|
13 Mayıs 2011 Cuma
AB'ye ihracat yapan firmalar için 1 Haziran kritik gün
12 Mayıs 2011 Perşembe
Just Go to Sleep, Can't you?
Çalışan Anne
Yaşamın yükü bir yana hem anne hem çalışan olmak kadınları en çok zorlayan konulardan biri… Birçok sorumluluğu aynı anda yerine getirmek durumunda kalan çalışan anneler, en çok tükenmişlik sendromuyla karşı karşıya… İşte uzmanlardan işi ve çocuğu birlikte büyütme taktikleri…
Geçen hafta sonu anneler günüydü… Birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de kariyer sahibi annelerin gözünden bugüne bakmak istedik. Tablo pek de iç açıcı görünmüyor. Çünkü ‘çocuk da yaparım kariyer de’ diyebilmek şarkı söylemek kadar kolay değil maalesef. En çok da çocukların bu durumdan olumsuz etkilendiği düşüncesi sorun yaratıyor. Bir kreşte “anne ne demektir” sorusuna çalışan anneye sahip bir çocuğun ‘annem gitmek demektir’ yanıtını vermesi durumu iyi özetliyor. Kimi aile bütçesine katkıda bulunmak kimi de yaşam standartlarını yükseltmek, mesleğini icra etmek, iş ve sosyal hayatta da yer edinmek amacıyla daha bilinen anlatımıyla ‘ekonomik anlamda özgür olmak için’ çalışıyor… Hangi amaçla olursa olsun çalışmak, anne olan kadınlar için birçok zorluğu barındırıyor içinde… Özellikle kadının evli ve çocuk sahibi olduğu durumlarda sıkıntının arttığını söyleyen Anadolu Sağlık Merkezi Uzman Psikoloğu Sevil Usanmaz, geleneksel aile yapısının hem kırsal hem de kentsel alanlarda hala devam ediyor olmasının zorlukların en başında geldiğini belirtiyor. Evdeki işlerin ve çocuğun sorumluluklarının kadınlara yüklenmesi, kadın çalışıyor olsa bile hem kültürel hem de sosyal olarak bu beklentinin devam ettirilmesi aşılamayan bir duvar. Bütün bunların yanı sıra iş ortamının zorlukları, iş stresi, uzun çalışma saatleri, trafikte geçirilen zaman ve eve geldikten sonra dinlenmeye fırsat bulamamanın da kadınlar için yıpranma ve yorgunluk süreçlerini artırdığını söylüyor Usanmaz.
Tükenmişlik sendromu yaşıyorlar
Anne olan çalışan kadın ev ve iş arasında koştururken bir süre sonra tükenmişlik sendromu yaşamaya başlıyor. Çalışan annenin hem iş hem de evdeki beklentilerle baş etmeye çalışması yorgunluk yaratırken, çevresi için huzursuz ve öfkeli bir insana dönüşmesine de neden oluyor. İşi bırakmakla çalışmaya devam etmek arasında hep kararsız kaldığını, bu durumun da suçluluk duygusu yarattığını vurguluyor Psikolog Sevil Usanmaz. Peki, bu duygular çalışan annenin psikolojisini nasıl etkiliyor? Tükenmişlik ve suçluluğun olumsuz duygular olduğunu söyleyen Uslanmaz, bunların mutsuzluk, sıkıntı gibi diğer olumsuz duyguları da beraberinde getirdiğini anlatıyor. Bu durum da beklenildiği gibi performans kaygısı, iş veriminde düşüklüğe, dikkat ve konsantrasyon eksikliğine, ekip arkadaşlarıyla sorunlara neden oluyor. Öte yandan evde de eşiyle iletişim sorunları ve ilişkinin bozulması da gündeme gelebiliyor. Tüm bunlar kadının sağlıklı, güvene dayalı bir anneçocuk ilişkisi kuramamasına neden olabiliyor.
Anneleri çalışan çocuklar daha başarılı
Çalışan anne olmak birçok zorluğu beraberinde getirirken araştırmalar bu durumun çocuklar üzerinde olumlu etkileri de olduğunu gösteriyor. Araştırmalara göre çalışan annelerin çocuklarının okul başarıları ve sosyal gelişimleri, çalışmayan annelerin çocuklarına göre daha önde. Uslanmaz bu durumu şöyle açıklıyor: “Çocuklar, bebeklikten itibaren annenin duygularını hisseder. Çocuğu etkileyen, annenin yaklaşımı, kurduğu ilişki biçimi ve duygu durumu, suçluluk duygusunun olup olmadığıdır. Annenin çocuğuyla kurduğu güvenli, sakin ancak sınır koyan tutumu; çocuğun gelişiminde, sosyalleşmesinde, okul başarısında önemlidir. Annenin çalışması, çocuğun kendi benliğini algılamasında da önemli bir etkiye sahip.” Annesi çalışan çocukların, “büyüyünce ne olacaksın?” sorusuna daha net yanıtlar verdikleri, kendilerine hemen her konuda hedefler koyabildikleri, dışa dönük ve öğrenmeye hevesli olduklarının gözlemlendiğini söyleyen Uslanmaz, bu çocukların ergenlik dönemlerinde annelerini daha yetenekli, becerikli hissettiklerini, meslek seçimlerinde onları örnek aldıklarını anlatıyor.
Hayatınızı kolaylaştıran tüyolar…
İşinize, çalışma saatlerine, çevresel ve ekonomik koşullara göre, oturacağınız evi seçin. Ev işe veya ailelerden birine yakın olursa zamandan kazanırsınız.
Çalışan kadın, evlendikten kısa süre sonra çocuk sahibi olduğunda, karmaşa yaşayabilir, olumsuz etkilenebilir. Bu nedenle çocuk doğurmak için yeterli sürenin geçtiğinden emin olun. Evlendikten bir veya iki yıl sonra çocuk sahibi olursanız evliliğe alışmış olursunuz.
İşle ilgili kariyer hedefleriniz varsa, öncelikler konusunda karar verin, zaman belirleyin. Kariyer, terfi ne zaman olacak, çocuk sahibi ne zaman olabilirsiniz?
Doğum sonrası için izinlerinizin sürelerini iyi belirleyin. Doğum sonrası izni, ücretli ve ücretsiz izinleriniz, süt izni ne kadar gibi konularda bilgi alın.
İşe başladığınızda, çocuk için kimin ya da kimlerin yardımcı olacağını planlayın.
Çocuğunuz doğduğu andan itibaren yavaşça bir düzen ve sınır koyun. Yeme, uyuma, oyun vb. yardım edenlerin buna uymasına özen gösterin.
İşten eve geldiğinizde önce çocuğunuzla birlikte olun, çocuğun anneyle uzun zamana değil, kısa süreli nitelikli birlikte olmaya, sevgi dolu, kucaklayan, paylaşan, konuşan, anlatan anneye ihtiyacı vardır.
Çocuğunuz büyüdükçe, işinizi ona anlatın, olumlu duygularınızı paylaşın.
Maddi ödüller ve pahalı hediyelerden uzak durun, unutmayın çocuklar çok hızlı öğrenir.
İş, çalışma ve genel olarak hayatı algılamanız olumsuz ise olumlu taraflarını görmeye, bakış açınızı değiştirmeye çalışın, gerekiyorsa yardım alın.
Zaman yönetimini öğrenmeye gayret gösterin. Aynı zamanda iki-üç şey yapabilirsiniz.
Bazen sevdiğiniz şeyler için eşinizle birlikte program yapın, birbirinize kısa süre de olsa zaman ayırın.
Sağlığınıza, kişisel bakımınıza özen gösterin.
İşinizde plan ve program yapmak tükenmişliği önler. Not tutun, gereksiz olanları çıkarın, arkadaşlarınızla işbirliği yapın, bilgilerinizi gözden geçirin, yenileyin.
Dünya ve ülke olaylarından haberdar olmaya gayret edin.
Mola zamanları, motivasyon çalışmaları gibi işinizin sağladığı olanakları mutlaka kullanın.
Kaynak: İş’te İnsan
9 Mayıs 2011 Pazartesi
Chicco Baby Walker DJ
Nice site isn't it?
http://www.squidoo.com/chicco-dj-baby-walker
http://i1.squidoocdn.com/resize/squidoo_images/-1/lens17844835_1302684213djwalker.12094207_std.jpg
Yarın e ticaret günü...
4 Mayıs 2011 Çarşamba
Ocos
Bebeğimle son dönemde okadar az gorusuyoruz ki.. İşlerim cok yogunlaştı haftasonu dolu, hafta içi gecikiyorum.
ama anneler gününü çok güzel geçirdik..
Burada hıdırellez nedeniyle I. Roman Uluslararası Roman Şenliği düzenlendi. Anneler gününde de ananemiz dedemiz ve ben ve Öcos buraya gittik. Seka Park'ta açık havada mis gibi gezdik. Otlarda oynadık. Uçurtma gördük. Öcos cok sevdi ona ilk fırsatta bir tane alacağım. Hatta 21 mayıs İTÜ günnde olabilri bu dediğim gidebilirsek.
Aynı gün Sakarya Bİlsem'in Doğa eğiimi de var, bir de işten bir elemanımın nikahı..
Neyse Hıdırellez şenliklerinde ocos yuksek davul seslerinde mayıştı kaldı omzuma yattı. Bitanem onu çok sveiyorum.
Harikaydı.. Daha ne güzel Günle göreceğiz.
Merak edenler için babamıza bugüne özel (doğumgunu icin) Formula 1 bileti ayarlamıştım, ne yazık ki aynı güne denk geldi, Istanbul ark taydı..:)))
2 Mayıs 2011 Pazartesi
MANNER
30 Nisan 2011 Cumartesi
Yeni Pasaport
Şimdi yeni pasaport heyecanı sardı beni..Haydi hayırlısı!!
29 Nisan 2011 Cuma
Kocaeli Izmit civarında bir iş için
Eczacilik, Tip, Veterinerlik mezunu yada Biyolog ortak arıyorum..
İlgilenenler lütfen: amfibiotik@gmail.com adresimden bana ulaşsınlar.
Esra K. C.
27 Nisan 2011 Çarşamba
Global Blog Dili Nasıl olmalı?
I want My posts to be read easily by both domestic and foreign readers. So I tried to write some of my writings in English. I didn't enjoy it very much, inside, however.
Many blogs I follow are in English, foreign-source blogs. Interesting topics there. I would like to share. Regardless of language.
What is your advice? How are you managing/doing?
26 Nisan 2011 Salı
To be a part of ART ?..EBRU Marbling
22 Nisan 2011 Cuma
Squidoo da nedir?
http://www.squidoo.com/chicco-dj-baby-walker
5 minutes for myself before I start the hurrying day!
21 Nisan 2011 Perşembe
Life..Happiness..
19 Nisan 2011 Salı
İş Planı Nasıl Hazırlanır? Neleri İçerir?
| İş planı hazırlarken, okuyucunuzun kimler olduğunu bilmek çok önemli. Eğer sermaye arayışı amacıyla hazırlamakta iseniz, firmanın karlılık potansiyeline, borç arayışı amacıyla hazırlamakta iseniz, yine karlılık potansiyeline ama aynı zamanda nakit akışına da detaylı yer vermelisiniz. Eğer dahili kullanım amaçlı, kendi iş akışınızı takip etmek amacıyla yazıyorsanız, şirketin ve sektörün detaylı bilgilerine girmeden diğer bölümlere daha fazla vakit ayırmalısınız. Genelde, hep olumlu ve umut vadeden konulardan bahsederken, riskler ve tehditler pek işlenmez. Ancak gerçekçi ve dürüst imajınızı ve planınızın güvenilirliğini zedelememek için mutlaka bu konulara da değinmelisiniz. Stratejiler, iş planınızın ana hatlarıdır. Sektörü, pazarı, hedef kitlenizi ve rakiplerinizi iyi inceleyin. Her birinin zayıf ve kuvvetli yönlerini araştırın. Bu bilgiler, stratejinizi hazırlarken temel taşları oluşturur. Yaratıcı düşünme becerinize güvenin. Niş (özel) pazarlar, farklı pazarlama-satış metodları, ürün çeşitlemeleri yaratmaya çalışın. ‘İş planı’nın alt başlıklarını yedi ana maddede incelemek mümkün;
İş planınız yabancı yatırımcılara yönelik hazırlanan bir raporsa, ayrı bir bölümde Türkiye’nin politik ve ekonomik durumu, yabancı yatırımcıların yasal statüleri ve haklarını içeren bilgilerin de işlenmesi gerek. Giriş: İş planınızın diğer sayfalarının ne kadar merakla okunacağını belirleyecek bu önemli bölüm ilk izlenimi bırakacağınız için özenle hazırlanmalı. Bu sayfalarda okuyucu kapak sayfanızda şirketinizin kimliği ile ilgili ana bilgileri alacak, özet sayfasında konuya ilgisi uyanacak ve ikna olacak, içindekiler kısmında da ne kadar iyi organize ettiğiniz hakkında bir yoruma varır. O nedenle profesyonelliğinizin ilk izlenimlerini bu bölümde bırakacaksınız. Kapak Sayfası: Bir kapak sayfası ne kadar önemli olabilir diye düşünebilirsiniz. Ancak kimi zaman şirketlerin telefon numaralarını dahi koymayı atladıklarına tanık olmak mümkün. Kapak sayfasının amacı, okuyucuya ne ile ilgili bir konu okuyacağına ve yazara nasıl ulaşacağına dair bilgiler verir. İyi hazırlanmış bir kapak sayfası;
içermeli. Özet Sayfası: Özet sayfası iyi yazılmamış ve ikna edici değilse ilk ve son okunan sayfa olabilir. Özet sayfası işin içeriğini, amacını, finansal ihtiyaçlarını, mevcut durumunu, vizyonunu, kaynaklarını yansıtan, bir veya iki sayfayı geçmeyen okuyucu ile ilk temasınızdır. O nedenle, raporunuzun ilk bölümlerinden biri olmasına rağmen, en son bütün raporu tamamladıktan, kafanızda herşeyi oturttuktan sonra yazmanızı önerdiğimiz bölümdür. Raporun içinden önemli bulduğunuz cümleleri ayıklayarak bu bölümü böylelikle daha rahat hazırlayabilirsiniz. Önerimiz, tamamladıktan sonra etrafınızda işi bilen ve bilmeyen birkaç güvendiğiniz kişiye okutmanız ve açıklığınız, ifade gücünüz ve sunumunuzla ilgili yorumları değerlendirmenizdir. İşin tanımını, amacını, mevcut durumunu, piyasadaki yeri, vizyonunuzu, hedeflerinizi, finansal durumunuzu ve ihtiyaçlarınızı, kaynaklarınızı, başarılarınızı kapsadığına emin olun. Eğer var ise piyasa ile ilgili güvenilir, resmi kaynaklardan alınmış istatiksel rakamlar, piyasa araştırmaları sonuçları ile belirttiğiniz konuları destekleyin. Bu bölümü mümkün olduğunca kısa, öz, okunaklı ve ilginç kılın. İçindekiler: Bu bölüm okuyucuya hangi konuları hangi sırayla ele aldığınız konusunda bilgi verecek, ilgilendiği konulara kolayca ulaşma imkanı tanıyacak, raporunuza organize bir imaj getirecektir. Raporunuzun bütün sayfalarının numaralı olmasına ve içindekiler bölümündeki konu başlıklarının da bu numaralarla sıralanmış olmasına dikkat ediniz. Kaynak: Navitas-NLP Eğitim Ve Danışmanlık Bu sayfadaki bilgiler Kobifinans adresinden alınmıştır. | ||
