31 Mart 2011 Perşembe
özlem (doruk'un annesine ) yorum
Bebek Bezindeki Gizem!!
Bundan böyle vakit buldukça, evde yapabileceğimiz küçük deneyleri
blogumda paylaşmayı istiyorum ki meslekten pratiğe birşeyler çıksın.
Bugün ilk başlayacağımız minik bebeklerimizle ilgili.
Bebek Bezindeki Gizem*
Eğer, hayatınızda bir kere olsun bebek bezi değiştirdiyseniz ki, okuyan anneler mutlaka değiştirmiştir, bebeğinizin cildinde bazen kalan küçük kristalleri de mutlaka farketmişsinizdir. Bu küçük kristaller, anti-toksik yani zararsız polimer parçacıkları olup bebeğin altında ve cildindeki fazla nemi kendi bünyesinde tutarak uzaklaştırmaya yararlar.
- Tek kullanımlık bebek bezi( herhangi bir marka)
- Ağzı fermuarlı torba
- Makas
- Su
- Gazete
- Tuz
- Kaşık
- Bir adet kullanılmamış(tercih edersiniz ki) bebek bezi alın. Gazete kağıdı üzerinde dikkatlice çizgilerinden kesin ve içindeki tüm pamuk çeşidi malzemeyi çıkarın. Hepsini resimdeki gibi bir fermuarlı poşete koyun.
- Gazete üzerine dökülmüş olabilecek tüm polimeri toplayıp, torbaya koyun. İçine biraz üfleyin, yastık gibi olunca torbanın fermuarını kapayın.
- Torbayı birkaç dakika sallayın, pamuk mazleme ve polimer birbirinden ayrılsın. Torbanın dibinde polimer parçacıkları birikecektir. Ne kadar az polimer içerdiğine şaşırdınız dimi?
- Dikkatlice pamukları torbadan çıkartın, aman dikkat polimerler de pamuklarla çıkmasın.
- Kalan polimeri bir plastik bardağa döküp, üzerini su ile doldurun. Katılaşmaya başlayıncaya kadar karıştırın.
- Su ve polimerden oluşan jele bakın, kabı ters çevirin bakın semsert! Kaptan çıkartın ve oynayın. Yemediğiniz ve sonrasında elinizi yıkadığınız sürece Zararsızdır.
- Jeli geri kaba koyun, parmaklarınızla ezin. Üzerine 1 çay kaşığı tuz ekleyin ve kaşıkla karıştırın. Bakın neler oluyor?! Tuz jelin su tutma kapasitesini düşürür. İşiniz bitince tuzlu suyu lavaboya boşaltın.
- Yeni bir bez alın ( bez masrafları bu deneylerle artacak gibi!!) ve yavaşça üzerine 1/4 bardak ılık suyu orta kısmından dökün ve tekrar dökün tekrar dökün, bakın aslında kapasitesi ne kadar da fazlaymış!!
Bebek bezindeki suyu absorplayan kimyasal aslında super absorbant da denilen polimer, Sodyum poliakrilattır. Bir polimer basit oalrak aynı moleküllerin tekrarlanmasından oluşan upuzun bir moleküldür. Monomerler zinciridir. Molekül deyince küçük birşey düşünmeyin, bazı polimerler milyonlarca monomerden oluşabilir.
Super-absorbant polimerler, su ile karşılaştıklarında çok büyük ölçeklerde genişleme yeteneğine sah
iptir. Burada su polimer molekülleri içinde kendine yer bulur. Şöyle de düşünebilriz, bu super absorbantlar
çoook büyük süngerler gibidir. Öyle ki kendi ağırlıklarının 800 katı madde absorplayanları bile vardır. Bu tamamen ıslak bir bebektir!
Bezin içinden çıkardığımız , pamuksu lifler ise polimeri dağıtan ve bebeğin yumuşak bir jel üstünde oturmasını engelleyen bir göreve sahiptir. Gördüğümüz üzere, bu kadar azıcık polimer bile çok fazla su tutma kapasitesine sahiptir ama onların da bir sınırı vardır. Yani Bir noktada bebeğinizi bezini mutlaka değiştirmelisiniz!!:)
HArika kullanımları yanında, super absorbant malzemeler sorun da olabilir. Nasıl ki açık havuzların hiçbiri bebek bezli bebekleri kabul etmezler. Çünkü aşırı dolan bezlerden sızan parçacıklar filtre sistemlerini tıkar. Aynı şekilde tuvaletlere atılması da yasaktır.
Çünkü büyük kanalizasyon problemlerine yol açabilir.
Ama yine bebek bezleri mutlu anne ve bebekler yaratmakta uzman malzemelerdir!
Ek Bilgi:
Denemeler için bir öneri! Birkaç bebek bezi markasını (değişik değişik) alıp polimerlerini çıkartıp ne kadar su absorpladığını bardak bardak deneyin. BAkalım hangisi fiyatına göre gerçekten daha iyiymiş?!
Böylelikle Fiyat- kalite dengesi testini evinizde kendiniz de yapmış kendi gözünüzle görmüş olacaksınız!
SELAMLAR
ESCOS!!
NOT: Bu makale aşağıdaki adresten çevirilmiştir, yorumlar bana ait!:)
30 Mart 2011 Çarşamba
BEN de MEMURUM! BEN DE DAHA FAZLA ÜCRETSİZ İZİN İSTİYORUM! Gözyaşına son!
27 Mart 2011 Pazar
BLOGUMA DOKUNMA!!!
23 Mart 2011 Çarşamba
Türkiye'de bir Çocuk Müzesi Kurabilirmiyiz?
How to make Creamy Soups without the Cream?
With today's focus on healthy eating, even soups have changed. Traditional cream soups derive their smooth texture from liberal amounts of milk or cream, thickened with flour or cornstarch. Now when we make soups that are creamy, chances are they contain no cream at all: They're likely thickened with purees made from starchy vegetables. One of our favorites is butternut squash soup. It's similar to hearty soups made of pumpkin, potato, sweet potato or parsnip, all vegetables that are low in water and high in starch and fiber. As these vegetables cook, their starchy contents absorb liquid and swell, adding natural thickening power to the soup. Making soups with such dense vegetables involves three basic steps, and each makes scientific sense. Step One: Begin by sautéing aromatic vegetables, such as onions, leeks, or garlic, in a small amount of butter or olive oil. While these ingredients aren't noticed in the finished soup, they do add to its underlying character. As they sauté, their cell walls soften, releasing their inherent flavors and aromas. The fat or oil used in sautéing carries not only their own (now mellowed) flavors but also the flavor of any spices you choose to add. Consider grated ginger and sautéed shallots with carrot soup, coriander with broccoli, and nutmeg with parsnips. For some real zest, curry powder adds definite pizzazz to squash soup. Step Two: Peel the vegetables (butternut squash peels easily) and cut the flesh into cubes. This step increases the surface area of the vegetable exposed to both heat and liquid, resulting in a shorter cooking time and a faster transference of flavors into the liquids. Now combine the sautéed onions or other aromatics with the cut vegetables and chicken or vegetable stock (or with squash try fresh apple juice). Use roughly 2 cups (500 ml) liquid to 4 cups (1 l) of chopped vegetables. If you are featuring just one vegetable and it isn't particularly starchy—broccoli, for instance—add a small, thinly sliced potato or a 1/2 cup (125 ml) of rice. You won't notice either in the finished soup, but each swells during cooking and works well as a thickener. Simmer gently until the vegetables are tender. Step Three: Puree the slightly cooled mixture in a blender. Or puree just half, leaving the remainder chunky. You might be surprised that a soup's "feel" as it rolls over your tongue strongly influences its appeal. Some people like smooth soups; others prefer a more substantial texture. The process of pureeing releases both starch and fibers, which thicken the soup. With starchy vegetables, pureeing breaks down cell walls so their starchy contents spill through the broth. In vegetables such as broccoli, the cellulose that once held the stalk stiff is now transformed into minute fibers, which also add to the thickness of the soup. Now that the vegetables have done their job, the final touches are up to you. A little freshly ground pepper? A touch of wine or sherry? A dollop of yogurt or crème fraîche? January is such a good month to practice on soups. Try thickening with purees, improvising with ingredients and seasonings, and experimenting with various textures. Then we encourage you toadd your wisdom, questions, and experiences to the Forum so we'll all benefit. À la soupe! Anne and Sue
| ||||
21 Mart 2011 Pazartesi
bloger kapandı mecburen wordpress'e gectim!
18 Mart 2011 Cuma
WORDPRESS'e Ben de Taşındım!!
17 Mart 2011 Perşembe
2 Mart 2011 Çarşamba
Çin'den italat mı, Franchising mi yoksa kendi işim mi?
26 Şubat 2011 Cumartesi
PARTI GEÇTİ!!
Çok hoştu..
İyi kii Doğdun tekrardan Ömercim!!
18 Şubat 2011 Cuma
işte..
15 Şubat 2011 Salı
Girişimcilik: Doğru İş Fikri
Doğru İş Fikri
Doğru iş fikrini bulmak aslında düşünüldüğü kadar zor değildir fakat girişiminizdeki en kritik noktadır. Doğru seçilmiş bir iş fikri girişiminizde başarıyı yakalamanın temelidir.
İş fikrinizi nasıl oluşturabilir siniz? Bu sorunun cevabı aşağıdaki ince ayrıntılarda saklıdır.
İlk uyarımız! Herkese uygun olacak ideal bir iş fikri yoktur. Sonuçta her insanın farklı kapasitesi ve yetenekleri vardır. Birisi mükemmel bilgisayar bilgisine sahipken, bir diğeri güçlü pazarlama yeteneği gösterebilir. Biri gereken sermayeyi koyup, bankalarla iyi ilişkiler kurabilirken, diğeri part-time olarak başlayıp, gerekli sermayeyi biriktirip tam zamanlı olarak işe başlamayı planlar.
Bu nedenle her iş fikri gerçekleşme aşamasında kişisel bir sorun haline gelir. Seçtiğiniz iş ne olursa olsun kişisel iş fikrinizi oluşturmanız gerekir.
Yeni bir buluş yapmanız gerekmez
Girişimcilik atılımınız her zaman tamamıyla yeni fikirlerden oluşmak zorunda değildir. Eğer Türk ve Avrupalı girişimcilere bakacak olursak yeni iş fikirleri özel ve az rastlanan bir durumdur. Her yeni yirmi girişimciden yalnızca biri tamamen yeni bir fikriyle iş hayatına girer. Yine taze iş fikirlerinin yarısı orijinalinin aynısı olarak ABD’den alındığı görülmektedir.
Başarılı iş fikirlerinden faydalanın
Şu ana kadar meşgul olmadığınız sektörlere bir bakın. Sebep: Diğer ülke ve sektörlerde kendi amacınıza uygun kullanabileceğiniz birçok başarılı iş fikirleri vardır. Bu tutum sizin işe başlarken riskinizi düşürür. Unutmayın: Franchising sistemi de bu kavram üzerine kuruludur fakat tek bir farkla: Şayet bir franchise fikri alırsanız bunun için telif hakkı ödemek zorundasınız.
Pazar boşluklarını arayın
Eğer bir kimse bir sektör hakkında çok şey biliyorsa, genellikle şu ana kadar kimsenin keşfetmemiş olduğu doymamış uygun pazar boşluklarını da bulabilir. Bazen bu vesile ile sadece sağlıklı bir beyin ya da kişisel tecrübe yeterlidir.
Eski iş fikirlerini yeni branşlarda gerçekleştirebilirsiniz
Eski kurulu işinizin değerini düşürmeyin. Her zaman duyacağınız prensip: “ Bunu her zaman bu yolla yaptık o yüzden gelecekte de aynı yolla yapacağız.” Tam olarak reformları kabul etmeyip, var olana değişiklikler getirmek sizin için büyük bir fırsattır. Zekice bir yaratıcılık ya da zekice bir pazarlama, eski ve çekici olmayan bir iş kavramını, yeni ve çekici bir iş fikrine dönüştürebilir. Ayrıca uzmanlaşma ile rakiplerinizden farklı bir konuma gelebilirsiniz.
Buluşları kullanın
Teknik geliştirmeler ve onların uygulamalarından doğabilecek akıcı bir iş fikri bulabilirsiniz. Çünkü bir buluş ağaç gövdesi gibidir, bir buluş piyasada tutulduğu taktirde ona ait birçok dal çıkacaktır. Sizde bu dallardan birini oluşturabilirsiniz.
Yeni eğilimleri takip edin
Pazarlar sürekli değişiyor. Eğer kişi yeni eğilimlerin, müşterilerin özelliklerinin ya da yeni yasal yapının durumunun farkına varabilirse ve iş fırsatlarının sonuçlarını kullanabilirse, yeni işinde başarılı olabilmek için iyi bir şans yakalamış demektir. İş fikirleri nasıl korunur? Hangi girişimci rakipsiz olarak zirvede duracak bir iş fikrinin hayalini kurmaz ki? Bu tür pazar fırsatları her zaman gelir, çünkü pazarlar sürekli değişir ve yeni pazarlar ortaya çıkar. Bu vesile ile yeni iş fırsatları, onları bir an önce kullanan zeki girişimciler tarafından yaratılıyor.
- İŞ FİKRİNİZİ TEST EDİN
Her girişimci için başlangıçtaki en büyük soru işareti “Benim iş fikrim uygulanabilir mi ve gerçek olarak bir şansım var mı?” sorusudur. Yeni işinizi resmen kurmadan önce bu sorunun cevabını kendiniz bulmalısınız. Şu bir gerçektir ki girişimci müşterilerini ve sermaye destekçilerini ve yanında çalışanları inandırmak için oldukça fazla motivasyona ve iyimserliğe ihtiyaç duyar. Fakat kör bir iyimserlik iş hayatında ölümcül bir tehlikedir. İyi bir hazırlık ve iş fikrinizi testten geçirmek genellikle başarı hikayesinin yarısı demektir.
İş Fikrinizi “İş Fikri Sorgulama Anketi” aracılığıyla test edin.
İş Fikri Sorgulama Anketi
Aşağıdaki soruları yanıtlamak size iş fikrinizi mantıklı bir şekilde değerlendirmenize yardımcı olacaktır.
- Arkadaşlarınızın ya da akrabalarınızın ürün/servis hakkındaki görüşleri nelerdir?
- Ürününüzden/servisinizden müşterinin avantajı ne olacak?
- Pazarda benzer ürünler var mı?
- Ürününüzün/servisinizin maliyetleri nedir?
- Ürününüzün/servisinizin hedef kitlesi kimlerdir?
- Ürününüzün/servisinizin satışları sırasında gerekli olan organizasyonnedir?
- Ürününüzü idare edilmesi/kullanması kolay mı?
- Ürününüzü üretmek için mevcut makina var mı?
- Ürün maliyetine yoğun işgücü maliyeti eklemek zorunlu mu?
- Aşılması gereken yasal veya idari engeller var mı?
- Hangi reklam yöntemi ile hedef kitlenize ulaşacaksınız?
- Ürününüzün üstüne bir ürün yelpazesi kurabilir misiniz?
- Ürününüz için yeterli sayıda yan üretici (tedarikçi) var mı?
- Rakipleriniz kimlerdir?
Uyarımız! İş fikrinizi tanımladıktan sonra sürdürülebilirliğini de göz önünde bulundurun.
Girişim riskinizi azaltarak iş fikrinizi başarılı bir faaliyete dönüştürmek için dikkat edilmesi gereken dört önemli faktör vardır:
Bilgi
İşinizi kurmadan önce mümkün olduğunca çok pazar araştırmaları, iş kavramları, kitaplar ve sektör raporları/dergiler okuyun. Gönüllülük veya çıraklık önerilebilir. Burada seçtiğiniz sektöre ilişkin pratik deneyim kazanabilirsiniz.
Planlama
Planınızı detaylı bir iş planına dönüştürün. Bu noktada eğitimlerimizden ve danışmanlarımızdan faydalanabilirsiniz.
Varsayım
Varsayım bir soru üzerinde düşünerek olasılıkları saptayabilmektir. ”Eğer …olursa, ne olur?” sorusunu her aşamada kendinize sormalısınız. Örnek olarak:
- Eğer beklenen müşterilerden yüzde sekseni üründen/servisten talep ederse, ne olur?
- Eğer müşteriler planlandığı gibi dört haftada değil de geciktirip altı haftada ödemeyi yaparlarsa, ne olur?
- Eğer işim öyle hızlı büyür de daha büyük iş kuruluşlarına ihtiyaç duyarsam, ne olur?
Test Etme
İş fikrinizin yapılabilirliğini zekice nasıl test edersiniz?
- Benzer bir ürün ya da servis alıp test edebilirsiniz,
- İşinizi ya da servisinizi diğerlerine gösterip fikirlerini alabilirsiniz,
- Potansiyel pazarı test etmek için küçük bir reklam yayınlatabilirsiniz,
- Anketler yapabilirsiniz,
- Bir prototip üretebilirsiniz,
Tavsiyemiz! Şu anki işinizden ayrılmayın ve yeni iş fikrinize ek bir iş gibi başlayın. Başta girişiminize yarı-zamanlı olarak başlamak, azaltılmış riskle girişimciliğe adım atmak demektir.
Girişimcilik kariyerine başlamada genellikle yarı-zamanlı olarak başlamak daha iyidir. Girişimci her zaman arkasındaki köprülerin tümünü yıkmamalıdır. Şu anki işinde kalarak iş fikrini test eden bir girişimci başlangıç için yeterli gelire sahiptir ve başarısızlık durumunda geri dönüş yapma şansına sahiptir. Kendi işinize yavaş bir geçiş, iş planınızı test etme ve geliştirme imkanı sağlar.
Unutmayın! Eğer şu anki işinizden çıkmadan kendi yarı-zamanlı işinize başlarsanız, ileride vergi dairesi ile sorun yaşamamak için bir muhasebeci ya da mali danışman ile temasa geçin.
Kaynak ABIGEM
11 Şubat 2011 Cuma
zamanı geliyor mu?..
Haftasonu nöbet verdi şefimiz..Yani artık ayda 1 tüm haftasonu haftaiçi gibi işteyim..Sağolsun
Başka birşey demiyorum, hamileyken de gelmiştim nöbete zaten.. Bu sefer de kessinler paramı dedim dinlemedi, ben yeni tatilden döndüm de şirkete alışamadım ya..
Bıktım bıktım ya.
O an geliyor.
8 Şubat 2011 Salı
Bebeklere Aktivite - Yaş - Yürümeye yeni başlamış çocuk :)
Uçtu Uçtu...
- 5 dakika
- İki yetişkin
Yöntem:
- Şimdi aynı şeyi arkaya doğru yürürken deneyin!
- Her adımda çocuğu tutup havaya kaldırıp havada etrafınızda döndürün!
- Çocuğunuz sizin ayaklarınızın üstüne basmış olarak ileri geri hareket edin..:)
Read more on FamilyEducation
para lazım! ne yapmak istediğimi buldum!
6 Şubat 2011 Pazar
International Franchise işleri bakıyorum ek iş olarak yaparım belki.. Yada hobi.. Bir de photoshop,coreldraw vs. öğrenesim geldi çok fena.. Terazi burcuyum ya sanata dalasım var:) İşyerinden blog ve forumlara girmeyi yasaklamışlar ben de eposta yoluyla yayınlıyorum yazılarımı artık..Haftaiçi o yüzden yorum yayınlamam vs mümkün olmuyor. Bir de eve binbir güçlükle koydurdugum kamerayı izleyemiyorum..Ama pazartesi ona bir çözüm bulucam..Tontiğim uyandı..Hadi görüşürüz!!


