bregovic (1) grow (1) grubu (1) hafta hafta (1) haftasonu (1) hafıza (1) haklari (1) hammaddeler.com (1) hanımın (1) hasta (1) hastalık (1) hayat hikayem (1) hayvanat bahçesi (1) hayır (1) hedef (1) hedik (1) hediye (1) herşey (1) heyecan (1) hiperaktif (1) hiperaktivite (1) his (1) hobi bahçesi (1) home office (1) hıdırellez (1) icat (1) indu (1) ipek (1) israil (1) istemek (1) istemiyorum (1) italya (1) iş planı (1) kader (1) kadin (1) kahvaltı (1) kahve (1) kalem (1) kalorifer (1) kangoo (1) karada (1) karanfil (1) keskin (1) konser (1) konu (1) kosgeb (1) kostum sitesi (1) krep (1) kurban (1) küresel ısınma (1) kütahya (1) kıpırtı (1) kış (1) lamba (1) lastik (1) life (1) like (1) lisans (1) lohusa (1) lohusalık (1) mama sandalyesi (1) marmaray (1) merkez (1) merkezi (1) midpoint (1) milano (1) mimar (1) mucize (1) mumpreneur (1) mühendis (1) mümkün mü? (1) müzik (1) nefes (1) nikah (1) ninni (1) nişan (1) norveç (1) nurturia (1) ocos (1) oncesi (1) onur erol (1) open blog (1) oyun (1) oğlum (1) paktuna (1) park (1) pasaport (1) pedagoji (1) peer gynt (1) piano (1) picasaweb (1) plan (1) plus syn (1) polymer (1) premature (1) psychology (1) put down (1) ralli (1) referandum (1) reform (1) robinson (1) rocker (1) sabiha (1) sabunagaci (1) sabunagacı (1) salıncak (1) sanayi (1) sapanca (1) sayi (1) schulwerk (1) science (1) science at home (1) secret (1) seminer (1) seyahat (1) sigara (1) sir (1) site (1) soapnut (1) soguk (1) sonbahar (1) sosyal medya manyağı (1) squidoo (1) stumble (1) sultanlık (1) sunnet (1) sürüş (1) tahta (1) temizlik (1) ticaret (1) tips (1) toddler (1) toros (1) tracy hogg (1) tumbletots (1) tuzlu (1) twinkle (1) uyku (1) van (1) vinç (1) vücut (1) waldorf (1) walker (1) yahyakaptan (1) yanar (1) yapmak (1) yaprak (1) yaratıcı (1) yaratıcılığın gelişmesi (1) yardım (1) yarı doğumdünü (1) yarı yaşgünü (1) yatır kaldır (1) yeni yıl (1) yer yatağı (1) yoğurt (1) yurtdışı (1) yüksek lisans (1) yıldönümü (1) yıldız (1) zaman (1) zeynep (1) ÜZE (1) çarşaf (1) çiftliği (1) çin astrolojisi (1) çin falı (1) çocuk program (1) çocuk sahibi olmak (1) çocuklar (1) çocuğu (1) çocuğuma dokunma (1) öksüz (1) öss (1) özlemek (1) ülke (1) üretim (1) üstün (1) ıspanak (1) ısparta (1) ışık (1)

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı